• 29.01.2018 00:00
  • (1583)

 İktidar o kadar çok, o kadar hızlı pozisyon değiştiriyor ki; izinden gidenler, ha babam savruluyor..

Ofsayta düşmekten kurtulamı-yorlar..

 

Dün söylediklerinin..

Dün yazdıklarının..

Dün savunduklarının tam tersini söylemek, yazmak ve savunmak zorunda kalıyorlar..

En tipik örnek; Kürt sorunu ve Fethullahçılar üzerine söylenenler!.

Arşive girin, çok değil üç yıl, dört yıl önce yazdıklarına bakın..

Bir de bugüne..
“Aman Allah’ım!” dersiniz.. 180 derece!..

***

Peki neden böyle?

Çünkü iktidar o gün başka fikirdeydi onlar da mecburen iktidar
gibi düşünmek durumundaydı..

Bugün iktidar başka fikirde, onlar da mecburen döndü..

Dün..

“Öcalan vizyon sahibi” diyenler, Ortadoğu’yu iyi okuduğunu savunanlar bugün bebek katilisöylemine geri döndü..

Dün..

Cemaat’e laf söyletmeyenler.. “Hoca efendiye laf edenler din düşmanıdır” demeye kalkanlar bugün güne FETÖ’ye küfür savurarak başlıyor..

En bariz örneği Putin..

Ankara’nın arası Moskova’yla iyiydi.. Rusya’yla ticaret gelişiyordu, Ruslar Antalya’ya akın ediyordu..

Putin’e laf söylemek, anti demokratik uygulamalarını dile getirmek hainlik olmasa bile kötü niyet sayılıyordu..

Rus uçağını düşürdük..

Ankara, Moskova’yla papaz olunca, Putin’e verip veriştirmeye başladılar..

Aradan bir yıl geçti..

Ankara, Moskova’yla barıştı.. Putin’e ne övgüler, ne övgüler!

***

Bu konuya niye girdiğime gelince..

Tiyatrocu, sinema/dizi sanatçısı Mert Fırat’ın 2013 yılında verdiği röportaj yeniden gündeme gelince sosyal medya karışmış..

Çünkü Mert Fırat..

Öcalan’ı savunuyormuş..

Milliyetçiliği yeriyormuş..

Askerlere giydiriyormuş..

Kemalistler’e çakıyormuş..

***

İktidara yakın durup da Fırat gibi davranmayan mı vardı? Kimi inandığı için savunuyordu, kimi iktidara yaranmak için..

Eski defterleri açarsak içinden neler çıkar
neler!..

Açalım mı?

Vicdan da mı kalmadı?

Fikrini beğenin, beğenmeyin..

Destekleyin, eleştirin bu ayrı..

Ama açlık grevi yapmak protesto yöntemlerinden biri.. Hem de pasif, kendi içinde, kimseye zarar vermeyen bir yöntem..

Demokrasilerde yeri var..

Ölüm orucu gibi değil.. Yemek yemiyorsunuz ama yaşamanız için gerekli olan sıvıyı, vitamini alıyorsunuz..

Onlarca kilo kaybediyorsunuz, elden ayaktan kesiliyorsunuz, yatağa mahkûm düşüyorsunuz ama açlıktan ölmüyorsunuz..

Her baba yiğidin harcı değil..

Sadece bedenin güçlü olması yetmiyor, irade sağlamlığı da gerektiriyor..

Ne olursa olsun hasarsız bitmiyor.. Organlar mutlaka zarar görüyor.. Yaşam eskisi gibi olmuyor..

***

İki eğitimci KHK’yla işlerinden atıldıkları için bu yönteme başvurdular.. 324 gün sonra bıraktılar..

İyi de oldu..

İktidara yakın arkadaş, açlık grevini bırakmalarını eleştirmiş.. Daha da ötesi; açlık grevini muhalif kadınların zayıflamak için başvurdukları yöntem ilan etmiş..

Akıllarını yitirdiler de..

Anlaşılan o ki, vicdanlarını da yitirmişler..