• 26.10.2017 00:00
  • (1622)

 İstanbul gitti.. Bursa gitti..

Niğde ve Düzce gitmişti..

Ankara cumartesi gidiyor..

Balıkesir ‘Gitmek mi zor kalmak mı zor, o kararı gel de bi bana sor’ havasında.. İktidara yakın yazarlar pazartesi o da gidecek diyorlar..

 

Arkası gelir mi?

İstanbul’un, Ankara’nın, Bursa’nın ilçelerinden tırpan yiyen olur mu?

Veya başka illerden..

Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı şapkasıyla ‘Gündemimizde değil ama olmayacak anlamına da gelmez’ dedi..

Bu sözün tercümesi şu.. Demek ki olacak!.

***

Siyaset kulislerindeki mevzu şu..

Eskiden Saray’a davet edilen başkan havasını atardı.. Reis beni çağırdı, özel görüşeceğiz diye yedi düvele duyururdu..

Hele bi de baş başa fotoğraf çektirmişse..

Cakasından geçilmezdi..

Şimdilerde tam tersi.. Saray’dan gelen telefon başkanlar için hayırlara vesile değil..

Ama artık Saray’dan telefon gitmez, bundan sonra istifa ettirme süreci genel başkan yardımcıları düzeyinde yürür deniliyor..

 ***

Başkanlar gidince iktidar partisi rahatlayacak herhalde.. İktidar partisi rahatladığı için siyaset de rahatlayacak.. Siyaset rahatladığı için iktidara yakın yorumcular da derin bi nefes alacak..

Bir ara ya direnirlerse, ya istifa etmezlerse endişesine kapılmışlardı..

Birileri; ‘Alışılmadık
bi durum’ 
dedi..

Ben de belediye başkanlarının istifaya zorlanmasını ’Alışılmadık bi durum’ diye yorumluyor zannettim..

Saflık işte.. Çok geçmeden anladım.. Böyle değilmiş..

İstifa et denilen belediye başkanlarının; ‘neden, niçin, suçum ne’ gibi sorularla ayak sürümesine ‘Alışılmadık
bi durum’
 diyorlarmış..
Hal böyle!.

***

Aslında bu kapıyı Davutoğlu açtı.. Başbakanlık ve AKP Genel Başkanlığı koltuğunu iki saatte bıraktı..

‘Benim iradem değil’ demenin ötesinde tek kelime etmedi.. Davutoğlu’nun neden istifa ettirildiğini öğrenemedik..

Topbaş’ın da Gökçek’in de diğerlerinin de öğrenemeyeceğiz..

 ***

Başarısızlıktan mı gittiler, FETÖ’cülükten mi gittiler, yolsuzluktan mı gittiler, hiçbir zaman bilemeyeceğiz..

Dedikodusunu yapıp duracağız!.

Bi frene basalım!. 

El Bab’a girdiğimiz dönemi hatırladığınız mı?

El Bab tamam, sırada Menbiç var. Menbiç’ten sonra aşağıya doğru Rakka deniliyordu.. Olmadı..

Durum değişti, PYD oralara yerleşti..

***

Şimdi diyoruz ki; İdlib tamam, sırada Afrin var..

Ben diyorum ki; bi duralım ..

Bölgede dengeler
o kadar hızlı değişiyor ki; akıl sır erdirmek zor.. Ortadoğu’nun tarihsel havası bütün ağırlığıyla çökmüş..

Kavga edenler bi bakıyorsun dost olmuş..

Dostlar düşman!..

 ***

Al işte.. Son örnek..

Irak Başbakanı ile geçen yıl bu zamanlar papazdık.. Karşılıklı hakaret sayılabilecek sözler sarf edildi..

Diplomasinin sınırlarını katbekat aşan sözler söylendi..

Ne oldu? Irak Başbakan’ dün Ankara’daydı..

‘Değerli kardeşimiz’ sözleriyle ağırlandı..

O da Türkiye’ye övgüler yağdırdı..

***

Demem şu; Ortadoğu’da yüksek irtifalı sözler etmemek gerekir..