• 23.12.2020 00:00

 John Biden’in seçilmesiyle muhalefet partilerine bir şeyler oldu sanki.. Gün geçmiyor, birbirlerine ziyaretler gırla gidiyor. Sorulduğu zaman da memleket meseleleri üzerinde konuştuk deniliyor. Hemen hemen hepsinin ağzında bir erken seçim türküsü çalınıp söyleniyor. Cumhur İttifakı evet derse erken seçime gidileceğini bilmelerine karşın, sürekli gündemde tutmaya çalışıyorlar. Uzmanlar bunu birkaç nedene dayandırıyorlar. Bir tanesi CHP’den ve İ.P’den kopacak milletvekillerine gözdağı vermek, bir diğeri de Millet İttifakı’nın dağılmasını önlemek ve bir arada tutmaya çalışmak. Toplumu seçim öncesi saran kutuplaşmaya hazırlamak.

     Son günlerde başta Kılıçdaroğlu olmak üzere Özgür Özel gibi CHP kurmayları Erdoğan’ı diktatör olmakla suçladıklarını görmekteyiz. En son İspanya diktatörü Franko’ya benzetmeleri karşısında insanın, bunlar bu sözü söylemesi için acaba ne içiyorlar sorusunu sorası geliyor. 2002’den bu yana girdiği tüm seçimleri en yakın rakibinin oyundan iki kat oy alan adama diktatör dersen akıl sağlığın yerinde değildir. Hatta Odalar Birliği’nin bir toplantısında Erdoğan; Kılıçdaroğlu’nun yüzüne karşı ben diktatör olacam sen de böyle dolaşacaksın öyle mi? Derken salon alkıştan yıkılıyordu. Kılıçdaroğlu, belki kızarır bozarır diye düşünürken pişkin pişkin sırıtıyordu. Halbuki biraz kendi tarihlerine baksalar diktatörün kim olduğunu göreceklerdir. En son gündeme gelen Azerbaycan’lıların Ruslara teslim edilerek köprüde katledilmesine neden olan kişi için demokrat diyecek halleri olmasa gerekir. Gerçi batılı ağababaların taktiğidir, operasyon yapılacak devlet başkanlarını diktatör olarak suçlayıp ondan sonra biz demokrasiden yanayız diyerek ülkeyi kan gölüne çevirirler. Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da vs. Halbuki diktatörün ağababası olan Kenan Evrenleri, Pinoşeleri, Sisileri kırmızı halıyla karşılarlar. Köprünün altından çok sular aktı, Türkiye artık 80’lerin, 90’ların Türkiye’si değil, ayrıca demokrasisine namusu gibi sahip çıkan 83 milyonluk bir halk var karşılarında, onun için herkes hesabını ona göre yapsın.

YAPTIRIMA GÜVENENLER

      ABD’nin yaptırım kararı alması, ayrıca 21 Mart’ta da AB’nin yaptırım kararı alacağına dair haberlerin gündeme düşmesi karşısında; dört parti yaptırım kararını protesto ettiler. Meclisteki Millet ittifakının ortağı olan HDP diğer milli konularda olduğu gibi katılmadı, hatta yaptırım kararını da memnunlukla karşıladı. CHP ve İ.P’ye sormayalım mı, ne biçim ortak bu diye?. Gerçi kısa bir süre sonra medyadaki temsilcileri ama, mama diyerek hükümeti suçlamaya başladılar bile. Hatta kendilerine antiemperyalistim diyeninden milliyetçiyim diyenine kadar müttefiklerimize karşı bu kadar sert davranmamalıydık diyeninden, eksenimiz kayacak diyen mi ararsın. Beyler! Korkarak, çekinerek ülkenin çıkarlarını savunamazsın. Eğer taviz verirsen yok olursun. Hükümetin işi aslında çok kolay; K.Suriye’den, Libya’dan, D.Akdeniz’den çekilirsin, doğal gaz aramasına son verirsin, Azerbaycan’ı desteklemezsin. Bak o zaman ABD ve AB seni ne kadar sever, fakat bir daha belini doğrultamazsın köleliğe devam edersin. Muhalefet partileri siz olsanız bunu yaparmısınız?. Hodri meydan; ya evet, ya da hayır!

HDP KAPATILSIN MI?.

          Bütçe  görüşmeleri sırasında HDP milletvekillerinin ayrılıkçı, terörü destekleyen ve Öcalan’a övgüler düzen konuşmalarından dolayı kamuoyundan tepkiler gelmeye başladı. Ayrıca MHP Genel Başkanı Bahçeli’de HDP kapatılsın bir daha açılmasın diye tepki gösterdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise parti kapatılmasının çözüm olmadığını belirtti. Babacan Demirtaş’la aynı görüşteyiz dedi. İ.P ağzını daha açmadı, açamadı. CHP zaten ittifak ortağı olduğu için onun yanında yer alıyor. Kapatmak çare değil, yenisi aynı gün kurulur. Esas mesele tüm partilerin HDP’nin terörle arasına mesafe koymasını şart koşarak ilişkilerini ona göre düzenlemesidir. HDP’nin oylarına göz dikerek PKK terörüne gereken tepkiyi göstermeyenler ülkeye ihanet ettiklerinin farkında değiller galiba.

       CHP kadına taciz, tecavüz ve hırsızlık  konularıyla gündeme geliyor. Ben bundan utanıyorum diyen AK Parti’li değil, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilen Muharrem İnce’dir. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! Kalın Sağlıckla.