• 28.04.2017 00:00
  • (2020)

 11 ay önce AKP’ye genel başkan oldu..

22 Mayıs 2016’da..

21 Mayıs 2017’de bırakıyor..

***

Binali Bey’in bir yıllık genel başkanlık serüvenine bakarsak; bi oh diyemedi..

Bir gün bile genel başkan olmanın..

Bir gün bile başbakan olmanın tadını çıkaramadı..

Daha koltuğuna ısınmadan, daha ‘Başbakanım’ hitabına alışmadan, darbe girişimi oldu..

Toz duman kalktı..

Her gün operasyon.. Her gün tutuklama.. Her gün yeni iddialar..

Ordu allak bullak oldu..

Olağanüstü hal falan derken, Suriye’de işler karıştı..

IŞİD’in Gaziantep’te kına gecesine canlı bomba göndermesi bardağı taşırdı..

50 kişi öldü..

Sineye çekilecek gibi değildi..

Sonunda Fırat Kalkanı operasyonu başladı.

***

Ankara gece gündüz Fırt Kalkanı ile uğraşırken.. Siyaset Suriye’ye odaklanmışken, MHP gündemi içeriye çekti.. Başkanlık sistemi çağrısı yaptı..

İktidar partisi üzerine atladı.. Yoğun Meclis mesaisi başladı..

Bir yandan Meclis’teki anayasa görüşmeleri, öte yandan

El Bab’da verilen şehitler, cenaze törenleri..

Uykuya vakit bırakmadı..

Meclis’ten referandum kararı çıkınca Binali Bey için il il, ilçe ilçe dolaşmak farz oldu..

Bir baktık ki; Binali Bey sabah bir ilde, öğlen başka ilde..

Akşam mutlaka televizyonda..

***

Bu işte bitti, dinlenmeyi hak etti denilecekti ki; AKPM’nin Türkiye’yi küme düşüren kararı geldi..

Binali Bey’i şimdi de Avrupa mesaisi bekliyor..

Ya havayı yumuşatacak, orta yol bulacak ya da köprüleri atacak..

Zor karar..

İnsanın gözüne uyku girmez..

***

Binali Bey 21 Mayıs’ta genel başkanlığı bırakıyor ama sürpriz olmazsa 2019’e kadar başbakan..

Ama görünen o ki; başbakan olmanın keyfini çıkaramayacak..

Korkarım, sakin güne uyanamayacak..

Teşekkür mitingleri

Henüz düşünce aşamasındaymış, karar verilmemiş..

CHP lideri Kılıçdaroğlu teşekkür mitingleri yapmayı planlıyormuş..

Daha doğrusu, toplantılar diyelim..

İl il, ilçe ilçe dolaşarak..

Referandumda da yaptığı gibi..

İlçe mitingleriyle, salon toplantılarıyla..

Amaç ne dedim?

Yüzde 49’a yakın hayır oyunu canlı tutmak için dediler..

Yüzde 49’a kazandık duygusu yaşatmak için dediler..

Yüzde 49’a bu işin bitmediğini anlatmak için dediler..

Yüzde 49’u tek çatı altında toplayabilmek için dediler..

Hayırlısı dedim..

İslamcı cephede büyük kavga!..

Referandum öncesi başlamıştı..

Referandumda MHP’nin desteğine rağmen..

Muazzam evet kampanyasına rağmen..

Yer gök, dağ taş evet afişleriyle donatılmasına rağmen..

‘Evet’ten başka ses çıkmamasına rağmen..

Yüzde 51.4’te kalınması muhafazakâr/İslamcı kesimde tartışma başlattı..

***

İçlerindeki hainleri (!) aramaya başladılar.. Kripto hayırcıları, davaya zarar verenleri satır aralarında eleştirinin ötesinde doğramaya giriştiler..

Laf çakmalar, alttan vurmalar, örtülü suçlamalar öyle boyuta geldi ki; iktidara yakın Star gazetesi başyazarı Ahmet Taşgetiren bu duruma yetti artık diyerek isyan etti..

Aynen şöyle yazdı:

‘Ya bana ‘Tayyip Erdoğan sizin bildiğiniz Tayyip Erdoğan değil’ deyin ve bir süredir Ak Parti’nin ilk çıkışta farklı toplum kesimlerini kuşatmak amacıyla ‘Muhafazakâr demokrat’ diye formatladığı görece ılımlı dilin bile ötesine geçip ‘Dolu dizgin’ bir üsluba geldiğinin hangi manaya geldiğini izah edin, ya da Tayyip Erdoğan’ın üzerinden İslamcılara savaş açmayı bırakın.

Nereden geldikleri ve şimdi ne oldukları bilinmeyen bir grubun paçalara saldırması yetti artık. Her gün duvar dibi yaratıklarının ortalığa çamur taşımaları yetti.’