Aslında hata, AK Parti’yi destekleyen medyanın. Kongrede Erdoğan’ın çok güçlü bir manifesto açıklayacağını söyleyip durdular. Doğal olarak herkes ülkede ve dünyada çok ses getiren manifesto açıklanmasını bekledi.

MANİFESTO BEKLENTİSİ OLUŞTURMAK HATAYDI

Ben de bu çok önemli manifestoyu kaçırmayayım diye yolda, arabada ve ofiste her dakika Erdoğan’ı dinledim.

Ama öyle büyük ses getirecek bir manifesto konuşması olmadı. Haklı olarak muhalefetin ilk eleştirdiği konulardan biri bu oldu.

Siyasal iletişimdeki klasik hataya düşülmüş oldu: Beklentiyi yüksek tutmak. Bunu da medyadaki arkadaşlarına borçlular.

19 YIL SONRA BİLE COŞKU YARATABİLİYOR

Kongrenin başında, salon ve salon dışındaki insanların coşkusu dikkate değerdi. 19 yıldır iktidarda olan bir parti ve lideri, hala böylesine büyük bir coşku yaratabiliyorsa takdiri hak ediyordur. Erdoğan’ın bu konudaki yeteneği Allah vergisi. Çalışarak elde edilemez.

Konuşmanın başlangıcında da her il için kurgulanmış bir cümleyle yaptığı anonsla Erdoğan’ın coşkusu da salonla eş değerdi. Sanırım yarım saatten fazla sadece bu illere hoş geldiniz deme kısmı sürdü. Cumhurbaşkanı enerjisinin büyük kısmını burada harcadı. Çünkü daha sonraki bölümlerde coşkuda bir düşüş görüldü.

KONUŞMADA YENİ OLAN NE VARDI?

Manifesto beklentisinden olsa gerek, yeni bir şey açıklanacağını beklediğimden, konuşma bitince aldığım notlara baktım ama yeni bir konu göremedim.

Yeni ve sivil Anayasa konusuna geniş yer ayırdı.

İstanbul Sözleşmesi'ne atıfla aileyi koruyacaklarına dair önemli vurguları oldu.

Ekonomik krize karşı, halktan yastık altındaki döviz ve altını yatırım araçlarına yönlendirmesini istedi.

Dış politikada dostları çoğaltacaklarını ifade etti.

Bu konu başlıklarının tamamı son bir hafta içinde çeşitli toplantılarda dile getirilmişti zaten.

Bu nedenle yeni bir şey göremedim metinde.

BAŞARILI MKYK LİSTESİ

50 kişilik MKYK, 75 kişiye çıkartılmasından dolayı, çok sayıda yeni isim gördük listede. Benim dikkatimi çeken birkaç şey oldu.

Mesela eski AK Partili isimlere çok yer vermiş Erdoğan. Yakından tanıdığım 11 isim vardı. Bunların bir kısmının zaman zaman AK Parti politikalarına hafif de olsa, kamuya açık biçimde eleştiri yaptığını görüyorduk (bu kişileri şimdi yazmayayım başlarına dert açmasın). Demek ki Erdoğan bu isimler daha fazla öteye savrulmasınlar diye yuvaya aldı.

İkincisi Kürt kökenli isimler de oldukça dikkat çekici. Şeyh Said ailesinin şu anki manevi lideri Muhammed Sıddık Fırat’ın oğlu Abdurrahim Fırat, Abdurrahman Kurt, Burhan Kayatürk, Orhan Miroğlu gibi isimler, Kürt kamuoyunda yakından bilinen önemli isimler. Bunların yer alması, bölge açısından doğru bir tercih olmuş.

Yine ülkücü ve milliyetçi camiada iyi tanınan isimler de listede yer almış. Önemli şairlerimizden Abdurrahim Karakoç’un oğlu Türk İslam Buğra bunların başında geliyor.

Bunun yanında Ermeni, Alevi kökenli isimler, bilim insanlarının da yer aldığı (eski Türkiye güzelini de unutmayalım), MKYK listesini şahsen başarılı buldum. Bir algı oluşturmak için iyi bir vitrin.

MYK NEDEN ÇOK AZ DEĞİŞTİ?

Eski MKYK listesinden 20 kişiyi çıkartıp yerine 45 kişiyi alan Erdoğan, MYK denen ve yönetici a takımını oluşturan listeye sadece iki yeni isim koydu. Doğrusu büyük bir değişim bekliyordum. Sadece Mustafa Şen ve Ömer İleri 45 kişilik yeni isimler arasından genel başkan yardımcısı olabildiler.

Geri kalanlar ya yer değiştirdi ya da aynı kaldılar. Şahsen bunu anlamış değilim. Parti teşkilatının da bu kadar az bir değişimde hayal kırıklığı yaşadığını duydum.

Özellikle yerel seçimlerde 10 belediye ve 9 puan kaybetmiş bir partide, sorumlu görülen bazı yönetici isimlerin pozisyonlarını korumasına teşkilat gibi ben de şaşırdım.

BAKANLIK SAYISI ARTACAK

Kabinede belki daha güçlü bir değişim olabilir. Cumhurbaşkanı, bazı bakanlıkları bölerek ve yeni bakanlıklar kurarak, kabinedeki isimleri çoğaltacak gibi gözüküyor. Bu aynı zamanda bakan yardımcılığı ve çok sayıda bürokratik kadronun atanması anlamına da geliyor.

İster eleştirin ister destekleyin, siyasete makam ve görevler, insanların partiden kopmasını ciddi biçimde engeller.

ASIL BELİRLEYİCİ OLAN NE?

Kadroların ve bakanlıkların değişimi bir süreliğine ilgiyi AK Parti üzerine çekse de, asıl belirleyici olan şey, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne dediği ve ne yaptığı olacaktır her zaman.

Yine 2023 seçimlerine partiyi bu kadrolar taşıyacak gözükse de, lokomotif olan Erdoğan’ın politikaları, hamleleri ve söylemi asıl çekici güç olacaktır.

Kongre konuşmasında anladığım bir konu da şudur: Erdoğan erken seçim yerine yeni, sivil Anayasa’yı halk oylamasına sunarak, güven tazelemek ve muhalefeti sahada test etmek istiyor. Bunu da 2022 yılının başında yapmayı planlıyor. Böylece erken seçim tartışmalarını da bitirmiş olacak.

Son olarak 7. Olağan Büyük Kongre’nin yapılmasıyla AK Parti’de kongre dönemi bitmiş oldu. Korona tedbirlerine uyulmamasından dolayı eleştiriler de biter artık.

Sağlık Bakanımız rahat nefes alabilir!

  • Abone ol