• 1.02.2017 00:00
  • (1835)

 15 Temmuz gecesi öyle mantıksız, öyle saçma sapan durumlara tanık olduk ki; ister istemez bu ne biçim darbe dedik..

Sadece biz değil..

Darbeye kalkışanların bir kısmı da bu ne biçim darbe diyor..

Sanık eski Tuğgeneral Evrim (4. Ana Jet Üs Komutanı) savunmasında ‘Darbeye akşam saatlerinde başlanması ne kadar amatörce planlandığını gösteriyor‘ demiş..

‘8 bin kişiyle darbe yapılmaz’ diyerek planlayanlara kızmış..

İyi de darbeyi kim planladı?

***

Kim planlamışsa (henüz öğrenemedik) altın vuruş yapmak istemiş..

Altın vuruş!..

Ülkeyi yönetenler esir alınırsa, kilit noktalar ele geçirilirse, ağır silahlara el konulursa, kan dökerek toplum sindirilebilirse ancak!.

Mısır darbesini örnek almış olmasınlar!.

***

Esas soru şu.. Darbecilerin çoğu Silahlı Kuvvetler’de önemli görevdeydi.. Etkin makamları işgal ediyorlardı.. İçlerinde 160 general vardı.. Albayları, binbaşıları saymıyorum..

***

Genelkurmay’ı ele geçirmişlerdi..

Havasıyla, karasıyla, deniziyle TSK neredeyse onlardan sorulur hale gelmişti..

Hal buysa, neden darbe girişimi!.

***

Soru mantıklı.. Ama kazın ayağı başka..

Devletin kılcal damarlarına giren, hâkimiyle, savcısıyla, polisiyle, istihbaratçısıyla, valisiyle, kaymakamıyla, öğretmeniyle, teknokratıyla, akademisyeniyle, bürokratıyla, medyasıyla paralel devlet kuran FETÖ çözülmeye başlamıştı..

Fethullahçılar deşifre oluyordu..

Hususiler veya kilit isimler yurt dışına kaçmıştı.. Gizli haberleşme ağları (ByLock) çözülmüştü.. Hücreler ortaya çıkarılıyordu..

***

Sıra TSK’ya gelmişti..

TSK’da hangi generalin hangi subayın Fethullahçı olduğu isim isim biliniyordu..

Çember daralmıştı..

Fethullahçı generallerin, albayların, binbaşıların, yüzbaşıların önce orduyla ilişkisi kesilecek (YAŞ kararlarıyla) sonra terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla tutuklanacaklardı..

Terör üyesi olmaktan yargılanacaklardı..

***

15 Temmuz darbe girişiminin nedeni buydu..

Altın vuruş!..

Erkene çekilmesinin nedeni bence tamamen telaş.. Bu kararı veren ‘Zaten sonumuz hapis, kurtuluşu yok, ya kazanırsak’ diye mi düşündü!..

Gezi unutulmaz

Gezi eylemlerinin üzerinden dört yıl geçti..

Dünyanın gördüğü ilk lidersiz sivil protesto eylemiydi..

İnsanları hayran bırakan, dünyanın ilgisini çeken, 60 yaşındaki, 70 yaşındaki insanları ‘Orada ne oluyor, biz de görelim’ diye Taksim’e koşturan, şarkılarıyla, türküleriyle, klasik müzik konserleriyle, halaylarıyla, üç öğün dağıtan karavanayla festival havasında geçen protestoydu..

Dünyanın gördüğü en barışçı eylemlerinden biriydi..

Hayatında ilk kez eylem yapmaya kalkan gençlerin eylemiydi..

Sloganlarda zekâ vardı, espri vardı, kalite vardı..

Eğitimli gençlerin protestosuydu..

Tarihteki yerini aldı.. Sosyolojinin inceleme alanına girdi..

***

Çatapata kısmına girmiyorum.. O kısmının Gezi’yle ilgisi yok.. Sonradan Fethullahçı oldukları anlaşılan polislerin orantısız güç kullanmasını fırsat bilen radikal örgütler (onları da kimin örgütlediği yakında çıkar ortaya) sahne aldı..

Günlerce polisle çatıştılar.. Sonradan anlaşıldı ki; Fethullahçı polislerle radikal örgütlerin amacı aynıymış; kaos!.

***

Gezi ruhu öldü mü?

Ölmez.. Gezi unutulmaz..