Kan Kokusu ve Ortadoğu Bölgesi

  • 19.10.2014 00:00

 Kan kokusu ve Ortadoğu Bölgesin de yıllardan beri süre gelen kan kokusu burnumun deliklerinden öyle keskin,öyle acı bir şekilde beynime çekiyorum ki,yüreğim damarlarım beynim neredeyse patlayacak duruma geliyor.Bu keskin koku beni seni hepimizi hasta ediyor ve etmeye de devam ediyor.Ayakta yatakta evde işte uyurken her noktada kokusu işlemiş asla geçmiyor ! Kusuyorum,midem kötü oluyor,midem bulanıyor ne yapsam o koku geçmiyor.Sürekli bir acı veriyor ve dayanılmaz büyük bir acıya dönüşüyor.Dönüştükçe beni yıpratıyor.Beni öldürecekmiş gibi büyük bir çaresizlik ve acı hissiyle damarlarımı patlatırcasına canımı daha çok acıtıp yakmakta !

*

Giysilerimi bütün eşyalarımı kullandığım her şeyimi  her gün her saat yıkıyorum,değiştiriyorum ama o kan kokusu geçmiyor,uzun süreden beri yıllardan beri o kusturucu kan kokusu var ! Doğa ormanlık açık alanlara atmak yetmiyor ! Baktığımız bütün şeytani,sinsi vurdum duymaz yüzlerce kan kokusu ! Dokunduğum bütün sorumsuz tenlerde,duyduğumuz bütün sorumsuz seslerde,burnumuzun direklerini kıracak bir zehirli kan kokusu sezmekteyim !

*

Kendimden çevremden insanlıktan nasiplerini almayanlardan,özellikle de teknolojik aletlerin başına (televizyonlar,bilgisayarlar) geçince alıyorum bu  pis zehirli kan kokusunu.Benim ruhuma can çekiştiren o kanlı ulusal yayın yapan haber bültenlerinden nefret ediyorum.Hayatımızı felç eden,hepimizi birbirinden uzaklaştıran,insanlıktan çıkaran o kan kokusu dört bir yanımızı sarmış durumda.Güney tarafından; Suriye,Irak,Lübnan,Mısır ve Filistin’den kan kokusu gelmeye devam etmektedir.Bütün Ortadoğu’yu sarmış durumda.

*

Kan kokusu bütün Ortadoğu’yu içine almış.Ölen gencecik masum çocuklarının,tecavüzlere uğrayan gencecik Yezidi Kürt Türkmen Arap kadın bedenleri,gördüklerine ve bütün yaşadıklarına şahitlik eden büyük sancılarla dolan gencecik bedenlerin kokusu,aniden çabucak tekerrür eden tarihe isyan eden büyüklerimizin feryatlarıyla yükselmekte olan ve sürekli olarak büyümekte olan bu kan kokusu ölümlerin en iğrenç kokusu…

*

Evet Dostlar !

Şu noktada hangi dostumuzla,arkadaşımızla,din kardeşimizle bu konuyu konuşup tartışıyorsak da hepimizin de bildiği ve söylediği tek kelime;

Çok üzülüyoruz,fakat ama lakin; ellerimizden bir şey gelmemektedir. Ellerimizden neler gelebilir ki naif kelimeleri işitmemiz,konunun ne kadar alışılmış ve ne kadar önemsiz olduğu algılanıp vurgulanmakla kalınmayıp sorumsuzca ve bilinçsizce konuşmaya da devam edilmektedir.

*

Bütün dünya liderlerinin,bütün zengin ekonomisi yüksek ülkelerinin,bütün ekonomi devlerini,hak hukuk savunmakta olanları ve adalet denen boş kutunun,bunca katliamları savaşları ölümleri kınamakla yetinmeleri hepimizin aklına farklı düşünceler getirebiliyorlar.Neredeyse bütün Ortadoğu’da ve Mezopotamya’nın tamamında hakim olan ister dini açıdan, ister ekonomi açısından olsun katliamları ölümleri yoksullukları açlıkları geçekten engellenilmiyor mu yoksa büyük güçler engellenmek mi istenmiyor ? Bu kadar büyük savaşların katliamların ölümlerin kaosların olduğu ortamlar da ne tür bir fayda yada ne tür zarar verilmek  istenmektedir.Gerçekten anlamak değil de fakat hiç birine hak vermek oldukça güç olduğunu bilmemiz gerekir.

Ey Güzel İnsanoğlu !

Katliamlarla ölümle baş başa yalnızlığa terk edilenler,kendi kaderleriyle yalnız başlarına bırakılan yeryüzünün en kutsal topraklarında yaşayan bütün ırklar bütün dinler,bütün insanlar kadınlar çocuklar en az sizler kadar en az bizler kadar yaşamayı hak ediyorlar.

Hep beraber zulümlere başkaldırmamız gerekir.Zulümlere sessiz kalmamamız gerekir.Zulümlere sessiz kalmak ona ortak olmaktır.

Şunu da asla unutmamamız gerekir.

Hiç kimse yaşananların bir gün kendilerinin başına da gelebileceğini unutmamalıdır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar