• 14.05.2019 00:00
  • (1289)

 Merkez Bankası kırk takla attı, altından girdi üstünden çıktı; olmadı...

Dolar altı liraya çıpa attı.. Yukarı çıkarım, aşağı inmem mesajı veriyor...
Oysa, çok değil iki ay önce hava farklıydı...
Hatırlayın.. Maliye ve Hazine Bakanı Albayrak şöyle demişti; "ekonomik bir saldırı ile dolar 6, 7, 8, 9, 10 lira olacak diye ülkemize yüklenenler. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeni sistemin etkinliğinde avuçlarını yalayacakları bir şekilde demir bir yumrukla doları 5 liraya indirdik."
Hemen durum tespiti yapalım...
Ekonomik saldırı var mı?
Yok.. Ama dolar altı lirayı aştı...
Neden?
Dövize demir yumruk vurmakla övünen, demir yumruğu yeni sistemin etkinliğine bağlayan iktidar doların altı liraya vurmasını nasıl izah edecek?
Eski Başbakan İstanbul Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım; "size ne dolardan iner de çıkarda demişti ya’". Kazın ayağı öyle değil.. Mesele bu kadar basit değil...
Dolar çıkınca ucu bize dokunuyor.. Patatesi bile ithal eden ülkemde fiyatlar bir anda artıyor... Döviz enflasyonu kamçılıyor...

*

Şimdi diyeceksiniz ki, bu yazı nereden çıktı, ekonomi senin alanın değil.. 
Ben de sizin gibi düşünüyordum, bu sebeple dolar ne olur muhabbetine girmemiştim.. Bu ekonomistlerin işi demiştim...
Ama öyle değilmiş!..
Piyasa uzmanları ‘doların zıplaması yüzde 50 ekonominin kötü gidişinin sonucu ama yüzde 50’si de siyasaldır’ dediği için bu yazıyı kaleme aldım...
Yüzde ellisine bakmak istedim...
Siyaset kısmına...
Hazine Bakanı sık sık ‘ekonomide dengeleme’ sürecinden söz ediyor ama o süreç bir türlü bitmiyor.. Ocak, şubat, mart dengelenme süreciydi, nisanda vites büyütecektik, olmadı.. Dengeyi bulamadık..
Çaresiz, dengeleme sürecini temmuz ağustos ayına öteledik!..
Kritik soru şu...
Ekonomi ne zaman türbülansa girip, yalpalamaya başladı ki dengesini bulsun diye bekliyoruz.
Yanıt açık ve net; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne adım attığımızdan beri.. (İnanmayan referandum sürecinden bugüne; enflasyon/faiz/ döviz üçlüsünün seyir defterine baksın)

Bütün kararların tek kişinin iradesine bağlanması...
Bütün sistemi tek kişinin kurgulaması...
O kişinin iki şapka taşıması... 
Hem Cumhurbaşkanı hem de partisinin genel bakanı olması...
Aynı zamanda Ziraat Bankası, BOTAŞ, Türk Petrolleri, THY gibi devasa kurumların yer aldığı Varlık Fonu Yönetim Kurulu Başkanı görevini de üslenmesi... 
Piyasaya doğrudan müdahale edecek konuma gelmesi...
Dengeleri bozdu... 
Ekonominin dengesini bozdu, siyasetin dengesini bozdu, toplumsal hayatın dengesini bozdu.. 
Yabancı sermaye, yeni rejimi anlamak yatırımlarını askıya aldı.. Sıcak para tedirgin oldu, risk faktörlerini hesaplamaya başladı... Yerli sermaye yılların borcunu kapatma telaşına düştü.. Parası olan dolara yapıştı...
Ekonomide denizin bittiği dönem rejim değiştirmek, yeni sisteme geçmek, dünyada denenmemiş modeli uygulamaya koymak dikişleri patlattı...
Pahalıya mal oldu...
Devlet yapılanma modelinin hala anlaşılmamış olması, deneme yanılma yoluyla yön verilmeye çalışılması, yetki dağılımının yapılmaması tuzu biberi oldu...
Dolar altı lirayı böyle buldu...

*

Tamam doğru.. Dövizin yüksek ateşinin temel nedeni ekonomik, ama alınan onca önlemin, vurulan demir yumruğun işe yaramamasının nedeni de siyasi...
Bizim, sizin, yerli yatırımcının, yabancı sermayenin hala ne olduğunu anlayamadığı Türk usulü yönetim modeli!