• 15.10.2017 00:00
  • (1581)

 Pazar pazar gençlerin canını sıkacağım ama çare yok..

Konuşmamız lazım..

Tartışmamız lazım..

YÖK üniversite giriş sınavıyla uğraşıyor ama temel mesele o değil..

 

Mesele ne?

Mesele, gençlerin dört yıl boyunca işsiz kalmak için okuması..

Mesele, gençlerin dört yılın sonunda hayal kırıklığına uğraması..

Mesele, üniversite mezunu işsiz sayısının her yıl katlanarak artması.

Mesele, fakültelerin büyük çoğunluğunun binadan ibaret olması..

Meselenin anası bu..

Bizim YÖK ne ile uğraşıyor?

Sınav sistemini değiştirmekle..

 ***

Üniversiteye gitmek isteyen önce mart ayında YGS sınavına giriyordu.. 180 puanı alan haziran ayında LYS sınavına giriyordu..

Kimi sosyal, kimi fen alanını seçiyordu..

YÖK birdenbire bu sistemi değiştirdiğini açıkladı.. 2018 yılı sınav takvimi açıklandığı halde..

Ne yaptı?

Soru sayısını azalttı, YGS ile LYS’yi aynı güne aldı.. Sabah birine, öğleden sonra birine gereceksin, olacak bitecek..

Adını da değiştirdiler, işlem tamam..

Hangi ihtiyaca cevap verecek derseniz, orasını sormayın!.

 ***

180 barajı yine kalıyor.. Öğrenci birinci sınavda 180 alıp almayacağına kendi karar verip ikinci sınava böyle girecekmiş..

Çok iyi oldu, süper oldu, tam da istenen buydu diyen eğitimci duymadım..

Çünkü yapılan bilimsel değil!.

Çünkü yapılanın mantığı yok!.

Neyse, meselemiz bu değil..

Meselemiz daha büyük..

***

Hürriyet’te Vahap Munyar Esas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emine Sabancı Kamışlı ile konuşmuş..

İlk Fırsat adlı proje yapmışlar.. Amaç; gençleri sivil toplum kuruluşlarında çalıştırarak hayata hazırlamak, deneyim kazanmalarını sağlamakmış..

Neden bu işe soyunmuşlar?

İşte burası önemli..

Kamışlı’nın dediği şu..

‘Esas Sosyal’ı kurduğumuz 2015 yılında üniversite mezunlarının işsizlik oranı yüzde 24’tü. 2016’da yüzde 28, bu yıl yüzde 35’e çıktı.’

 ***

Dikkatinizi çekerim; üniversite mezunlarının yüzde 35’i iş bulamıyor..

Neden?

Kamışlı’dan aktarayım.. Demiş ki..

‘Şirketler ilk 10-15 dışındaki üniversite mezunlarını işe almıyor. Yeni mezunlara 2-3 yıllık deneyim soruyor.’

Yani.. Tanınmış üniversiteyi bitirmeyenin yüzüne bakılmıyor..

***

İktidar neyle övünüyor?

Her kente üniversite kurmakla..

O üniversiteleri, o fakülteleri özel sektör tanımıyor.. O fakültelerden mezun olanlar (torpilli değilse)

sınavı kazanıp kendini devlet kapısına atamıyor..

Okumuş olmak için okuyor..

Aslında gittiği fakültede yeteri kadar akademisyen olmadığı için, okuyamıyor da..

***

YÖK’ün ele alacağı en önemli mesele bu..

Ya fakültelerin içini dolduracak ya da bazılarını kapatacak, birleştirecek; kalite katacak..

Sınavı bir sene böyle, bir sene şöyle, öteki sene başka türlü yaparak siyasal güce hoş görünmek için formül üretmeye çalışarak bu durumu düzeltemez..

Can sıkmak istemem ama inanın gençlere yazık oluyor..

İyi pazarlar..