• 22.04.2021 06:06
  • (229)

Muhalefetin "erken seçim" iddialarına uzun süre anlam veremedik. 2021'in sonbaharında erken seçim gerçekleşeceğini iddialı bir dille gündeme getiriyorlardı.

Hatırlayacak olursak konuyla ilgili bilgiler medyada da geniş yer buluyordu: "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 29 Mart'taki MYK toplantısında kurmaylarına erken seçime hazır olun, sonbaharda ya da kışa doğru seçim bekliyorum dedi."

Peki n'oldu da erken seçim söylemleri bir anda kesiliverdi?

Dikkat ederseniz Kemal Kılıçdaroğlu'nun en son tarihli "erken seçim" konuşması 29 Mart'ta. Yani 4 Nisan'daki 104 emekli amiralin hükümeti hedef alan muhtırasından tam altı gün önce!

Yoksa Kemal Kılıçdaroğlu'nun "erken seçim" hesapları emekli amirallerin muhtırasına mı dayanıyordu? "Sonbaharda ya da kışa doğru erken seçim olacak" derken Kılıçdaroğlu'nun bildiği bir şey vardı herhalde.

Her muhtıranın sonu seçimdir. En azından Türk siyasi geleneğinde böyledir. En son 27 Nisan e-muhtırasında öyle olmamış mıydı?

Görülüyor ki amirallerin zamanlama hatası, İletişim Başkanlığı'nın refleksi derken, muhtıra amacına ulaşamadı. "Erken seçim" hülyaları suya gömüldü. Şimdi yine FETÖ'nün 17-25 Aralık'ta başlattığı "ayakkabı kutuları" hikayesinin güncelleştirilmiş bir versiyonu olan "128 milyar dolar nerede" yalanına döndüler.

CHP'nin başını çektiği muhalefetin amacı sadece iktidara gelmek değil, Türkiye'yi ele geçirmek. CHP'yi yöneten üst akıl da biliyor ki, 2023'e kaldığında koşullar değişecek ve Erdoğan'ı iktidardan devirmek mümkün olmayacak. Pandemi koşullarında bir "erken seçim" Erdoğan'ı devirmek için en uygun plandı. Ne var ki, bu plan da muhtıranın ellerinde patlamasıyla beraber kadük kaldı.