Muhalefet partilerine göre Erdoğan, muhalefeti tuzağa düşürmek için sokağa çekmek istiyor.

Bu nedenle, “İktidarın yanlışlarına itiraz etmek için miting ve yürüyüş yapmak Erdoğan’ın tuzağına düşmek anlamına gelir” diyorlar. 

Bu yaklaşımın çok ciddi sorunlar barındırdığı kanaatindeyim. 

Öncelikle demokrasinin can çekiştiği böyle bir dönemde anayasal bir hakkın, özellikle de muhalefete tanınmış bir hakkın bizzat muhalefet tarafından sakıncalı görülmesi ve gayrı meşru ilan edilmesi anlaşılır gibi değil.

Diğer taraftan toplantı ve yürüyüş hakkı demokrasilerde muhalefetin en önemli siyaset enstrümanlarından biri.

Muhalefetin elinde kalan belki de son enstrümanı da kendi eliyle değersizleştirmesi, toplum nezdinde öcüleştirmesi kendi ayağına kurşun sıkmak anlamına da gelmez mi? 

Kaldı ki Erdoğan’ın muhalefeti bu bağlamda tuzağa çekmek gibi bir amacı olduğunu tam olarak nereden biliyoruz?

Sokağa çıkmanın Erdoğan’ın tuzağına düşmek olduğunu söyleyenlerin bu görüşlerini hangi veriye dayandırdığını bilmiyorum.

Peki ya tam tersiyse?

Yani Erdoğan böyle bir algı oluşturarak muhalefetin elini kolunu daha da bağlamayı amaçlıyorsa?

“Nasıl olsa itiraz edecekleri bir alan kalmadı, yapılan hukuksuzluklara, ülkeye verilen tahribata karşı durmak amacıyla miting, yürüyüş de yapmayacaklar” deyip aklına eseni yapmaya devam ederse?

Muhalefetin bu yaklaşımı bu kadar açıklıkla dillendirmesi iktidarı daha da cesaretlendirmez mi?

Kaldı ki sokağa çıkmak dendiğinde akla niçin hemen şiddet geliyor?

Sokağa çıkmak demek şiddetle beraber anılır oldu, niçin? 

Demokratik bir tepki ortaya koymak için barışçı gösteri, yürüyüş yapılamıyor mu? 

Üstelik kimse yarın sokağa çıkılsın da demiyor. 

Fakat muhalefetin anayasadan elde ettiği en temel hakkını bu şekilde sakıncalı göstermesi demokrasi açısından geriye gidişin hangi boyutlara geldiğinin en acı örneklerinden biri.

Diğer bir sorun ise siyaset zeminin ve demokratik alanın bu kadar daraltılmasını muhalefetin bu şekilde kanıksamış olması. 

Daha neyi, ne kadar kanıksayıp normal göreceğiz?

Timothy Synder ‘Tiranlık Üzerine’ adlı kitabında şöyle der: “Otoriterliğin sahip olduğu gücün büyük kısmı özgür iradeyle verilir… Bireyler baskıcı bir iktidarın daha fazla neler isteyebileceğine odaklanır ve bunları talep edilmeden kendiliğinden yerine getiriler.” 

Muhalefetin yaptığı ne yazık ki böyle bir şey. 

Bu meselenin bir başka sorunlu tarafı daha var.

Medyanın kontrolü neredeyse bütünüyle iktidarın elinde.

Meclis işlevsiz halde.

Bu durumda miting, yürüyüş gibi en temel demokratik hakkı da elinin tersiyle iten muhalefet hangi alanda, nasıl siyaset yapmayı düşünüyor?

Siyaset üretmek, ürettiği siyaseti topluma ulaştırmak, taşıdığı endişelere toplumu da ortak etmek için nasıl ve hangi yolu tercih ediyor veyahut edecek?

Sosyal medyadan tepki göstererek, kınayarak, “Bu kadar da olmaz canım” diyerek iktidarı durdurabileceğini mi düşünüyor gerçekten?

Bunun sonuç vermediğini, “Aman iktidarın tuzağına düşmeyelim” denerek gösterilen çekingenliğin siyasetin zemininin daralmasını daha da kolaylaştırdığını, dahası iktidarın kural, kanun, anayasa tanımaz tavrını el yükselterek sürdürdüğünü hep birlikte görüyoruz.

Bu durumda muhalefet bize tam olarak nasıl bir çözüm yolu öneriyor?

Anayasanın verdiği demokratik bir hakkı bu kadar kolayca değersizleştiren bir muhalefetin “Sokağa çıkmıyoruz ama şunu yapacağız” diyerek farklı bir yol ve yöntem de önermesi gerekmez mi?

Demokrasi can çekişiyor. Mafya serbest bırakılırken vekiller tutuklanıyor. İşsizlik, yoksulluk can yakıyor. Haksızlıklar, hukuksuzluklar ayyuka çıkmış.

Toplum perişan. 

Ülke büyük bir tahribat yaşamış, yaşamaya da devam ediyor. 

İktidar hiçbir kural ve yasa tanımıyor, kimseden de korkmuyor. 

Tekrar sorayım: Bu durumda “Miting, yürüyüş yapmak iktidarın tuzağına düşmektir” diyen muhalefet tüm bu gidişatı nasıl ve hangi yolla durdurmayı düşünüyor?

Dahası iktidar yarın akla hayale gelmeyen bir adım attığında muhalefet o zaman ne yapacak?   

Hangi yolla, hangi yöntemle itiraz edip iktidarı attığı adımdan geri döndürecek? 

Hem etkili ve sonuç alıcı yeni bir yol ve yöntem oluşturmayıp hem de en temel demokratik hakkı gayri meşru ilan etmek ipleri bütünü ile iktidara teslim etmektir ne yazık ki. 

Özetle: Sokağa çıkılsın, gösteri yapılsın demiyorum, en temel demokratik hakkın muhalefet tarafından sakıncalı ilan edilmesinin siyaset zeminin bütünüyle daralmasına, otoriterliğin kanıksanmasına neden olacağından bu anlayışın demokratik kültürden uzak ve yanlış olduğunu düşünüyorum. 

  • Abone ol