• 24.06.2017 00:00
  • (1835)

 Adalet yürüyüşünün sekizinci günü bitti.. Bugün dokuzuncu gün..

İktidarcı yazarlar umduğunu bulamadı..

Daha doğrusu, ekmek çıkmadı..

Ellerini ovuşturarak bekliyorlardı.. CHP bi tökezlese.. Yürüyüş fiyasko olsa..

Ne bileyim..

İtiş kakış olsa.. Demokrasi dışı sloganlar atılsa.. Sağa sola dalaşılsa.. Adalet yürüyüşüne adaletsizlik gölgesi düşse..

Hiçbiri olmadı, muhalefete muhalefet etmeyi görev edinen yazarlara ekmek çıkmadı..

***

İnsanlar halay çekti, insanlar türkü söyledi, insanlar kol kola girip kilometrelerce yürüdü.. Adalet yürüyüşünün seyir defterine leke düşmedi..

Ama karşı çıkmak lazım..

Ama yürüyüşü itibarsızlaştırmak lazım.. 

***

Ne yapmak lazım!.

Ne adaleti desen!. Mahkemeler adalet dağıtmıyor mu diye sorsan!.

Komik kaçar..

Sorarsın sormasına da izah edemezsin..

Adalet için yürüyüş mü olur’ diye posta atsan!.

Adalet için olmazsa ne için olur sorusuna cevap veremezsin..

Adalet yürüyerek aranmaz, mahkemede aranır desen!.

Onlar da mahkemede arayamadığımız için yürüyoruz zaten derlerse..

***

Zor bi durum tabii..

Türkiye’de adaletin olduğunu anlatmak zor.. Bırak başkasına, kendine bile anlatamazsın.. Kendini bile ikna edip iki satır döktüremezsin..

Mesela..

Tutuklanan Sözcü’deki gazeteci arkadaşlar için ne diyeceksin?

Hadi söyle..

‘Cumhur-başkanı şu otelde tatil yapıyor’ diye haber yaptıkları için tutuklanan ilk gazeteci onlar..

Guinness Rekorlar Kitabı’na girecekler..

***

236 gündür tutuklu olan, en az 24 Temmuz gününe kadar tutuklu kalacakları kesin olan Cumhuriyetçi gazeteciler için ne yazacaksın?

Hadi yaz; zor!.

174 gündür hapis yatan Ahmet Şık için o zaten kripto FETÖ’cüydü de bakayım!..

Dilin tutulur; diyemezsin!.

***

Duruşma başladı.. Mehmet Altan’ın, Ahmet Altan’ın savunmalarını izliyorsunuzdur.. İddianameyi delik deşik ettiler.. İddianamelerin baştan savma, çalakalem yazıldığını, tutarsız olduğunu ortaya koydular..

Suçlama var, delil yok..

Savunmaları hukuk dersiydi.. Adalet dersiydi..

Hadi, karşı çık..

Hadi, iddianameleri savun..

***

Memlekette yargının hali böyle olduğu için ‘adalet yürüyüşü’ toplumda karşılığını buldu..

Ne yapmak lazım?

Adalet yürüyüşüne laf söyleyemiyorsak, CHP’ye çakmak lazım!..

***

CHP zaten darbecidir..

CHP tarihinin sayfaları darbecileri göreve çağırmakla doludur..

Zinde güçleri severler..

Genel başkanları zaten kasetle geldi..

Onların işleri güçleri askeri kışkırtmaktır..

Adalet bahane, FETÖ’cü askerleri kurtarmak istiyorlar..

***

Yaz yazabildiğin kadar; atış serbest..

Bazı üniversitelerin genlerine uymuyor

Nedir o diyeceksiniz?

Dışarıdan müdahale.. Bazı fakülteler kabul ediyor, bazı fakülteler etmiyor..

Geleneği olanlar, yıllara dayalı demokrasi hafızası olanlar içine sindiremiyor..

***

İzah edeyim..

Biliyorsunuz, 15 Temmuz darbe girişiminde sonra darbeyle mücadele için OHAL ilan edildi.. Hükümete OHAL’e bağlı KHK yetkisi verildi..

İktidar KHK ile (darbeyle ne bağlantısını bulmuşlarsa!) üniversitelerde rektör seçimini kaldırdı..

***

 (Bu arada şunu da belirteyim.. Rektör seçimi garabetti.. Koca koca profesörler, doçentler, doktorlar, akademisyenler rektörlerini seçiyorlarmış gibi yapıyorlardı ama aslında seçemiyorlardı. Düzeltileceğine daha da kötü oldu..)

***

Boğaziçi’nin seçilmiş rektörü Barbarosoğlu’ydu.. Yerine seçime bile girmeyen Mehmet Özkan atandı..

Özkan okulun yabancısı değil..

Boğaziçi geleneğinden geliyor.. 1986 mezunu..

Öğrenciler yine de bu durumu kabul etmedi.. Bizden biriymiş diye sineye çekmedi..

***

Dün diploma töreni vardı..

‘Kayyum rektör istemeyiz’ pankartlarıyla protesto ettiler..