Askerler ‘Yeni Türkiye’ lafını tekzip etti

  • 8.04.2011 00:00

Genelkurmay’ın hem Anayasa’nın 138. maddesini, hem de Türk Ceza Kanunu’nun 288. maddesini açıkça ihlal edip, Balyoz Davası ile ilgili muhtırayı dayamasının bir gün öncesinde, Endonezya’ya giderken gazeteciler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e soruyorlar:

 

“Türkiye için 27 Nisan benzeri olayların geride kaldığını söyleyebilir miyiz?”

 

Gül de cevap veriyor:

 

“Hiç tereddüt yok. Onlar eski Türkiye’de idi, geçmişte kaldı. Şimdi yeni Türkiye var. O (e muhtıra) veya ona benzer hiçbir şeyin tekrarlanacağına ihtimal vermem.”

 

* * *

 

Türkiye’de siyaset kurumu ve uzantılarının ağzında çiğnemeyi çok sevdikleri bir “Yeni Türkiye” lafı var...

 

“Yeni Türkiye”…

 

Neresi yeni?

 

Örneğin, Türkiye’yi “yenilediği” söylenen “siyaset kurumu” yeni mi?

 

Siyasi Partiler Kanunu 12 Eylül’den…

 

Seçim Yasası 12 Eylül’den…

 

“Halk iradesini” temsil eden Millet Meclisi’nin çalışma biçimini belirleyen Meclis İç Tüzüğü 12 Eylül’den…

 

Bir de buna hiçbir ülke de eşi menendi olmayan yüzde 10’luk seçim barajını koyun…

 

Bu tablodan “yeni” çıkar mı, otuz yıldır cuntacıların oluşturduğu siyasal yapı ile sorunu olmayanların “değişimi” ne kadar köklü, ilkeli ve sistemli olabilir?

 

Zaten olsa, askerler mahkemeyi etki altında bırakan bildiri yayınlayamazlar, yayınlarlarsa da yargı ve idare anında harekete geçer…

 

Burada ikisi de olmuyor…

 

“Yeni Türkiye” ve “ileri demokrasi” bu mu?

 

* * *

 

Olup biteni dünkü yazımda şöyle tanımlıyordum:

 

Genelkurmay açıklaması, “AB istikametinde sistemi tümüyle dönüştürmeyip, siyasal çıkarlara göre orta sahada top döndürüp, eski güç dengeleriyle birlikte mevzuatı da olduğu gibi korumanın, bizi geriye doğru hangi noktalara kadar götürebileceğinin de güzel bir örneğini verdi…”

 

Türkiye’nin “yeni” mi, “eski” mi olduğunu en iyi olarak, artık siyasal iktidarın dönüp bakmadığı “İlerleme Raporu” anlatıyor…

 

“Türkiye 2010 Yılı İlerleme Raporu”ndan şu satırları birlikte okuyalım:

 

“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görevlerini tanımlayan ve askerlere siyasete müdahil olacak şekilde geniş bir hareket alanı sağlayan bir madde içeren Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nda değişiklik yapılmamıştır. Milli Güvenlik Kurulu Kanunu ise, yoruma bağlı olarak neredeyse tüm politika alanlarını kapsayacak şekilde geniş bir ‘güvenlik’ kavramı içermektedir.”

 

“Silahlı Kuvvetlerin kıdemli mensupları, özellikle yargı ile ilgili konularda olmak üzere, sorumluluk alanlarının dışında bir dizi açıklama yapmışlardır. TBMM’nin bütçe dışı askeri fonlar üzerindeki denetimi konusunda ilerleme kaydedilmemiştir.”

 

Referandum sonrası 29 Ekim Resepsiyonu’na gitmeyi reddeden askerlerden başlayarak, AB uyum yasaları çerçevesinde çıkarıldığı söylenmesine rağmen askeri teçhizatın yerinde denetlenmesine imkân tanımayan Sayıştay Yasası’nı,  Omsbudman Yasası’nı, gene dünkü yazımda anımsattığım askeri yargıya ait anayasal değişikliği hayata geçirecek olan uyum yasasının ertelenmesini de birlikte değerlendirince, “Yeni Türkiye” ve “ileri demokrasi” laflarını garipsiyorum…

 

Askerler de garipsiyor ki muhtıralarla tekzip etmekten çekinmiyorlar…

 

* * *

 

Çırpınıp dursak da siyaset bildiğini okuyor…

 

AB’nin demokratikleşme reçetelerini yırtıp atınca, olacağı, askeri vesayetin her defasında hortlamasıdır…

 

Önceki gün olan da bu…

 

Çok olumlu adımlar atılsa da bu köklü ve sistematik bir demokratik düzen değişimine dönüşmeyince, “eski vesayet” her daim kapıda hazır bekler…

 

Turgut Özal döneminden 28 Şubat’a, 27 Nisan’a böyle gerilemedik mi?

 

İnsanın avaz avaza bağırası geliyor:

 

“Gerçekleri görmüyor musunuz?”

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar