• 22.07.2017 00:00
  • (1665)

 Siyaset kulislerinde konuşu- lanları aktarayım..

Bir grup, 2019’dan önce seçimin olacağını iddia ediyor.. Önümüzdeki ilkbaharda veya sonbaharda.. Ama genel kanı 2018’in nisan-mayıs aylarında olacağı..

En geç 2018’in ekim-kasım ayı..

Bunu söyleyenler neye dayanıyor derseniz..

Yedi gerekçeleri var..

***

Birincisi, kabine değişikliği.. Yeni kabinenin seçime hazırlık hükümeti görünümünde olması.. Bu havanın iki yıl sürmeyeceği..

***

İkincisi, Cumhurbaşkanı’nın altı aylık eylem planını açıklamaması.. Deniliyor ki; iki ay oldu, yol haritasını hâlâ açıklamadı.. Toplumun taleplerini karşılayacak projeler sunacağı iddiası vardı.. Beklemesinin nedeni seçim hesapları.. Eylül başında açıklarsa bilin ki seçim nisan ayında..

***

Üçüncüsü; ekonomide görece iyileşmeler var ama bıçak sırtı.. 2019’un kasım ayına ulaşması zor.. Daha doğrusu, riskli.. Bahara kadar seçim ekonomisi uygulanabilir.. Türkiye kaldırır..

***

Dördün-  cüsü; Meclis içtüzük değişikliğinin acilen yapılması.. Muhalefetin etkisi kırılarak yasaların yeni sisteme uyumu hızla sağlanacak.. Altı ayda bitirilecek..

***

Beşincisi; OHAL’le seçime gitmek iktidarın işine gelir.. 2019’un kasımına kadar OHAL’i taşımak zor.. Cumhurbaşkanı uzak olmayan gelecekte kalkabilir derken aslında erken seçim sinyali verdi..

***

Altıncısı;  FETÖ ile mücadele sürerken.. FETÖ tehlikesi sıcaklığını korurken.. FETÖ davaları karar aşamasına geldiği dönemde seçime gidilmesi iktidarın hanesine artı puan yazar..

***

Yedincisi; Yerel seçimin Cumhurbaşkanı seçiminden önce yapılması iktidarın işine gelmez.. Yerel seçimde başka faktörler de devreye girer.. Bu yüzden Cumhurbaşkanı seçimi erkene çekilecek..

***

Bu gerekçelere katılır mısınız; bilmiyorum..

Bir kısmı iddia edildiği gibi seçim kokuyor.. Ama Cumhurbaşkanı’nın ülkeyi dileği gibi yönetmek için erken seçime ihtiyacı var mı sorusu yanıt bulamıyor..

Cuma hutbeleri..

Geçen gün IŞİD’in insanları nasıl kandırdığını, nasıl canlı bomba yaptığını, nasıl öldürmeye ve ölüme yolladığını yazdım..

Beyinlere yolladıkları mesaj şu; ‘Önünde cennet, arkanda kokuşmuş dünya. Resulün intikam günü. Hurilerle buluşma günün’.

Ve dedim ki; Diyanet’e çok iş düşüyor..

Bardakoğlu’ndan alıntıyla..

“Dünyanın imarına, insanlığa, barışa hizmet eden her davranışın ibadet olduğunu, İslam’ın dünyada yaşansın diye gönderildiğini, dinin melankoli ve gözyaşı olmadığını anlatmalı” dedim..

Bir arkadaşım aradı..

Cuma hutbeleri ne güne duruyor dedi, ekledi; IŞİD gibi yapılarla mücadele cuma hutbeleriyle yapılmalı..

Haklı..

Müslümanlığın sadece ibadet olmadığı anlatılmalı..