ABD Başkanı Trump ve eşinin koronavirüse yakalanmaları tabii ki çok ciddi bir gelişmedir. Başkanlık seçimi arifesinde bu gelişme, beklenmeyen gelişmelere gebe olabilir. Ama işin bir de gülünç yanı var. Bu salgının başlangıcında Trump işi alaya almış ve hastalıktan korkanların dezenfektan içmelerini önermişti.


Karantina günleri
ABD Başkanı şimdi 'da geçireceği karantina günlerinde herhalde dezenfektan içmeyi falan düşünmeyecektir. Bu arada Trump'ların hastalık haberi duyulunca bütün borsalardaki dalgalanmalar ve petrol fiyatlarındaki düşüş ile altın fiyatlarındaki yükselmeler, olayın hafife alınmaması gerektiğini kanıtlıyor.

Ateşkes beklentisi
Hepimizin dikkatle izlediğimiz diğer gelişme - gerginliğindeki son aşamalardır. Olayın başlangıcından bu yana Azerbaycan her alanda Ermenistan'ın silahlı kuvvetlerini perişan etmiştir. Sonuçta çatışmaları başlatan Ermenistan'ın Başbakanı Paşinyan herhalde yaptığı işin pişmanlığı içindedir. Sonuçta Ermenistan her kapıyı çalarak bir ateşkes için Azerbaycan'a baskı yapılmasını istiyor. Azerbaycan ise ateşkesin ön şartı olarak Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilmesi gerektiğini söylüyor. Ve Türkiye de sonuna kadar Azerbaycan'ın yanında olduğunu her fırsatta tekrarlamakta...

Avrupalılar aynı
Tabii bir de Türkiye'ye karşı Yunanistan ile Kıbrıs Rumları'nın yanında yer alan Avrupa Birliği'nin yaptırım tehdidi var gündemde. Gerçi Almanya Başbakanı Merkel bu konuda Avrupalıları daha özenli davranmaları için uyarıyor ama iş çığırından çıkmış durumda. Avrupa Birliği nedense Türkiye karşısında yer almayı bir varlık sebebi gibi sunmakta. Belirli vadelerde Avrupa Birliği bu hatasının bedelini herhalde ödeyecektir. Yani çok acele etmeye gerek yok. Bu arada Macron'un son olarak İslam konusuna girmesi de ayrı bir geri zekalılığı sergilemekte...

  • Abone ol