• 5.02.2018 00:00
  • (1470)

 İktidara göz diken..İktidarı devralmaya niyet eden..Türkiye’yi yönetmeye talip olan..Türkiye’yi değiştirip dönüştürme iddiasıyla yola çıkan..

Demokrasi, özgürlük, adalet, insan hakları gibi kavramları dilinden düşürmeyen.. Bu kavramların örselendiğini söyleyen.. Bu kavramların güçlü olduğu  Türkiye vaat eden.. Amacının bu olduğunu ilan eden.. Bir partinin..
O partiye gönül verenlerin, o partinin çatısı altında toplananların.. Birlik/beraberlik içinde olması gerekmez mi? Omuz omuza vererek, kol kola girerek yola çıkmaya hazır olması gerekmez mi? Evet.. Ama CHP’de durum böyle değil..

CHP’de sevgi bağları zayıflamış..  CHP’de kişisel hesaplar, kişisel kırgınlıklar, kişisel beklentiler  o ulvi kavramların önüne geçmiş..CHP’de  işler zor..
                                                         ***
Çünkü..
Kimse kimseyi beğenmiyor.. Kimi ilçe başkanını beğenmiyor, kimi il başkanına kızıyor, kimi genel merkezi yetersiz buluyor..Herkes tek doğrunun kendi doğrusu olduğuna inanıyor.. Parti Meclisi’ne 500 den fazla adayın çıkmasının bir nedeni de bu..
                                                        ***
Düşünün.. 291 delege ‘Kılıçdaroğlu genel başkan olsun’  diye imza atmış, adını koyarak başvuru yapmış ama sandıkta oy vermemiş.. Başlı başına sorun değil mi? Nasıl okursanız okuyun..  İster baskıyla imza attıklarını düşünün; sorun..
İster sandığa giderken fikir değiştirdiklerine inanın; sorun..  Özünde ilkesizlik var..
                                                       ***
Sorun sadece bu olsa neyse.. Görünenden daha fazla..
Derin bir yarık var.. Bu yarık yerel seçimler sürecinde daha da genişleyecek, belki uçuruma dönecek.. O ulvi kavramlar..Özgürlük, adalet, demokrasi, eşitlik arayışı ikinci planda kalacak..Görünen köy kılavuz istemez derler; gidişat bu.. 
                                                     ***
CHP’yi toparlayacak güç lazım.. Parti içi çekişmeyi ikinci plana itecek motivasyon lazım..  CHP’lileri omuz omuza verdirecek  hedef lazım..
                                                     ***
O hedef ne olabilir? Mesela, Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olduğunu açıklaması..  Mesela, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a karşı sürdürdüğü ‘istediğin televizyonda karşıma çık’  söylemini bırakıp ‘karşına çıkıyorum, gel yarışalım’ demesi.. Vakit geçirmeden..  Yarık derinleşmeden..

Bakalım ne diyecekler?

En çok anket yaptıran.. Anket sonuçlarına göre politika oluşturan tek parti AKP..
AKP Lideri Erdoğan 15 yıldır her ay her konuda halkın nabzını ölçmek için anket yaptırıyor.. Anket sonuçlarına çok itibar ediyor.. Ediyordu demek daha doğru galiba.. Çünkü anket yaptırmaya ara vermiş.. Üç ay boyunca anket yaptırmayın demiş.. Sebep!..Artık güvenmediği için.. Manipüle ettiklerini düşündükleri için.. Bakalım kamuoyu yoklaması yapan şirketler ne tepki verecek?

Sol elle yemek!

Diyanet İşleri Yüksek Kurulu ; anne ve babaların çocuklarına sağ elle yemek yemeği öğretmeleri gerekir  fetvası vermiş..
Okuyunca ne diyeceğimi bilemedim..
-Yemek elle yenmiyor ki; çatal aracığıyla yeniliyor..
-Yemek yerken çatal sol elde, bıçak sağ eldedir..
-Diyanet çocuklara tersini mi öğretmemizi öneriyor.. 
                                                 ***
Şimdi diyebilirler ki; sandviç gibi besinleri yeme biçimini kastettik..  O zaman benim gibi solaklar ne yapacak?Solaklar otomatik sol elini kullanır.. Sağlaklar için zaten problem yok..Haa.. Diyanet çatal elini değiştirin diyorsa Diyanet’in başka işi mi yok diyeceğim..