• 7.08.2019 00:00
  • (970)

 Cumhurbaşkanı, pazar akşamı Bursa'da partisinin düzenlediği toplantıda konuştu... Dikkat ettim, 2023'ü pas geçti... 2053'e, 2071'e vurgu yaptı... 34 yıl sonraya, 52 yıl sonraya... Buna topu taca atmak mı denir, degaj mı denir bilemedim... 2023 'ü hedeflerini unutturmak da diyebiliriz...

Sahi neydi onlar... Beş yıl önceye gidelim mi? O tarihlerde iktidar 2023 dedikçe “Vay be vizyon sahibi olmak böyle bir şey” deniliyordu... 2013 yılında 5 yıllık kalkınma planı açıklanacaktı... İktidarı kesmedi... 10 yıl sonrasına hedefler koydu... 10 yıl sonrası Türkiye'sini anlattı...

Alkış üstüne alkış aldı... Milli gelir iki trilyon dolar olacaktı, kişi başına gelir 25 bin dolara çıkacaktı, ihracat 500 milyar lirayı bulacaktı, işsizlik yüzde 5'e inecekti...

İktidarı destekleyen medya gece gündüz yayın yaptı, “İşte bu dediler Türkiye'nin layık olduğu seviye budur. Bunu da sadece bu iktidar yapabilir.”

Bu rakamlar abartılı değil mi diyenler, tekere çomak sokmakla, birilerine hizmet itmekle, dış güçlerin sözcüsü olmakla suçlandı... O yıllar büyük Türkiye, emperyal Türkiye sloganından geçilmiyordu...

Bu durum üç, dört yıl sürdü... AKP'nin 2023 hedefi söylemine 2016 yılında iktidar ortağı olan MHP de katıldı... 2023 denince akan sular durmaya başladı... Türk Usulü Başkanlık modeline de bu sebeple geçtik...

İktidar... Parlamenter sistemle bu iş olmaz dedi... Bu yapıyla hedefe ulaşamayız dedi... Bürokrasiyi kaldırmalıyız dedi... Bütün yetkiler tek elde toplanmalı dedi...Türkiye şirket gibi yönetilmeli dedi... Hızlı karar alıp anında uygulayacak sisteme geçmeyiz dedi...

Geçtik de...

Rejimi değiştirdik... Bütün yetkiyi Cumhurbaşkanı'na verdik... Tek kişilik yürütme kurduk... Hesap vermez klıdık... Kararnameyle devleti yeniden organize etmesini sağladık...

Kısaca; ne istediyse verdik...

Sonuç hüsran!...

Hedef iki trilyondu ya, bir trilyona düştü... Kişi başına gelir 25 bin dolar olacaktı ya, 12 bin dolara indi... İşsizlik yüzde 5 deniliyordu ya, yüzde 9.9 'a çıktı... Sapma yüzde 50... Yanlış anlamayın gerçekleşen değil, hedeflenen... 11 kalkınma planında açıklanan rakamlar bunlar... Tutar mı tutmaz mı mechul!... Bu hedeflere ulaşmamız şüpheli!.

Peki, ne oldu da bu kadar şaştı... Cumhurbaşkanı bu kadar güçlendiği halde, siyasi olarak amacına ulaştığı halde, yanına MHP'yi de çektiği halde neden yarı yarıya hedef küçülttü...

Neden 2023 vizyonundan bahsetmez oldular...

Neden 2053'ü , 2071'i pazarlamaya başladılar...

Diyecekler ki; Gezi protestoları, 17/25 Aralık operasyonu, 15 Temmuz darbe girişimi, dış güçlerin oyunu, ABD'nin bilek bükme çabası, ekonomiyi çöketme hamleleri falan...

Doğru mu?

Bir kısmı... Temel mesele Türkiye'nin ekonomide kulvar değiştirememesi... Hukuk devleti olamaması... Güvenin kalmaması...

Ne demek bu?

Ezcümle şu... İnşaata, tüketime dayanarak büyüdük, yolun sonunu göremedik... Bol para devri bitince tökezledi... Yargıyı bağımsız ve güçlü bir organ haline getiremedik... Bizden /bizden olmayan ayrımıyla insanları kutuplaştırdık... Devlet kurumlarına güveni kalmadı...

Tek kişilik iktidar bekleneni vermedi... Bu sebeple artık 2023'ten bahsetmez oldular... 2053 hedefi, 2071 vizyonu söylemiyle işi idare etmeye çalışıyorlar...

Bundan böyle 2053'le, 2071'i bol bol duyacaksınız... Nasıl olsa çoğumuz görmeyecek... Veya kim öle kim kala!... 2023'ü unutun, tek kişilik iktidar 2023 vaatlerini çoktan unuttu zaten...

2023'ü pas geçiyoruz doğru 2053... O da olmazsa 2071...