• 2.01.2018 00:00
  • (1153)

 Akıl alır gibi değil; FETÖ terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’in millete yaptığı bedduaların aynısını, CHP listesinden Meclis’e giren SP’li Cihangir İslam Meclis kürsüsünden bire bir tekrarladı. İslamoğlu neler söylemedi ki? Bir milletvekilinin dilinden yine milletin temsilcilerine yönelik “Soyunuz kurusun”, “Ocağınız sönsün”, “Allah belanızı versin”, “Siz gideceksiniz, biz geleceğiz” türünden beddua, hakaret ve tehditler döküldü.

Cihangir İslamoğlu’nun aynı konuşmasında darbenin hedefi olan AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı darbecilerle aynı kefeye koyan, 15 Temmuz akşamı 250 vatandaşımızın katledildiği gerçeğini gözardı ederek FETÖ’yü aklayan, katilleri görmezden gelerek devleti suçlu gösteren sözleri de yenilir yutulur değildi.

15 Temmuz darbecileriyle bu hain darbecilere karşı direnen, canından olan millet aynı kefeye konulabilir mi? Milletiyle beraber darbecilere karşı direnen, canını ortaya koyan Erdoğan ile katil FETÖ’cüler eşit mi, aynı mı?

15 Temmuz’u inkar eden, sulandıran, milletin kafasını karıştırmaya çalışan; darbecilere karşı direnenler ile darbecileri eşitleyen; AK Parti ve lideri Erdoğan’ı FETÖ elebaşı Gülen ile aynı kefeye koyan, 250 şehidin katillerini gözden kaçırmaya çalışan her kim olursa olsun, o, su katılmamış bir Haşhaşidir; başka bir siyasi kimliğin arkasına saklanması da kendisini gizlemeye yetmez.

FIRAT’IN DOĞUSU ISINIYOR

ABD’nin, Münbiç konusunda oyalayan tutumu Türkiye’nin sabrını taşırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bizi oyalamaya artık son verin, Münbiç mutabakatının gereğini yapın, bu son ikazdır” sözlerinin ardından herhangi bir gelişme yaşanmayınca Türk Silahlı Kuvvetleri, Fırat’ın doğusundaki PKK/YPG hedeflerini obüs toplarıyla dövmeye başladı.

ABD, Türkiye’nin kararlılığını fark edince Münbiç’te “ortak devriye” başlatarak Fırat’ın doğusuna yönelik olası bir operasyonun önünü almaya çalışıyor. Ancak, YPG’yi Münbiç’ten çıkarma ve YPG’nin kurduğu şehir yönetimini tasfiye etme konusunda ABD şu ana kadar kayda değer bir adım atmadı. Bu durumda Türkiye’ye operasyondan başka bir seçenek kalmıyor. Sınırdaki hareketliliğe bakıldığında Ankara’nın blöf yapmadığı anlaşılır. ABD’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kapsamlı ve etkili bir operasyonun hazırlıkları tamamlandı” sözlerini ciddiye almasında fayda var. Zira Türkiye -Afrin’de olduğu gibi- Fırat’ın doğusuna bir akşam ansızın girebilir!