Barış ve Çözüm Sürecinin Önünü Hiç Kimse Tıkamaya Kalkmasın

  • 6.03.2015 00:00

 Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi otuz yıldan fazladır kendi içerisinde, kendi halkları arasında resmen ilan edilmemiş büyük bir iç savaş yaşamaktadır. Kürt ve Türk evlatları acımasız olan bu kavgada, bu savaşta hayatlarını kaybettiler kaybediyorlar.

Bu anlamsız çatışmanın içerisinde bir çok Kürt ve Türk gencinin bedenleri toprağa verildi. Bu anlamsız çatışmalar Türkiye Ülkesini içten içe yiyip bitirmektedir.

Bütün toplumun refahı ve huzuru için sarf edilmesi gereken insan gücü kaynaklarımızın ve maddi varlıklarımızın, sadece yenilenin değil de, yenenin de fazlasıyla kaybedeceği ki hiçbir tarafında hiçbir zaman kazanamayacağı bir çatışmada harcanmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi bu kavgayı, bu savaşı, bu kardeş kavgasını, kardeş ölümlerini fazla sürdüremez sürdürmemelidir de. Ülkemizin bütün bireyleri, bütün gençleri, genç delikanlı ihtiyar denilmeden bütün herkesin, her kesimin bu sorundan kurtulmak için elini azıcıkta olsa, güçlü bir şekilde de olsa taşın altına koymalıdır.

Türkiye topraklarında evrensel insan haklarıyla birlikte demokrasinin temel ilkeleri rehberliğinde olacak şekilde acilen büyük bir çözüme ulaştırılması için herkesin harekete geçmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bizler insan olarak, Kürt olarak, Türk olarak, kardeş olarak, dost olarak, İslam dinimizde gerçek olan din kardeşi olarak kaybedecek zamanımızın olmadığını görmemiz gerekir. Ölüme gönderilecek insanlarımız, gençlerimiz olmamalı artık.

Bizler Türk ve Kürt kardeşler olarak otuz yıldan daha fazladır süren bu iç savaşta ilk defa bu kadar barışa, çözüm sürecine yakın olduk.

Tarafların şimdiye kadar ki bütün süreçlerden daha kuvvetli, daha sağlam, daha güçlü, daha dinamik çözüm süreci ile barış arzusu ve iradesini sergilemeleri fazlasıyla umut verici olmuştur.

Barış ve çözüm sürecinde zaman zaman boy göstermekte olan provokasyonlara, yapılan sabotajlara, hatalara rağmen ilerleme kaydedilmesi umut vericidir. Bizler de bu toprakların insanları olduğumuz için bu sürece kayıtsız kalmamamız gerektiğini düşünüyorum.

Bu çözüm ve barış sürecinin aktörleri kim olursa olsun bu topraklara barışın gelmesi için çabalayanlara desteğimizi esirgeyemeyiz.

Bizler bu çözüm sürecinde insani, ahlaki ve tarihi olarak sorumluluklarımızdan kaçmamamız gerektiğini düşünüyorum.

Çözüm süreci ile başarılmış bir barışa ulaşmadan Türkiye Cumhuriyeti Ülkesinin ileriye doğru yürüyebileceği hayali unutulmalıdır.

Başarılı bir çözüm süreci ile Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi ileriye doğru taşınabilir.

Bu yüzden ben de ses vermek istiyorum. Benim dikkatimi hiç kimsenin dağıtmasına müsaade etmeden, her şeyi bir kenara bırakarak sadece ama sadece “Barışa bakıyorum. Bu çözüm sürecinde barışın gelmesini istiyorum.”

Barış dolu günlerin gelmesi dileğiyle…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar