• 30.08.2018 00:00

 ABD’nin, PKK ve YPG’nin kontrolündeki Ayn el-Arab ve Haseke’de elektronik radar sistemi kurduğuna yönelik haber ve görüntüler 1990’ların başındaki Irak’ı hatırlattı. ABD, Birinci Körfez Harekatı’yla Irak’ın kuzeyini koruma altına alarak bugünkü “Kürt devleti”nin temellerini atmıştı. Washington’ın aynı modeli -neredeyse bire bir aynısını- Suriye’nin kuzeyi için de hayata geçirmeye çalışması yeniden o günleri hatırlattı.

ABD’nin PKK/PYD bölgesine kurduğu radar sisteminin hedefinde öncelikle Türkiye var. Bu gerçeği sanırım artık kimse inkar edemez. Esed rejimi sanıldığından daha az tehlike arz ediyor ABD için. Suriye’nin kuzeyiyle ilgili bütün planlar Esed rejimini değil, Ankara’yı hedef alarak yapılıyor.

Elektronik radar sistemi, ABD’nin Türkiye’yi hedef alan diğer pek çok hazırlığının sadece bir parçası. Fırat’ın doğusunda onlarca ABD üssü ve eğitim kampı zaten var. Bu üslerde PKK/YPG Türkiye’ye karşı askeri olarak hazırlanıyor. ABD sınırımızda bir terör ordusu kuruyor. PKK’ya binlerce TIR dolusu silah ve mühimmat akmaya devam ediyor.

Şu gerçeği unutmayalım; Suriye’nin kuzeyinde akla gelebilecek her hareketin hedefinde sadece ve sadece Türkiye var. İran’mış, Rusya’ymış, Esed’miş… Bunlara aldanmayalım; ABD veya koalisyona üye diğer devletlerin ve terör örgütünün Suriye’nin kuzeyindeki varlığının tek gerekçesi Türkiye’dir, başka bir ülke değil.

Türkiye’ye karşı güney sınırlarında devam eden büyük bir askeri hazırlık ve kuşatma harekatı yürümektedir. Ankara’nın bu kuşatmaya karşı Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatıyla ortaya koyduğu savunmacı tedbirlere karşı ABD, bu kez bölgeyi Türk uçuşlarına tümden kapatmaya hazırlanıyor. Türkiye, Fırat’ın batısını da, doğusunu da terörden temizleyeceğini açıklayınca, bu yönde askeri bir kararlılık sergileyince -Sincar’da terör örgütünü hava operasyonuyla vurunca – ABD, PKK/YPG’yi şemsiyesi altına alacak daha ileri sayılacak bu adımı attı. Fırat’ın doğusuna “elektronik radar” sistemi kurarak, ivedilikle Türkiye’yi bu bölgeden uzak tutmaya çalışacaklar.

1990’larda Irak’ın kuzeyinde kurdukları uçuşa yasak bölgede bugünkü Barzani devleti filizlendi. Bir 10 yıl sonra da güney sınırlarımızda başka bir devletçik daha türeyecek! Türkiye’yi ekonomik saldırılarla yıpratıp, korkutup “İkinci İsrail”e rıza göstermeye, boyun eğmeye zorluyorlar. Fırat’ın batısında ve doğusunda terör devletine rıza göstermek demek Türkiye’nin kendi bir kısım toprağından da vazgeçmesi anlamına gelir ki, herkes bu tehdidin farkında. Artık Ankara’yı ne kandırmak mümkün ne de korkutarak yola getirmek, teslim almak mümkün.

Türkiye ne Fırat’ın doğusunda ne batısında bir devletçiğe müsaade edebilir. Buna ABD’ye rağmen bile olsa kimse göz yumamaz, müsaade edemez. ABD de bu gerçeği çok geçmeden öğrenecek, Türkiye’ye karşı hazırladıkları o terör ordusunun çok geçmeden nasıl darma duman edildiğini görecektir.