• 24.05.2017 00:00
  • (1772)

 Korku salma anlamında..

Yaftalama anlamında..

İnsanların canı acıtma anlamında..

Anlatayım..

Bir zamanlar Ergenekon’la yatıp Ergenekon’la kalkıyorduk.. Her gün operasyon, her gün gözaltı, her gün tutuklama..

İlgili ilgisiz..

‘Ergenekon terör örgütü üyesi olmadığı halde Ergenekon terör örgütünün görüşleri doğrultusunda…’ diye başlayan cümlelerle yüzlerce insan hapse atıldı..

Neyse suçlandıkları söylenmedi.. Dosyaya gizli damgası vuruldu, avukatlarına da gösterilmedi..

Neler oluyor diye soran..

Bu kadarı da fazla diye itiraz edenler, bir sabah polis benim de kapımı çalacak endişesiyle mini bavullarıyla uyudular..

Türkiye o haldeydi..

Türkiye o günleri yaşadı..

**

Evet, bir sabah herkes Ergenekoncu yaftasıyla uyanabilirdi..

Ergenekoncu yapılabilirdi..

Birbirini tanımayan.. Bırakın tanımayı, bir araya gelmesi mümkün olmayan.. Birbirine kötü gözle bakan insanlar aynı örgütün üyesi yapıldı..

Ergenekoncu denildi mi akan sular duruyordu..

***

Gelelim Fethullahçı örgüte..

FETÖ yok mu?

Var tabii.. Hâkimiyle, savcısıyla, polisiyle, askeriyle, valisiyle, kaymakamıyla, bürokratıyla, akademisyeniyle, siyasetçisiyle var..

Terör örgütü demek literatüre ne kadar doğru soru işareti..

Çünkü, FETÖ’ye terör örgütü demek hafif kalır.. Devlet için de devlet kurmuşlar..

Meselenin bu yönü ayrı..

Benim dikkat çekmeye çalıştığım yönü farklı..

Dışa yansımaları.. FETÖ ile ilgisi olmayan kişilere bulaşması..

Bulaştırılması..

Ergenekon’a benzemeye başlaması..

Şimdi de.. ‘FETÖ üyesi olmamakla birlikte FETÖ’nün görüşleri doğrultusunda..’ diye başlayan cümlelerle insanlar tutuklanmaya başladı..

Yine insanlar..

Fakat ne yazık ki aynı insanlar..

Ergenekon sürecinin korku ikliminde nefes almakta zorlanan insanlar..

Yine minik bavullarını hazırladılar, bir sabah polis benim de kapımı çalabilir endişesiyle uykuya dalıyorlar..

Ergenekon’un yerini FETÖ aldı demem bundan..

Keşke söylediğine kulak verseydiniz

Geçenlerde 1980’lerde Türk Dünyası Araştırma Vakfı’nı kuran, vefatına kadar başkanlığını yapan.. Kendini Türk dünyasına adayan Prof. Dr. Turhan Yazgan için belgesel yapıldı..

Belgeselin gala gecesinde Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş da bir konuşma yaptı..

Ve dedi ki;

‘Türk dünyasında Sovyetler’in özellikle dağılmaya başladığı dönemde FETÖ tehlikesini ilk anlayan birisinin de Turhan Yazgan Hoca olduğunun altını çizmek isterim. O zamanlar çok açık bir şekilde bu tehdidi söyler. Bunun sadece Türkiye için değil, Türk dünyası için de bir tehdit olduğunu bütün çevresine açık bir şekilde ifade ederdi.’

***

Derim ki; bugün Turhan Yazgan’ı anarken hoca uyarmıştı.. Hoca tehlikenin farkına varmıştı diye öveceğinize..

Keşke söylediğine kulak verseydik diye dövünseniz daha iyi, yerinde olmaz mı?

Deniz Seki’nin yanlış hesabı!.

8 Haziran’da tahliye oluyor.. Saat: 18.00’de..

Cezaevi yönetimine başvurmuş.. 20.40’ta beni bırakın demiş..

Niye?

Efendim, kendisini izleyen muhabirler iftarını açsın diyeymiş.. Aç kalmasınlar diyeymiş..

Deniz Seki’nin hesabı yanlış..

18.00’de çıksa; iftara kadar evine varır, muhabirler fotoğraflarını çeker, haberlerini yazar..

20.40 ise tam iftar vakti..

Ezan vakti..