• 27.03.2017 00:00
  • (1894)

 Haber müthiş.. Okunup, vay canına deyip  geçilecek gibi değil..

Üzerine doktora tezi yazılacak cinsten..

 Haber şu..

‘Emniyet teledolandırıcılarla mücadele için 55 milyonu bilgilendirdi..70 milyonun cep telefonuna 5 kez uyarı mesajı gönderdi. Buna rağmen dolandırıcılar 2016 yılı ve 2017 yılının ilk üç ayında  50 milyon liralık vurgun yaptı’

***

Emniyetin çalışması bu kadar değil..

Yerel yayın yapan 270 televizyon.. 824 radyo kanalı..

1677 yerel gazetede bilgilendirme yapılmış.. Uyarı yapılmış.. Nasıl dolandırdıkları anlatılmış..

Bu süre içinde 515 şüpheli yakalanmış.. Yargıya sevk edilmiş..

Yine de  bu işin önü kesilmemiş.. Yine de  dolandırıcılarla baş edilmemiş..

Neden?

***

Kimleri dolandırmışlar.. Garibanları mı? Hayır..

Dolandırılanlar arasında ünlü siyasetçiler var, ünlü profesörler var, diplomatlar var, hukukçular var, doktorlar var, polisler bile var..

 Peki nasıl dolandırmışlar?

Terör örgütü üyesi olmakla, terör örgütüne maddi yardım yapmakla tehdit ederek!..

Mesele diyorlarmış ki; terör örgütü banka hesabına girdi para aktardı, senin rızanla

olmadığını ispatlayamazsın bize şu kadar para ver yardım edelim..

Arayan dolandırıcı polisim diyor, savcıyım diyor, hakimim diyor.. Akan sular duruyor.. 

Neden?

***

Bu tür dolandırıcılık  Almanya’da olmuyor.. Fransa’da olmuyor, İngiltere’de olmuyor..

Türkiye’de oluyor..

Neden?

 Türkler çok mu saf..

Türkler çok mu salak..

Hayır.. İlgisi yok..

Mesele şu..  Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de kimse acaba terör örgütü üyesi damgası yer miyim diye  telaşa kapılmıyor ..

Türkiye’de  insanlar panikliyor.. Türkiye’de insanlar korkuyor..

Neden?

 ***

Türkiye insanların bir sabah terörist damgasıyla uyandığı ülke haline getirildi..

Kim getirdi?

 Bu ülkenin sözde polisleri, sözde savcıları, sözde hakimleri getirdi.. Yüzlerce insan polisin kumpasıyla, savcının tezgahıyla  hapse atıldı.. Binlerce insanın

telefonu dinlendi... Binlerce insan gözaltına alındı, sorgulandı, korkutuldu.

Fethullahçı devlet çetesi muhalifleri sindirmek, kurumları ele geçirmek için yaptı..

***

Ergenekon davasıyla başladılar.. Operasyon üzerine operasyon yaptılar.. Birbiriyle ilgisi olmayan insanları  aynı torbaya atıp örgüt üyesi ilan ettiler..

Kurumları çökertmek için onlarca sahte dava açıldı..

***

Üniversiteleri zaptı rap altına almak içinde aynı yöntemi uyguladılar..  Gençler bir günde adını ilk defa duydukları örgütün üyesi oldular..

 İnsanlar yıllarca neyle suçlandıklarını bilemedi, öğrenemedi..

***

Bırakın gerisini..  Bu ülkede genelkurmay başkanı terörist damgası vurularak hapse atıldı..

 İnsanların ‘terörist’ lafını duyunca paniğe kapılması..

Dolandırıcının tuzağına düşmesi şaşırtıcı değil..

Emniyet elinden geliyor ama yetmez..

Ülkede iklimin değişmesi lazım..

Önce tutukla sonra gerisine bakarız  döneminin bitmesi lazım..

İddianame hâlâ yok

Yukarıdaki  yazıda dedik ki; insanlar yıllarca neyle suçlandıklarını öğrenemediler.. 

O dönem bitti mi?

Maalesef hayır..

 Mesela, hapisteki gazeteci arkadaşlarımız, neyle suçlandıklarını bilmiyor..

Biz de bilmiyoruz..

Öğrenmemizin tek yolu var.. İddianamenin yazılması..

Savcılar nedense(!) yazmıyor..

***

Biliyorum.. Hapisteki gazeteci arkadaşlarımın da tek istediği bu.. İddianamenin bir an önce yazılması..

Cumhuriyet’teki arkadaşların.. Murat’ın da, Kadri’nin de, Akın’ın da, Güray’ın da, Turhan’ın da, Musa’nın da, Bülent’in de, Mustafa Kemal’in de, Önder’in de, Ahmet Şık’ın da..

Tek istedikleri bu..

İddianamenin yazılması..

***

Sadece onlar mı?

Ahmet Altan da, Mehmet Altan da..

Nazlı Ilıcak, Şahin Alpay, Mümtaz’er Türköne de,

Ali Bulaç da, diğerleri de iddianame bekliyor..