• 11.05.2021 07:00

Kanal İstanbul ile ilgili benim de aklımda bin türlü soru işareti var.

Çevresel etkileri konusunda korkuyorum.

Devlet garantisi ile yapılırsa vergilerimiz müteahhitlerin cebine mi akar diye endişeleniyorum.

İstanbul’un nüfusunu artırarak şehri daha yaşanılmaz kılar mı diye kaygılanıyorum.

Aynı miktarda yatırım uzun vadeli istihdam yaratacak başka projelerde kullanılsa daha iyi olmaz mı diye düşünüyorum.

Yani ikna olmuş değilim...

Muhalefetin eleştiri-itiraz hakkı kullanmasını da doğal buluyorum.

Fakat, bütün bunlara rağmen CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun son açıklamasını büyük bir şaşkınlıkla karşıladım.

“Kanal İstanbul ihalesine girecek ülkeye mesafe koyacağız, paralarını ödemeyeceğiz; bizden bir banka kredi verirse günü geldiğinde o da görür” demiş.

Yani projeye finansman sağlayacak iç ve dış kuruluşları açık açık tehdit etmiş.

Burada mesele Kanal İstanbul falan değil yerli ve yabancı yatırımcı gözünde ülkenin itibarı ve güvenirliliği meselesidir.

Eğer ki siz yabancı yatırımcılara belli bir proje için “İktidara gelirsek paranızı ödemeyeceğiz” derseniz, o ülkeye yatırım yapmayı düşünen tüm yabancıların zihninde tüm projeler için kocaman bir şüphe oluşturursunuz.

Diğer ülkelere “Türkiyeli siyasetçilere güven olmaz” dedirtirsiniz.

“Bizden bir banka kredi verirse günü geldiğinde o da görür” cümlesi ise daha vahim.

Halkın bir bölümünün Kanal İstanbul’u istemiyor olması başkadır, meşru bir biçimde yapılan hükümet projesine legal bir şekilde finansman sağlayacak yerli bankayı tehdit etmek bambaşka...

“Kanal İstanbul’u istemiyoruz” diyebilirsiniz...

Demokratik yollarla protesto edebilirsiniz...

Bilimsel verileri ortaya koyabilirsiniz.

Halk da sizin gibi düşünüyorsa sandıkta iktidara gerekli cevabı verir zaten.

Ama yatırımcıyı açıkça tehdit etmek nasıl bir mantığa dayanıyor hakikaten anlam veremiyorum...

Ayrıca bu üslup Cumhur İttifakı tabanını proje etrafında konsolide eder, muhalefeti doğrudan haksız duruma düşürür.

Sert muhalefet ile etkili muhalefet arasındaki farkı anlatmamıza gerek yok sanırım?