• 22.12.2020 00:00

 “Sen ne anlarsın futboldan da yazıyorsun?” diye soranlar ve eleştirenler olacak. Hemen yanıtlayayım: Evet futboldan bu işin içinde olanlar kadar anlamam ama ben seyirci ve taraftarım ve futbol benim gibi seyirci ve taraftarlar için oynanıyor. O nedenle bu konuda futbolun içindekiler kadar benim de konuşma ve yorum yapma hakkım var. İşin tekniğine, taktiğine girmeden kadro, oyun şekli ve yönetim hakkında konuşabilirim. Fenerbahçeli olduğum için yalnızca Fenerbahçe konusunda yazıyorum, başka takımlar hakkında yazmıyorum. O nedenle de yalnızca Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu sorunun nedeni hakkında yazacağım. Bence sorununun futbolla ilgisi çok az. Asıl sorun yönetim biçimiyle ilgili. İşin bu kısmı futbol tekniğini bilenlerden çok yönetim meselelerini bilenlerin uzmanlık alanına giriyor.

Fenerbahçe, geçen yılın ortalarından başlayarak eski futbolcu-abilerin yönlendirdiği bir model uygulamaya başladı. Bu yıl abilerin sayısı arttı. Öyle bir noktaya gelindi ki oynayan futbolcuların üçte biri kadar oynamayan ve ortada dolaşan eski futbolcu var. Bunlar yokken ya da sayıları azken Fenerbahçe iyi gidiyordu. Bu arkadaşların sayısı arttıkça Fenerbahçe sorunlar yaşamaya ve peş peşe yenilgiler almaya başladı. 

 

25 Haziran 2020 günü yine bu blogda Fenerbahçe yönetimine yazdığım açık mektupta şöyle demiştim: “Son olarak birkaç yıldan beri yaşama geçirdiğiniz ağabeylik müessesesinin yanlışlığına değinmek istiyorum. Bu tür düzenlemeler oyuncuların kafasını karıştırır. Teknik direktörle oyuncu arasında hangi sıfatla olursa olsun birileri varsa oyuncu kime bakacağını, kimden talimat alacağını şaşırır. Bir teknik direktörün danışacağı kişiler elbette olmalıdır ama bu kişiler oyuncularla aynı yerlerde olmamalı. Sizler hepiniz şirket yönettiniz ya da yönetimlere danışmanlık yaptınız. CEO olduğunuz bir şirkete patron iki tane ağabey yollasa ve o ağabeyler şirketteki çalışanlara talimat verse, tavsiyede bulunsa CEO olarak sizin otoriteniz zedelenmez mi? Şirkette çalışanların kafası karışmaz mı? Bu, her yerde böyledir. Bunları da sizler benden daha iyi bilirsiniz. O nedenle bu ağabeylik müessesesini zaman geçirmeden kaldırın ve oyunculara onların tek muhatabının teknik direktör olduğunu söyleyin.”

Futbolun içinde olanlar oynanan futbolla, teknikle, taktikle ilgili yorumlar yapıyorlar ve bu yorumların çoğu da doğru. Ama benim görebildiğim kadarıyla Fenerbahçe takımının asıl sorunu yukarıda değindiğim yönetim sorunu.

Fenerbahçe’nin bu durumdan sıyrılabilmesi için atılacak ilk adım eski futbolcu-abi modelinden vazgeçmektir. Çünkü bu model, oyuncuların kimden talimat alacağını karıştırarak bugünkü gibi anlamsız ve amaçsız bir futbol oynamasına yol açıyor ve Fenerbahçe bir türlü toparlanamıyor. Hatanın nereden kaynaklandığı bir türlü görülemediği için de sürekli yeni futbolcu transferi peşinde koşuluyor, dünyanın parası harcanıyor. Oysa yapılacak şey çok basit eski futbolcu-abi yönetim şeklini bırakıp tek yetkilinin teknik direktör olduğunu açıklayıp dümeni tümüyle ona bırakmak.

 

Bir Çin atasözü: “Kaptanı çok olan gemi karaya vurur” diyor.