İkinci Cumhuriyet’e doğru

  • 23.04.2011 00:00

İkinci Cumhuriyet” ne diyor?

1923 Cumhuriyeti’nin demokratik ve çoğulcu bir niteliği bulunmadığını söylüyor... Egemenliğin halka değil, bürokrasiye ve orduya ait olduğunu söylüyor...

Devletçi ekonomik anlayışın bir “soygun sistemi”ne dönüştüğü söylüyor...

***

Peki, “İkinci Cumhuriyet” ne istiyor?

Cumhuriyetin demokratikleşmesini istiyor... Siyasal sistemin yeniden yapılanmasını istiyor...

Rejimin bürokratik yapısının değiştirilmesini istiyor... Devletin ekonomik ağırlığının azaltılmasını, harcamaların şeffaflaşmasını, vergi verenlerin vergilerinin nereye harcandığını denetleyebilecek hale gelmesini istiyor...

Rejimin, üzerindeki ordu vesayetinden arındırılmasını istiyor...

Tüm toplumsal tabakaların katılımıyla devlet çatısının üretken ve demokrat bir şekilde yeniden çatılmasını istiyor...

***

23 Nisan 1920’nin 91. yıldönümünde “İkinci Cumhuriyet” açısından durum nedir?

Veya “İkinci Cumhuriyet”in ortaya atıldığı 31 Ocak 1991 tarihinden bugüne alınan mesafeyi nasıl okumak gerekir?

Kemalizm’in ağır vesayeti altındaki Türkiye’de bundan yirmi yıl önce telaffuz edilen “İkinci Cumhuriyet” önerisi Ankara’da öfkeli bir deprem yaratmıştı...

Bugün o analizler genel bir kabul görüyor...

1923 Cumhuriyeti’nin demokratik ve çoğulcu bir niteliği bulunmadığı, egemenliğin halka değil bürokrasiye ve orduya ait olduğu, devletçi ekonomik anlayışın bir “soygun sistemi”ne dönüştüğü tespitleri artık sıradan doğrular haline dönüştü...

Cumhuriyetin demokratikleşmesi ve siyasal sistemin yeniden yapılanması da kitlesel bir talep...

Bu açıdan İkinci Cumhuriyet tezleri tartışılmaz bir yol almış durumda...

***

Sorun, İkinci Cumhuriyet’in nasıl gerçekleşeceği... Rejimin bürokratik yapısının değiştirilmesi, devletin ekonomik ağırlığının azaltılması, şeffaflaşması, vergi verenlerin vergilerinin nereye harcandığını denetleyebilecek hale gelmesi... Rejimin, üzerindeki ordu vesayetinden arındırılması ve tüm toplumsal tabakaların katılımıyla devlet çatısının üretken ve demokrat olarak yeniden çatılma önerisi nasıl hayata geçecek?

Burada bir tıkanıklıktan söz edilebilir...

AB perspektifleri ve onun somut reçeteleri üzerinden hareket edilse, bu tıkanıklık çok daha rahat aşılabilecek, İkinci Cumhuriyet, kısacası geri dönülmemek üzere evrensel hukuk kural ve ilkelerine dayalı sistemli bir demokratikleşme kolaylaşacak...

Mağdur yaratmayan bir devlet ile birbirini mağdur etmeyen bir toplum oluşacak...

Din, ırk ve mezhep üzerinden siyaset yapma ve hayatı okuma yerine “vatandaşlık hukuku” ile “temel hak ve özgürlükler” egemenliğini ilan edecek...

Oralarda sıkıntılar var...

***

Türkiye bal gibi “İkinci Cumhuriyet” istikametinde... İlk bölümde tezlerinin anlaşılıp, yaygınlaşması ve kabulü gerekiyordu, o aşıldı... Şimdi tüm mağdurların mağduriyetine son verecek sistemli, bütünsel demokratik bir rejime ihtiyaç var... Mevcut sistemi sistem olarak berhava etme ve onun yerine saydam bir demokratik rejim ikame etme konusunda mevcut siyaset kurumundan gelen engellemeler var...

Ama o da aşılacak...

Çünkü “İkinci Cumhuriyet” tezleri tüm topluma mal oldu... Artık önü kesilemez ama yolu uzayabilir...

Samimiyetle “İkinci Cumhuriyet” arzusu içinde olanların hedefi de bu süreci kısaltmak, hızlandırmak olmalı...

Akamete uğrayan hiçbir şey yok...

Kendi yolunda yürüyen, hızlandırmamız gereken tarihsel bir yürüyüş var...

23 Nisan’ın yıldönümünde, İkinci Cumhuriyet yeniden gündeme geldiğine göre, hatırlatayım istedim...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar