• 21.11.2017 00:00
  • (1548)

 Belli, Reza Zarrab davası Ankara’nın başını ağrıtacak..

Canını sıkacak..

İktidar cephesi gardını almaya başladı..

 

Mesela Hükümet Sözcüsü Bozdağ’ın dün ele aldığı konulardan biri de buydu.

Türkiye’ye açık bir kumpastır yorumunu yaptı..

Ve sıraladı..

***

Bu dosyadaki delillerin hiçbirisi hukuki değildir.

Olmayan belgeler üzerinden ellerinde varmış gibi yargılama yapıyorlar.

Davanın sanıkları üzerinde yargılamayı yapanlar baskı uygulamaktalar. 

Onlar rehin durumda adeta. 

Türkiye’nin aleyhinde karar çıkmasına yardımcı olacak iftiralarda bulunmaya zorluyorlar. 

Bu davada kullanılan sözde deliller nasıl ve nereden elde edildi? Bunların aslı mı var, kopyası mı var?

FBI ajanının yaptığı teyidin bir değeri yok. 

***

İktidar bunları söylüyor.. Haklı olabilir..

Meseleye farklı açıdan bakacağım..

Ama bunları göğsümüzü gere gere söylemeye hakkımız var mı?

Soru işareti..

Çünkü..

Bunları yüzlerine haykırmamız için evimizin içinin temiz olması lazım..

Bizim yargının pirüpak olması lazım..

Ama maalesef!.

***

Geçmişte..

Balyoz, Ergenekon, Casusluk, Poyraz gibi büyük davalar için de yıllarca ‘ kumpas’ denildi; dikkate alınmadı..

Sahte delil, sahte tanıkla, hukuki olmayan dinlemelerle yüzlerce insanın kendini hapiste buldu..

Günümüze gelelim..

Cumhuriyet gazetesi davası!.. Delil dedikleri gerçekten delil mi?

Subliminal darbe mesajı verdiği veya çağrışım yaptırdığı iddiasıyla bir yılı aşkın süredir hapiste tutulan yazarların durumu siyaseten ceza gibi değil mi?

ABD’yi eleştirirken, uyduruk gerekçeyle terör örgütü üyesi ilan edilerek hayatı kararan insanlara ne diyeceğiz?

Büyükada’da havuz başında gizli toplantı yapmakla suçlanıp hapse atılan (bir süre sonra tahliye edilen) sivil toplum örgütleri temsilcilerinin davasını, Osman Kavala’nın hapse atılmasını nasıl yorumlayacağız?

Hal buysa..

Evin içi falsoluysa kendi sesimizi kendimiz duyuyoruz..

Kulak veren olmuyor..

***

11. Cumhurbaşkanı
Gül’ün sözünden alıntıyla noktayı koyayım:

‘Önce evin içi düzenli olacak. Evin içi dediğimde, sağlam siyasi yapı, kuvvetler ayrılığına bağlı demokratik sistem, hukukun evrensel şekilde eşit uygulandığı bir hukuk düzeni kastediyorum.’

Sen nerdeydin?

NATO’nun yaptığı yenilir yutulur değil..

Tüm kesimler sert dille eleştirdi..

İktidardan çok iktidarcı bazı yazarlar işi ABD’ye savaş açmaya bile vardırdı..

İktidar ise özür yetmez diyor ama ortak faaliyetleri yavaşlatacak hamle de yapmıyor..

Neyse, meselemiz
bu değil..

***

Aynı iktidarcı yazar, FETÖ’cü subaylar tavsiye edilirken NATO Avrupa Müttefik Komutanı’nın ‘TSK içinde süren tutuklama ve görevden almalar ittifakı zayıflatıyor’ sözünü hatırlatmış ve:

‘Len, bu ülkenin vatansever askerleri Ergenekon-Balyoz kumpaslarıyla derdest edilirken neredeydin, pabucumun generali?’  demiş..

Haklı mı?

Yüzde yüz..

Ama o yazara sormak lazım..

Vatansever askerler tutuklanırken..

Kumpaslarla hapse atılırken..

Sahte darbe senaryolarıyla ordunun
altı oyulurken sen nerdeydin?

Ne diyordun, ne yazıyordun?