Şiddet, Yüz Yıl Savaşları ve patates

  • 1.10.2011 00:00

TBMM Genel Kurulu, 24’üncü dönem ikinci yasama yılının başlaması nedeniyle bugün özel gündemle toplanıyor.  Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in sunuş konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Genel Kurul’a hitap edecek. 

Gül’ün konuşmasının ardından, BDP’li milletvekilleri yemin edecek.

Bu arada Güneydoğu’da şiddet dörtnala kan dökmeye devam ediyor, kaçırılan öğretmen sayısı da hızla artmakta...

***

Hayata ‘silah’ üstünden bakan bir ‘zihniyet’ buralarda şiddeti adeta gelenekselleştirmiş...

Dün bir açıklama yapan Genelkurmay ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu kimin öldürdüğüne dair örtülü bir polemik başladı gibi...

Genelkurmay eldeki tüm bilgilerin soruşturma yapan kurumlara verildiğini söylerken, Cumhurbaşkanı düşen, muhtemelen de düşürülen helikopterin kara kutusunu askerlerin alıp götürdüğünü vurguluyor... 

Bu arada, merhum Başbakan Bülent Ecevit’e kasıtlı olarak ‘iş göremez’ raporu verilerek görevden uzaklaştırılmaya çalışıldığı iddiaları hâlâ tartışılırken, dönemin korgenerali Reşat Turgut’un ‘Ecevit’in işi bitti’ dediği ortaya çıkmış...

Bunlar da devlet katındaki şiddet...

***

O şiddetin çeşitli giysiler altında yayılmasından ürkerim...

KKTC etrafındaki petrol arama çalışmaları konusunda gittikçe artan gerginlik bu muhtemel şiddet ihtimallerinden biri...

Biz kulaklarımızı kapamış görünsek de Kıbrıs Cumhuriyeti gazeteleri, İsrail savaş gemilerinin Piri Reis’e taciz ateşinden tutun da ABD, AB, Rusya, Yunanistan ve İsrail’in bölgede petrol aramalarına biran önce başlanması için Lefkoşa’ya baskı yaptıklarına kadar birçok iddiayı seslendirip duruyorlar...

Bu iddiaların gerçek olup olmadığını bilmiyorum ama Rusya ile doğalgaz fiyatı üstünden sert bir restleşmenin tonunun yükseldiğini görüyorum...

Rusya, ‘fiyatları artırırsanız sizden doğalgaz almayız’ diyen Türkiye’nin açıklamasını ‘blöf’ olarak yorumlamakta...

Aslında bu karşılıklı atışma ortamı şiddetli bir şekilde tırmanır gibi...

***

Ekonomik krizin yapışkanlığı da bir başka şiddet eğilimi sayılabilir...

Alman Federal Meclisi, Avrupa Finansal İstikrar Fonu’nun genişletilmesi ile ilgili yasayı onayladı ama The Economist Dergisi dünya ekonomisinin geleceğiyle ilgili oldukça karamsar. Dergiye göre ekonominin gidişatı nedeniyle ‘korkmamız’ gerekiyor. 

The Economist ‘korkun’ derken IMF, 2012 yılı Türkiye büyüme tahminini yüzde 2,5 olarak açıkladı... 

Dünya ekonomisinde yeterli büyüme sağlanamadığı dönemlerde talep doğal olarak geriliyor, bu da ister istemez Türkiye de dâhil tüm ülkeleri derinden etkiliyor...

Ben üzerimize gelmekte olan ekonomik krizi de doğrusu bir tehdit olarak algılıyorum. Belki de en hakiki şiddet tehdidi bu, çünkü öngörülerin doğru çıkması halinde acayip fakirleşeceğiz.

***

Beni bu şiddet sarmalı algısından bir nebze kurtaran neyse ki sabah okuduğum bir haberin yazı masasının başına oturmadan önce icra edilen bir beste olarak karşıma çıkması oldu.

Beethoven’ın, 1799 yılında bestelediği ‘Yaylı Çalgılar Dörtlüsü Op.18 No.2’ adlı eserinin bir bölümü olarak yazdığı, ancak daha sonra eserden çıkardığı ve bir başka versiyonunu bestelediği, ‘yavaş bölümden’ geriye kalan notaları birleştiren müzikologlar, ‘kayıp’ parçayı yeniden yapılandırmayı başarmış...

Dünyanın önde gelen Beethoven uzmanlarından Manchester Üniversitesi Müzik Profesörü Barry Cooper’ın çabalarıyla yeniden hayat bulan parça, Beethoven’ın günümüze ulaşan defterlerinde yer alan 74 ölçü temel alınarak yeniden düzenlenmiş...

Onun İngiltere’deki icrasını tam da yazı yazmaya başlamadan az önce şiddetin panzehiri olarak dinledim.

Ve şiddet ortamı ve algısından hızla kaçarak kurtulmak için Akdeniz coğrafyasının efsane tarihçisi Fernand Braudel’e sığındım...

Braudel, İngiltere’den Kara Kıtası’na patatesin gitmesinin, o dönemdeki Yüz Yıl Savaşları’ndan daha mühim olduğunu yazmıştı...

Belki de Beethoven’ın ortaya çıkarılan bestesi, insanlık için bugünkü şiddet sarmalından çok daha kalıcı ve anlamlıdır...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar