• 7.02.2018 00:00
  • (1007)

 Suriye’nin geleceği açısından bugün Tahran’da son derece önemli bir zirve toplanıyor. Dünyanın gözlerinin çevrili olduğu zirve, aynı zamanda Astana ittifakının da geleceğinin test edildiği bir toplantı olacak. Rusya ve İran, İdlib’i kendi ajandaları doğrultusunda çözme amacını güderken; Türkiye, İdlib’in ikinci bir Halep’e dönüşmemesi için masaya tüm ağırlığını koyacak.

ABD ve Avrupa’nın İdlib sorununa yaklaşımı Halep’ten farklı değil; buraya yönelik yaşanacak kanlı bir operasyonu çok fazla umursadıkları yok. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri ilk günden beri İdlib’i Rusya ve Rejim güçlerinin insafına terk etmiş durumda. Fakat, İdlib krizinin Astana ittifakını zorlayacak bir unsur olarak gördüklerinden, bu kriz üzerinden Türkiye ile Rusya ve İran arasında büyük bir çatlak yaratmayı umuyorlar.

Rusya, İran ve rejim için İdlib’in önemli olduğu kesin. Ancak Türkiye için de İdlib son derece önemli. İdlib’in Halep’e dönüşmesi, Türkiye’nin Suriye’ye barış getirme iddiasını zayıflatacağı gibi muhalifler üzerindeki olumlu etkisini de kaybetmesine yol açabilir. Ayrıca İdlib’in tümden düşmesi, Türkiye’nin Afrin ve Fırat Kalkanı bölgesinde oluşturduğu kontrollü bölgelerin emniyetinin de askeri olarak zayıflatılmasına yol açacaktır.

Rusya ve İran, ABD’nin DEAŞ’ı bahane etmesi gibi İdlib’teki El Nusra’yı bahane ederek Türkiye’nin elini zayıflatmaya ve İdlib’de kanlı bir operayonu meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü zirvede Rusya lideri Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani’yi İdlib’de barışçı bir çözüme ikna etmeye çalışacak. Putin ve Ruhani, Türkiye’nin bu yöndeki çabasını bildikleri için İdlib operasyonunu başlatarak zirveye gelmeyi tercih ettiler.

Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve İran’ın İdlib’i bir oldu bittiye getirmesine karşı çıkarak ikinci bir Halep’in yaşanmaması için masaya tüm ağırlığını koyacak. İdlib’deki terör unsurlarının temizlenmesiyle sınırlı bir operasyon ayrı, bu bölgede taş taş üstünde bırakmayacak kanlı bir operasyon ayrı. Rusya ve İran’ın, böyle bir operasyona kalkışmaları halinde kendilerini yalnız bulmaları ve sahada da farklı sorunlarla karşı karşıya kalmaları kaçınılmaz olacak.

Türkiye’nin tezleri dışındaki bir çözüm arayışı ne Rusya’ya, ne İran’a İdlib’de bir zafer getirir. Suriye’de bugüne kadar Ankara’nın dışındaki hiçbir çözüm arayışı sonuç vermedi. Putin ve Ruhani’nin de bu gerçeği bildiklerinden şüphe yok. ABD’nin düştüğü hataya umalım ki Rusya ve İran da düşmesin.