• 26.04.2021 22:42
  • (225)

104 Emekli Amiral bildirisini savunan Millet İttifakı halkın tepkisi karşısında gündemi değiştirip halkın daha çok ilgisini çeken bir sloganı ortaya atıverdi. Merkez Bankası’ndaki 128 milyar dolar nerede sorusu? Bu soruyu duyan, okuyan bir insan, eyvah bizim dolarları birileri alıp götürmüş, ceplerine indirmiş diye düşünmez mi? Aynen böyle düşündüler. Bu konu çok teknik bir konu, ekonomi bilgisi olmayan birisi bu soruyu yanıtlamakta zorluk çeker. Zaten esas istenen de buydu. Ekonomik sıkıntı yaşarken birde bu çalmam çırpma işine bak, vay bilmem ne diye düşünmeleri istendi. Bayağı da başarılı oldular. Hükümet bu konuda olayı basit bir propaganda gibi görüp işi ciddiye almadı. Gereken cevabı vermede geç kaldı. Saman alevi gibi yanıp sönecek diye beklerken samanlıklara, evlere sıçramaya başladı. Ülke çapında yaygın bir propaganda yürütüldü. Millet İttifakı bu konuda çok mahir. Yalanı at ortaya hükümet temizleyeceğim diye uğraşsın dursun, tam temizledim derken arkadan bir yalan daha.

      Muhalefet cephesinden  Masum Türker ve İlhan Kesici sağolsunlar olayın gerçeğini izah ederek yangına su sıktılar. CHP’ye yakın bir kanalda 128 Milyar dolar ne oldu sorusuna İlhan Kesici bakın ne dedi; “ 128 Milyar dolar kaybolmaz. Girersiniz merkez bankası bilançosuna dolar satışları nasıl olmuş, kaçtan alınmış, kaçtan satılmış? Görülür. Herşey kayıt altındadır. Bu devletin kayıtlarında var. Bir şey söyleyeceğim ama bizim sorduğumuz soruyu kırmış olurum” diyerek kopartılan yalan fırtınasını dindiriverdi. Gerçi 24 saat sonra da, mahalle baskısından dolayı “Genel Başkanım ve partim ile aynı görüşteyim”  demek zorunda kaldı. Ama bu arada yalan balonu patlatmış oldu. Ayrıca Nurettin Canikli ve Maliye Bakanı, Çarşamba günü de sayın Erdoğan tek tek bu konuyu aydınlatan açıklamalar yaparak, 128 Milyar dolar hikayesini aydınlatmış oldular. Nasıl buz güneş karşısında, yalan da gerçek karşısında dayanamaz yok olurlar. Lakin hem insanların ayaklarının kaymasına, hem de kafalarının karışmasına neden olurlar.

   Propaganda konusunda bilim adamlarının tesbitlerinden bir kaçını aldım.

      -Propagandacılar sokak dili ve davranışı kullanarak kendi görüşlerini ortalama bir kişinin de görüşü olduğu izlenimi verir.

      -Genelde sözlerinde kasıtlı muğlaklık vardır. Her yöne çekilebilir. Örnek 128 Milyar dolar nerde? Kaybettiniz mi? Çaldınız mı? Yediniz mi? İçtiniz mi? Gibi..

    -Slogan kısa, çarpıcı bir söz veya cümledir. Örnek; Herşey Güzel Olacak! Damat nerede? 128 milyar dolar nerede gibi..

             27 MAYIS HEVESİNDE OLANLAR

      CHP Grup başkanvekili Engin Altay, bir TV kanalında konuşuyor.” Rahmetli Menderes’de bir dönem bu dinci odaklara pek yüz vermişti. Ve onlar o kadar ileri gitmişlerdi ki, Menderes’ten aldıkları güç ve yüzle, Menderes sonra ne yapmak zorunda kaldı? Atatürk’ü Koruma Kanunu’nu yapmak zorunda kaldı. Umarım Erdoğan’da sonu benzemesin Menderes’e”  Bu sözleri, 104 Emekli Amiral’in bildirisinde irtica, sarıklı amiral konusunu dile getirirlerken, Altay’lı da  Menderes’lerin idamıyla 27 Mayıs darbesini aklamış olurken, yeni 27 Mayıs’ların da özlemini çekiyor. AK Parti  grup toplantısında Erdoğan çok sert cevap verdi. Adam utanmadan sıkılmadan Menderes’in idamını onaylarken, Erdoğan’a da sonun böyle olur diye tehdit ediyor, yazıklar olsun hala geleceklerini darbelere bağlayanlayanlara. 1960’da efendileriniz size güç ve yüz vermişlerdi. Sakın onlara güvenip sahneye çıkmayın. 15 Temmuz’da gördünüz neler olduğunu, bu sefer 16 Temmuz’u göremezsiniz  ona göre.

        Yalanla, dolanla, darbeyle iktidar olmaya kalktığınız için size seçmen itibar etmiyor. Çünkü sizin ipiniz başkalarının elinde, gelin bu ülkenin ipini tutun, kukla olmaktan kurtulun. Köprünün altından çok sular aktı, aynı suyla iki defa yıkanamazsınız. Kalın Sağlıcakla.