Mehmet Ocaktan
Mehmet Ocaktan

Gazete: Karar Gazetesi

Merkez Erdoğan’ın ‘nas’ kuralına itiraz mı ediyor?

  • 18.02.2022 07:55

Malum Merkez Bankası geçtiğimiz ay faiz indiriminde frene basmış, politika faizini yüzde 14’te sabit tutmuştu. Dün toplanan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Nas var, nas…” kuralını dikkate almayarak bir kez daha politika faizini yüzde 14’te sabit tutma kararı aldı. Yani faize devam…

Oysa biliyoruz ki Cumhurbaşkanı Erdoğan epey bir süredir ekonomi biliminin temel kurallarını bir tarafa bırakarak geliştirdiği “Faiz sebep enflasyon sonuçtur” tezi doğrultusunda sayısız değerlendirmede bulunmuş ve “Bu faizler inecek…” sözleriyle bir bakıma Merkez Bankası’nın istikametini tayin etmişti.

Çok uzağa gitmeye gerek yok, daha dün Cumhurbaşkanı “Faiz prangasını, döviz prangasını, enflasyon prangasını parçalayıp atacağız” diyerek faiz konusundaki kararlı tutumunu sürdürdü. Buna rağmen Merkez Bankası’nın ‘faize devam’ kararı alması manidar…

Peki Merkez Bankası’nın, Erdoğan’ın faiz politikasına direnmesini nasıl değerlendirmek gerekiyor?

Açıkçası merak edilen konu şu; Merkez Bankası iktisat biliminin temel kurallarıyla çelişen “Faiz sebep, enflasyon sonuç” tezinin enflasyonu daha da azdırdığını görerek ekonomik rasyonaliteye dönme kararı mı aldı?

Kim bilir belki Cumhurbaşkanı da faiz söylemlerini sürdürmesine rağmen, kendi tezi yüzünden ekonomide işlerin tümden çığırından çıktığını görerek Merkez’in faiz kararlarına itiraz etmemeyi uygun görmüştür.

Çünkü ekonominin kuralları evrenseldir ve enflasyon düşmeden faizler düşmez, faizler düşmeyince de yatırımlar artmaz. Oysa Türkiye son dönemde adeta suyu tersine akıtmaya çalışırcasına ekonomi bilimiyle savaş ederek faizi talimatla düşürmeye çalışmış ve bütün Türkiye’ye ağır bir maliyet ödemeye mahkum etmiştir.

Eğer Türkiye “Faiz sebep, enflasyon sonuç” tezi uğruna bilimle ve ekonomik gerçekliklerle savaşmaya devam ederse, şu anda TUİK’e göre bile yüzde 50’lerde olan enflasyonun üç haneli rakamlarla telaffuz edilir hale gelmesi kaçınılmazdır.

Açıkçası çok emin olmamakla birlikte, bir ihtimal Cumhurbaşkanı da, Merkez Bankası da bu acı gerçeği gördükleri için ekonomik makuliyete dönmeye çalışıyorlar düşüncesine prim vermek istiyorum.

Ama öyle anlaşılıyor şairin dediği gibi “dönülmez akşamın ufkundayız” ve artık çok geç…

Galiba bu konuda hafızalarımızı tazelemekte yarar var; yıl 2016 dolar 3.51, yıl 2018 dolar 4.75, yıl 2019 dolar 5.64 ve yıl 2021 dolar 18… Sonrasını biliyoruz, 20 Aralık gecesi arka kapı yöntemiyle döviz satılarak dolar 10-11 aralığına çekildi ve ahali mutluluktan uçtu… Dolar şimdilerde yine arka kapı formülüyle 13-14 aralığında tutulmaya çalışılıyor. Bu maceranın en dramatik tarafı, iktidarın olup bitenleri bir ‘başarı hikayesi’ olarak ahaliye pazarlayabilmesidir…

Maalesef ekonomik gerçekliklerin aksine yazılmaya çalışılan başarı hikayesinin sonuçları hepimize ağır bir bedel ödemeye mahkum etmiş bulunuyor. 2021 Eylül ayında ekonomik kurallara riayet etmeden zoraki olarak başlatılan faiz indirimi yüzünden dolar çıldırmış, enflasyon artmış ve zamlar adeta yağmur gibi yağmaya başlamıştır.

Şimdi iktidar kendi hatalarıyla yarattığı elektrikten doğal gaza, gıdadan kiralara kadar her alandaki büyük zamlar karşısında çaresiz bir şekilde yol bulmaya çalışıyor.

Ama ne hikmetse ülke ekonomik anlamda büyük kayıplar yaşamasına rağmen, iktidar hamaset diline yaslanarak hala ülke ekonomisinin uçuşa geçmeye hazırlandığını söylemeye devam ediyor.

Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan dünkü konuşmasında yeni bir hamlenin arefesinde olduğumuzu belirterek umutlu bir gelecek vaadinde bulundu: “Yeni bir tarihi hamlenin hazırlıkları içindeyiz. Ülkemizin hamlık dönemini geride bırakıp pişme dönemine geçirmek için verdiğimiz mücadelenin son aşamasındayız. Osmanlı için bu sıçrama dönemi İstanbul’un Fethi idi. Bizim için de bu dönem, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisine sokma, yani 2023 hedeflerimize ulaşma, 2053 vizyonumuza kilitlenme sürecidir.”

Her ne kadar tünelin ucunda henüz bir ışık gözükmüyorsa da, umarız hayallerimiz gerçek olur…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.