• 1.02.2017 00:00
  • (1929)

 Anayasa değişikliğine göre, artık Cumhurbaşkanı’nı (başkanı) seçeceğiz.. O kurduğu kabineyle ülkeyi yönetecek..

Başbakan olmayacak..

Partilerin yürütmeyle ilgisi kesilecek.. Milletvekillerinin faaliyeti yasamayla sınırlı olacak..

Bu küçük hatırlatmadan sonra konuya girelim..

***

Referandumdan sonra dillere pelesenk olan bir söz var.. Diyorlar ki; artık iktidar olmak için yüzde 50 + 1 oy gerekiyor..

İş daha çetin, iş daha zor..

Siyasetçiler söylüyor..

Siyaset yorumcuları söylüyor..

Televizyona çıkan tartışmacılar söylüyor.. Sokaktaki vatandaş söylüyor.. Taksici söylüyor..

Herkesin dilinde aynı sözcük, ülkeyi yönetmek için yüzde 50 +1 oy gerekiyor..

Ben diyorum ki; Gerekmiyor..

***

Gerekmiyorsa Cumhurbaşkanı neden artık eskisi gibi değil, yüzde 50+1 lazım diyerek teşkilatlarına çok çalışacaksınız talimatı verdi diyeceksiniz..

Söyleyeyim..

Teşkilatını diri tutmak için..

Seçimi birinci turda kazanmak için..

Ekrana çıkanlar da yüzde 50+1 üzerinden siyasi hesaplar yapıyorlar..

Yüzde 50+1’i çok fazla önemsiyorlar..

Şöyle bi hesap yapalım..

Diyelim ki; Cumhurbaşkanı (başkan) seçimi için dört aday yarıştı..

Birinci sırada gelen yüzde 42 aldı..

İkincisi yüzde 33..

Üçüncüsü yüzde 15.. 

Dördüncüsü yüzde 10..

***

İkinci turda iki aday yarışacak, sandığa gitme oranı yüzde kaç olura olsun içlerinden biri mutlaka yüzde 50+1 alacak..

Somut örnek.. Mısır’da Mursi yüzde 25.5’le Cumhurbaşkanı oldu.. Yüzde 25.5’le ikinci tura kaldı, mecburen yüzde 50’nin üzerine çıktı..

***

Son üç dört seçime bakalım..

2007 seçiminde AKP yüzde 46.4 aldı.. 2011’de yüzde 49.9..

2015 Kasım seçiminde yüzde 49.3’le..

7 Haziran seçiminde yüzde 40.9 oy almasına rağmen hükümet olamadı..

***

Şimdi deniliyor ki yeni sistem en azından seçmenin yarısından fazlasının oyunu almak zorunda..

Değil..

Yeni sistem yüzde 30’larla mutlak iktidarın kapısını açtı..

Hukuk da olmaz Demokrasi de.. 

102 kişinin öldüğü Ankara Garı saldırısının üzerinden iki yıl geçti..

Sadece dokuz kamu görevlisi hakkında soruşturma açılmasına izin çıktı..

Emniyet müdürlerinin..

Valilerin ihmali var mı?

Öyle ya.. Canlı bomba Türk.. IŞİD’in Türkiye yapısından.. Adıyaman’da örgütlenmiş, bombaları yükleyip Ankara’ya gelmiş, katliam yapmış..

Devletin ruhu duymamış.. Ne MİT istihbar etmiş ne polis..

***

Gerçi, 15 Temmuz darbesini bile öğrenememişlerdi, darbeciler sokağa çıktıktan sonra darbeden haberleri olmuştu..

Bizim gibi, sizin gibi..

Neyse, bu ayrı konu..

Ankara saldırısı da 15 Temmuz kalkışması gibi göz göre göre gelmiş..

Peki, en büyük mülki idare amirlerinin ihmali yok mu?

Valilerin..

Dönemin Adıyaman Valisi ile Ankara Valisi’nin..

Var veya yok bilemem.. Bilmek için araştırmak, soruşturmak gerekir..

***

İçişleri Bakanı izin vermiyor..

Sonra diyorlar ki burası hukuk devleti..

Sonra diyorlar ki demokrasi konusunda neyimiz eksik..

Ekran yasağı, konuşma yasağı

Hawaii’nin başkenti Honolulu’da başladı; dünyaya yayılır..

Hayırlı bir karar almışlar.. Karşıdan karşıya geçerken, yolda yürürken, cep telefonundan mesaj atmayı yasaklamışlar.. Yolda yürürken bakıyorum, insanların yüzde 20’si önüne bakıyor... Yere değil, telefonuna.. Hem yürüyorlar hem yazışıyorlar..

Diyorum ki; İstanbul Belediyesi de bir öncülük yapsa.. Otobüslerde telefonla konuşmayı yasaklasa..

Para cezası getirse..

Otobüse binen kulaklığı takıyor (en çok kızlar), başlıyor arkadaşlarıyla konuşmaya.. Geçenlerde bir kadın yanımda yemek tarifi yaptı ya.. Hiç susmuyorlar.. Dayanılır gibi değil..