• 19.05.2021 06:53
  • (84)

Araştırma şirketlerinin gerek siyasi partilerin durumu, gerekse ülkedeki ekonomik ve toplumsal hareketlilikle ilgili belli aralıklarla yaptığı anket çalışmaları genel olarak yaşanan durumu birebir olmasa da gerçeğe yakın bir oranda tespit ederler. Zira çalışmalarını belli bilimsel kriterlere göre yürütmektedirler.

Ama hemen belirtmek gerekiyor ki bu tespit, operasyonel görev üstlenmemiş anket şirketleri için geçerlidir. Maalesef bazı araştırma şirketleri biraz da geçim kaygısıyla adrese teslim sipariş anketler düzenliyorlar. Dolayısıyla, objektif araştırma yapan şirketlerle siparişçileri birbirinden ayırmakta yarar var.

Pazartesi günü Hürriyet’ten Abdülkadir Selvi’nin köşesinde Optimar araştırma şirketinin anket sonuçları yayımlandı. Bu sonuçları görünce, bir anda “acaba ben başka bir ülkede mi yaşıyorum” diye kısa bir tereddüt yaşadığımı itiraf etmeliyim. Çünkü bu anket sonuçlarına göre memleketimiz o kadar harika yönetiliyormuş ki, bütün insanlar mutlu, kimsenin hiçbir sıkıntısı yok, işsizlik sorunu yaşanmıyormuş. Böylesine mutlulukların yaşandığı Türkiye’yi Almanlar kısmansın da ne yapsın ki…

Mesela bu ankete göre, memleketimizin büyük sorunları olmadığı için yaşanan küçük sorunları(!) ancak AK Parti iktidarı çözebilirmiş… CHP, İYİ Parti ve diğer partilerin hiç şansı yokmuş.

Ve tartışmasız en sevilen ve beğenilen lider Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’mış…

Evet özet olarak anketin sonuçları böyle. Ancak araştırmanın geneline baktığınızda, bu anketin bir amaca matuf olduğunu görüyorsunuz. Sık sık Ekrem İmamoğlu’nun düşüşte olduğunun altı çizilen ankette katılımcıların ancak yüzde 8.9’u memleketin sorunlarını İmamoğlu çözer diyor.

Öyle anlaşılıyor ki AK Parti İmamoğlu’ndan çekiniyor. Anlıyoruz ki türbede ellerini arkadan bağladığı için açılan soruşturma da bu endişenin bir sonucuymuş… Yeni AK Parti kendisini siyaseten zayıf hissediyor olmalı ki, neredeyse her hafta İmamoğlu’na yönelik muhtemel bir sempatinin önünü kesmeye yönelik garip gündemler oluşturuluyor. Oysa biliyoruz ki eski AK Parti hiçbir zaman böylesine küçük hesaplar içine girmemiştir. İcraatını yapar, başı dik bir şekilde seçimlere girer ve zaferle çıkardı. Bizzat AK Parti de biliyor ki, bu parti artık o değişimci ve reformist parti değil.

Hemen belirtelim, bu tür sipariş anketler bir siyaset duayeni olan Tayyip Erdoğan’ı asla mutlu etmeyecektir. Çünkü o Türkiye’de siyasetin nasıl bir evrilme içinde olduğunu herkesten daha iyi anlayacak siyasi tecrübeye sahiptir.

Ama öyle anlaşılıyor ki Optimar, mutlu insanlar ülkesini keşfetmiş ve Erdoğan’a da bu mutlu ülkeyi pazarlamaya çalışıyor.

Bu müthiş keşfe göre mutlu insanlar ülkesinde işsizlik yok, insanlar evine ekmek götürme derdi yaşamıyor, çiftçiler satamadıkları ürünlerini dökmek zorunda kalmıyorlar, tam kapanma günlerinde bile esnaf kirasını tıkır tıkır ödüyor.

Bu mutluluklar ülkesinde insanları öldüren salgın günlerinde lebalep kongreler düzenlenmiyor.

Her şeyin hukuk devleti çerçevesinde yürütüldüğü bu mutlu insanlar ülkesinde bakanlar, kendi şirketinden bakanlığına dezenfektan almıyor.

Her şeyin güllük gülistanlık olduğu bu ülkede, 1990’lı yılların çete-mafya artıkları da ortalarda cirit atmıyor…

Bu mutlu insanlar ülkesinde ekonomi uçuşta olduğu için kimse Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarını arka kapıdan satma ihtiyacı hissetmiyor.

Bu mutlu insanlar ülkesinde devlet ve siyasetçilerin elleri öylesine temiz ki, yönetme sorumluluğunda olan hiçbir yetkili ülkeye giren milyarlarca dolarlık 5 ton kokainin kime geldiğini sorma gereği bile duymuyor.

Bu mutlu insanlar ülkesinde öylesine bir özgürlük ortamı var ki gazeteciler, yazarlar, sivil toplum insanları düşüncelerinden dolayı hapse atılmıyor, hukuk tıkır tıkır işliyor ve bütün dünya bu ülkeyi gıpta ile izliyor…

Ne diyelim, madem araştırma şirketine göre mutlu insanlar ülkesinde yaşıyoruz, bize de nankörlük değil mutlu olmak düşüyor!..