• 15.01.2018 00:00
  • (1501)

 Meydanlara bakıyorsun hareketli, heyecanlı..

Liderlere bakıyorsun ateşli..

Birbirlerine yüklendikçe yükleniyorlar.. Boş geçen gün yok..  Atışma her gün değil, neredeyse her saat.. Her konuda..

Neredeyse mutabık kaldıkları tek başlık yok..

Televizyonlar mecbur siyasilerin peşinden gidiyor.. Tartışmayı siyasiler başlatıyor, televizyonlar sürdürüyor..

Bir harala gürele...

Zannedersin ki  ülke bir hafta sonra seçime gidecek..

Zannedersin ki  siyasetçiler son kozlarını oynuyor..

Zannedersin ki  soluk soluğa geçen seçim yarışının sonuna gelindi.. Tansiyon bu yüzden yüksek…

---

Ama seçim meçim yok  diyorlar; seçim zamanında yapılacak..

Yerel seçim 2019’un martında, cumhurbaşkanı seçimiyle genel seçim 2019’un kasımında olacak..

İstemeden soruyorsun; 21 ay böyle mi geçecek?

Ülke 21 ay boyunca seçim havasında mı yaşayacak?

Ülke 21 ay sürecek seçim havasına nasıl dayanacak?

Zaten yerel seçim nedeniyle 2019’un ocak ayında kıyamet kopmaya başlayacak..  Aday olanlar olmayanlar siyaset sarsılacak..

Yerel seçimin ateşi sönmeden.. Yerel seçimin tartışması bitmeden genel seçimin havası ülkeyi saracak..

Cumhurbaşkanı adayları, milletvekili listeleri, ittifaklar..

2019 seçim yılı olacak..

Peki ya 2018?

2018 de 2019 gibi mi geçecek.. 2018’i de seçim varmış gibi mi yaşayacağız..

Galiba öyle olacak..

Galiba sürekli seçim havasında yaşayacağız..

---

Galiba sürekli seçim varmış gibi yaşamaya da alıştık..

2014’ten beri böyle.. Yerel seçimlerle başladık, sonra cumhurbaşkanı seçimi, sonra genel seçim, üstüne aynı yıl bir genel seçim daha, sonra rejim değişikliğini oyladığımız referandum..

Darbe girişimi, FETÖ’cü çeteyle mücadele, devletin içinden şeytanın çıkarılması.. Bugüne soluk soluğa geldik..

Anlaşılan o ki; 2019’a kadar da böyle gidecek!.

Anayasa Mahkemesi bakalım ne yapacak?

Anayasa Mahkemesi  Mehmet Altan ve Şahin Alpay için 6’ya karşı 11 oyla hak ihlali kararı verdi..

Tahliye edilmelerini istedi..

Yerel mahkeme mi demek lazım, birinci derece mahkeme mi her neyse bu karara uymadı..

İktidar kanadı;  birinci derece mahkemenin direnmesini haklı buluyor..

Bir çok hukukçu;  (Türkiye Barolar Birliği Başkanı gibi, İstanbul Baro Başkanı gibi ) ‘Anayasa Mahkemesi’nin kararı bağlayıcıdır’  diyor..

---

Hemen şu soru akla geliyor..

Anayasa Mahkemesi’nin kararının bi anlamı yoksa bireysel başvuru niye var?

Birinci derece mahkemeler Anayasa Mahkemesi’nden daha üstünse Anayasa Mahkemesi’nin rolü ne?

Daha geçenlerde, ‘Adalet  Şurası’  düzenlendi.. iktidar, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı getirmekle övündü..

Eee..

---

Milletvekili Enis Berberoğlu’nun başına da aynı şey geldi.. İstinaf mahkemesi  yerel mahkemenin verdiği 25 yıl hapis cezasını bozdu.. Hem de suç oluşmadığına hükmederek..

Anında tahliye edilmesi gerekmez mi?

Gerekir ama yerel mahkeme karara uymadı!.

---

O zaman akla şu soru geliyor..

- İstinaf mahkemeleri niye kuruldu.?

- Yargıtay niye var?

- Danıştay ne işe yarar?

- Sayıştay ne yapar?

- Anayasa Mahkemesi’nin fonksiyonu ne?

- Bu kurumları etkisizleşmesinin yeni rejimle ilgisi var mı?

---

İşin kötüsü şu..

Anayasa Mahkemesi aldığı karara sahip çıkamıyor/çıkmıyor..

Susuyor..

AYM sınırı aştı diyen politikacılara cevap vermiyor/veremiyor..

Üzücü olan bu..

 Aldıkları karar yok hükmünde sayıldı, bakalım ne yapacaklar?