Siyasetçilerin, medya mensuplarının ve akademisyenlerin, sokakta var olmadıkça gerçeği tespit edemeyeceğini her fırsatta söylerim.

Sokağa çıkmayan hiçbir siyasetçi halkın ne istediğini, derdinin ne olduğunu, gidişatın nasıl olduğunu asla anlayamaz.

İsterse her ay anket yaptırsın, isterse her gün gazeteleri okuyup, TV izlesin, isterse sosyal medyada saatlerce vakit geçirsin… tüm bunlar gerçeği tam olarak idrak etmesine yaramaz.

Sokağa ineceksiniz, toplu taşıma araçlarına bineceksiniz, esnafı, tüccarı, işçiyi, yolcuyu dinleyeceksiniz. Sonra bunların tamamını bir araya getirecek ve fotoğrafın bütününü göreceksiniz.

İşte o zaman milletin nabzını tutmuş olursunuz.

AKLA ZARAR ALIŞVERİŞ KILAVUZU

Sosyal medyanın insanı gerçeklikten kopardığını geçen Pazar günü yazdığımda çok sayıda mesaj aldım. Birçok insan bundan şikayetçi.

Yöneticilerinin, medyanın halkla kopuk olduğunu, dertlerini anlatamadıklarını, milletin sorunlarının odak noktasını kaçırdıklarını söylüyorlar.

Eğer milletin nabzını sokakta tutmazsanız, sonra akla zarar alışveriş kılavuzu yayınlar, alay eder gibi, “alışverişe tok gidin, çocuk götürmeyin” diye manşet atarsınız. Oysa millet alışverişte temel ihtiyaçlarını alırken gördüğü yüksek fiyatların acısını çekiyordur bu esnada.