• 8.01.2017 00:00
  • (1756)

 Terör örgütleri marifetiyle; PKK nedeniyle, IŞİD nedeniyle, FETÖ nedeniyle değil..

Ortadoğu’nun büyük bir mezhep savaşına gebe olması nedeniyle değil..

Küresel güçlerin bölge üzerindeki hesapları nedeniyle de değil..

Peki, neden ne?

Deprem!.

Evet evet, deprem nedeniyle bağımsızlığımız tehdit altında..

*

2030 yılına kadar Marmara’da büyük bir deprem bekleniyor.. Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu’ya göre, 1999 depreminden daha yıkıcı deprem olacak..

Binlerce bina yerle bir olacak.. Yassı kadayıfa dönecek..

Prof. Dr. Celal Şengör de diyor ki; bu durumda Türkiye’nin bağımsızlığı gider..

 *

Olabilir mi?

Şehircilik Bakanı Özhaseki ‘Evet, bu görüşe ben de katılıyorum’ dedi..

Adapazarı’nın, Gölcük’ün, Düzce’nin başına gelenin İstanbul’un başına geldiğini düşünün..

n On binlerce evin yıkıldığı..

n Milyonlarca insanın sokağa döküldüğü..

n Panikle mağazaların yağmalandığı..

n İnsanların açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı..

n Salgın hastalığın kol gezdiği bir İstanbul düşünün..

Türkiye dış yardıma muhtaç kalmaz mı? Yabancılar işgal eder gibi İstanbul’a dolmaz mı?. 

*

Hocaların da Bakan’ın da dikkat çektiği durum, bu durum.. Bu durumu anlatan roman bile var.. Mesela Mine Kırıkkanat’ın Bir Gün Gece kitabı..

Bakan demiş ki; hasar 100 milyar dolar civarında olur..

100 milyar dolar!. Ele güne muhtaç oluruz..

*

1999 depreminde 18 bin kayıp verdik, 23 bin kişi yaralandı.. 18-20 milyar dolarlık hasar bıraktı..

2001 büyük krizinin temel nedeni bu depremdir..

Gerçi, ekonomi kötüydü, bankaların hali iyi değildi, sorunlar 1995’ten beri öteleniyordu, palyatif önlemlerle durum idare ediliyordu ama asıl darbeyi deprem vurdu..

*

100 milyar dolarlık yıkımı düşünebiliyor musunuz?

İstanbul Türkiye’nin kalbi.. Altından çok zor kalkarız..

Peki, ne yapmalıyız?

Yeteri kadar tembellik ettik.. Yeteri kadar ciddiyetsiz davrandık.. Ama artık yolun sonuna geldik.. Kentsel dönüşüm en önemli meselemiz olmalı.. Ama adil davranarak.. Ama yoksulu mağdur etmeyerek.. Ama insanları mahallesinden kovalamayarak..

En önemlisi, Türkiye’nin beka meselesi olduğunu kabul ederek..

Kocaman tiyatro

Fenerbahçeli dostlar kusura bakmasın ama Osmanlı maçından sonra yaşananlar tiyatro gibi..

Tek kişilik tiyatroydu..

Aykut Kocaman’ın mağdur rolünü oynadığı senaryo sahneye kondu..

Fener’in teknik patronu (!) ‘Gereğini yapacağım’ dedi; ortadan kayboldu.. İstifa edecek haberleri çıktı.. Takım zaten çok kötü, futbol oynamıyor yazıları yazıldı..

11 maçta 17 puan yakışmıyor denildi..

11 haftada liderin 9 puan gerisine düşmek kabul edilemez bulundu..

*

İlk gün bunlar yazıldı.. Ertesi gün, hava döndürüldü.. İş, Hoca’nın ne kabahati var, Hoca bu kadar kolay harcanmamalıya geldi..

Üçüncü gün, Fener daha iyisini bulacak, bütün suç futbolcularda yorumu yapıldı..

Dördüncü gün, Kocaman mağdur formasını giyerek takımın başında antrenmana çıktı..

*

Fener taraftarı ne der bilmem ama bu iş Kocaman’ı aklama, Kocaman’ı kurtarmaoperasyonu gibi geldi..