• 20.07.2017 00:00
  • (1797)

 İktidar partisi halkın nabzını tutmak için anket yaptırmış..

Soru şu: Adalete güven duyuyor musunuz?

Yanıt verenlerin yüzde 50’si evet demiş..

Güveni-yorum..

Yüzde 50’si hayır demiş..

Güvenmiyorum..

Bu sonucu nasıl okumalıyız?

İki türlü bakabiliriz..

BİR: Referandum sonucunun benzeri, hayırcılar yine hayır demiş, evetçiler yine evet demiş; ideolojik, iktidara bakışla ilintili.. Sonuç gerçekçi değil..

İKİ: Yüzde 50, yüzde 50 çok anlamlı bir oran.. Toplum yargı konusunda karnıyarık gibi ortadan ikiye bölünmüş.. Birinin adaletli bulduğu kararları öteki adaletsiz buluyor..

***

Birinci yorumu kabul edersek işin kolayına kaçarız.. Sorun yokmuş gibi davranırız..

Adalet bu..

Dayanağı güvendir.. Siz ne kadar adaletli olursanız olun, siz ne kadar hukuka uygun karar verirseniz verin, toplumdaki algı başkaysa hiçbir işe yaramaz..

Adaleti sağlayamazsınız..

***

Bakın bu.. İktidarı beğeniyor musun, beğenmiyor musun sorusu gibi bir şey değil..

İktidarı kimi beğenir, kimi beğenmez..

Kimi destekler, kimi desteklemez..

Bu oran bazen yüzde 50’ye yüzde 50 olur.. Hatta beğenme-yenlerin oranı yüzde 60’lara, 70’lere çıkabilir..

Bu o anki saptamadır.. O an için seçmen tercihinin yansı-masıdır.. İlk seçimde sandığa yansır yansımaz; ayrı bir şey..

Adalet başka şey..

Adalet devletin temeli.. Devletin temeli üzerinde tartışma olmaması gerekir..

Çünkü gidilecek başka kapı yok..

Siyasal iktidar haksızlık yapabilir, güvenlik birimleri haksızlık yapabilir.. Kasıtlı davranabilir..

İdari yapı haksızlık yapabilir.. İdeolojik davranabilir..

Bütün bunlara karşı gidilecek tek yer var..

Yargı.. Adalet..

Adaletin adalet dağıtmadığına, adalet mekanizmasının adil olmadığına inanç yüzde 50 ise, iktidarın yaptırdığı anketten bu sonuç çıkıyorsa, acilen el atılması gereken büyük bi sorun var demektir..

Yabana atılamaz!..

Yeni Adalet Bakanı’nın ilk işi bu olmalı.. Güven sağlayıcı önlemler!.

***

Son bir not..

Yargının içinden imama bağlı yargı çıkması, 4 bin 251 hâkim ve savcının ihraç edilmesi, ‘adalet’in masaya yatırılması için başlı başına neden değil mi?  

Beş maddede kabine analizi

BİR: Değişmeyen tek Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek oldu.. İktidar ‘Ekonomiyle oynamaya gelmez, piyasalar belirsizliği kabul etmez’ demiş oldu..

***

İKİ: Adalet tartışmasının yapıldığı şu günlerde Adalet Bakanı’nın değişmesi önemli, anlamlı..

Bekir Bozdağ uzun süredir Adalet Bakanı’ydı.. Neredeyse yüzü ve üslubu bakanlıkla özdeşleşmişti..

Bakanlık yüz ve üslup değiştiriyor denilebilir..

***

ÜÇ: Tuğrul Türkeş’in ayrılması.. Türkeş, Davutoğlu’nun kurduğu seçim hükümetine MHP’den yollarını ayırarak katılmıştı.. Seçimden sonra kurulan hükümetlerde de (ülkücü kanadı temsilen) kaldı.. Bahçeli’nin sert muhalefetine karşı kalkan görevi üstlenmişti.. Bahçeli iktidarla anlaştı.. Bahçeli muhalefeti bıraktı.. İktidar ortağı oldu.. Türkeş’e gerek kalmadı..

***

DÖRT: Sağlık Bakanı’nın değişmesi.. Recep Akdağ sağlık reformu yapan isimdi.. Sağlık iktidarın övündüğü konuların başında geliyor.. Hastaneleri hastalara açan isim olarak anıldı.. Bir süre sonra (kuş gribi aşısı tartışmasıyla) geri çekildi.. Yerine Müezzinoğlu geldi.. Sağlık alanında şikâyetler başlayınca Recep Akdağ bakanlığa geri döndü.. Başka göreve kaydırılması anlamlı..

***

BEŞ: Yeni kabine yeni imaj demek, yeni başlangıç demek.. Bu değişiklik hükümetin yorulduğunu, taze kana ihtiyacının olduğunu gösterdi..