AK Parti kılavuzunu tanıyor mu?

  • 14.10.2011 00:00

 Yağmur gibi gelen can sıkıcı zamlar...

Önümüzdeki günlerde derinlemesine değerlendireceğimiz Orta Vadeli Program...

Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari’nin, hızlı küreselleşme sürecine rağmen Kürt Sorunu’ndan AB sürecine kadar her şeye koyu bir ulus-devlet odağından bakan Ankara’ya ve İstanbul’a ziyareti...

Avrupa Futbol Şampiyonası play-off turu kuralarında şansımıza Hırvatistan’ın çıkması...

Günün kısa özeti buydu...

***

Ben ise daha ziyade AB İlerleme Raporu’nun açıklanması nedeniyle ‘nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle’nin görsel ve yazılı basındaki görüşlerine odaklandım...

Söyledikleri iki başlık altında toplanıyordu; hızla reformları yapın ve limanları Kıbrıs Cumhuriyet’i gemilerine açın...

Reformlar konusunda çoktandır rahvan gidiyoruz çünkü Ankara ekonomik partner olarak benimsediği AB’yi belki de ilkeler getirdiği için ‘siyasal partner’ olarak benimsemiyor...

Limanlar konusu ise AB ile müzakerelerde tam sekiz faslın önünü tıkıyor...

Hoş, ‘rekabet faslı’nın önünü tıkayan hiçbir şey yok ama biz kriterleri yerine getirmediğimiz için bu fasıl bir buçuk yıldır açılamıyor... Konu biraz kurcalanınca ardından özellikle demir çelik konusunda şaşırtıcı şeyler çıkıyor...

***

AB ile müzakerelerde sekiz faslın önünün tıkanmasına neden olan Türkiye limanları Kıbrıs Cumhuriyet’i gemilerine 1998 yılına kadar açıktı...

Peki, ne oldu?

Üçlü Koalisyon Hükümeti’nin KKTC’den sorumlu Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel sorunun cevabını şöyle veriyor:

“1997’de İzmir Pasaport’ta dolaşıyordum.

Rıhtıma yanaşmış ‘Kıbrıs’ bandıralı bir gemi gördüm.

Hatırlıyorum, çok şaşırmıştım. Bir Rum gemisini Türk limanında gördüğüme inanamamıştım. Derhal ilgilileri uyarmıştım. Rahmetli Ecevit o dönemde Başbakan Yardımcısı’ydı. Bu şaşkınlığımı ve tepkimi onunla görüştüm.

‘Tanımadığımız bir devletin bandırasını taşıyan, onların verdiği konşimentolu yükü getiren gemileri limanlarımıza sokuyoruz. Bu olacak iş değil, dedim. Hemen ardından, limanların Rumlara kapatılmasıyla ilgili kararname hazırlandı.”

AB yolunun bloke edilmesine neden olan ve AK Parti’nin bugün ısrarla sürdürmeğe devam ettiği ‘limanlar konusu’ görüldüğü üzere Şükrü Sina Gürel’in bir sabah İzmir’deki gezisinden doğuyor...

Ve bugünkü yaklaşımı da Şükrü Sina Gürel’in zihniyeti belirlemeye devam ediyor...

***

Türkiye halkının zenginleşme ve özgürleşme projesini bıçaklayan bu liman yaklaşımı ne kadar doğru?

KKTC’nin o dönemdeki Ankara Büyükelçisi Tamer Gazioğlu şunları söylüyor:

“Limanların açılması ile tanıma aynı şey değildir. 1996’da Türkiye, Rum Yönetimi’ni tanıyor muydu?

KKTC’ye dünyanın her köşesinden yük getiren birçok ülke gemisi var.

Peki, bu ülkeler KKTC’yi tanıyor mu?

Tayvan’ı dünyada tanıyan hiçbir ülke yok.

Ama Tayvan tüm dünya ile ticaret yapıyor.

Türkiye Tayvan’ı tanımıyor ancak Tayvan’ın Türkiye’de faaliyet gösteren bir temsilciliği var.

Fiili ticaret ile resmi tanıma aynı şey değil.”

***

Avrupa Birliği, ‘siyaseten’ kendini bağlamış olmasına rağmen KKTC ekonomik yardım sözünü yerine getirmiyor...

Biz de ‘hukuken’ yapmamız gerekirken limanları Kıbrıs Cumhuriyet’ine açmıyoruz...

Tutulmayan ‘siyasal söz’ ile tutulmayan ‘hukuksal gereklilik’ karşılıklı geliyor...

Ve Türkiye’nin AB yolculuğunun önü biraz daha kesilmiş oluyor...

***

Benim hatırlatmak, hem de sormak istediğim soru şu: AK Parti siyasal iktidarı Kıbrıs politikasında kılavuzunun Şükrü Sina Gürel olduğundan haberdar mı?

Şayet haberdar ise söyleyecek bir şey yok çünkü bu, Şükrü Sina Gürel’i alıp, AB sürecini yaya bırakmak anlamına gelir... Tercih bu ise hayırlı uğurlu olsun, ne denir?

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar