• 18.03.2020 00:00
  • (941)

 Sağlık Bakanlığı iki gün öncesine kadar iyi gidiyordu, inandırıcı, etkin, karşılığı olan önlemler alıyordu.

Nedendir bilinmez, ayarı bozuldu.

Ne yaptığını bilmez hale geldi desem çok da haksızlık etmem.

Mesela, yurda dönüşleri 17 Mart gece yarısı olarak ilan etti. Bir gün sonra 15 Mart gece yarısına çekti. 16 Mart itibariyle ülkeye döneceklerin 14 gün karantinaya alınacaklarını açıkladı.

Yani, 15 Mart gecesi yurda gelenler temiz.

16 Mart tarihinde gelenler şüpheli mi?

Başka örnek... Umreden dönenlerin dörtte üçü ülkeye buyur edildi, son kalan kafile karantinaya alındı.

Mücadele Sağlık Bakanlığı'nın kontrolünden çıktı, birileri müdahale ediyor gibi.

Mücadelenin kontrolden kaçtığı tüm yurtta tüm tiyatro, gösteri merkezleri, konser salonları, kahvehaneler, kafeteryalar, dernek lokalleri, spor salanları, havutların kapatılmasından belli değil mi?

Yasak neden ülkenin tümünde!

Hakkari’de de yasak, Edirne’de de, Artvin’de de yasak, Datça’da da, Kars’ta da yasak, Ayvalık’ta da.

Neden?

Virüs ülkenin tümüne mi yayındı? Belli bir bölgenin karantina altına alınarak kıstırılması aşaması geçildi mi?

Neden riskli bölgeler, iller, ilçeler söylenmiyor?

Neden Çin’in yaptığı gibi, Güney Kore’nin uyguladığı gibi karantina bölgeleri ilan edilmiyor?

Siyasetçilerin parmağı mı var?

Onlar mı devreye girdi?

Sağlık Bakanı'nın basın toplantılarındaki hali çok sıkıntılı! Sanki bir şeyler söyleyecek de söyleyemiyormuş gibi.

Radikal önlemler, sert kararlar aldılar, kısaca bütün ülke karantina altında.

Tabi bunun ekonomik sonuçları olacak.

ABD, para saçacağını açıkladı.

Almanya Başbakan’ı Merkel dolaşıma para akıtacağını ilan etti. 300 milyar Euro’dan söz etti.

Fransa Cumhurbaşkanı kimsenin işinden olmayacağı garantisi verdi, KOBİ’lerden doğalgaz ve elektrik parası almayacaklarını ilan etti.

Bizim iktidar ne yapacak?

Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün önlem paketini açıklayacak. Büyük ihtimalle paket ÖTV, KDV indirimleriyle sınırlı kalacak.

Yetmez.

Nakit paranın cüzdanlara girmesi lazım.

Adam aylıkçı, adam haftalıkçı, adam günlükçü, adamın veya kadının işyeri kapatılmış...

Eee, evini nasıl döndürecek, kazanı nasıl kaynayacak? 15 gün, 20 gün, bir ay evinde nasıl oturacak?

İktidarın acil kaynak yaratması lazım.

Nakit para vermenin yolunu bulması lazım.

Ama Hazine'de para yok.

İşsizlik fonunu yedik bitirdik.

Deprem parasını yedik bitirdik.

Bırakın onları 15 Temmuz şehitleri için toplanan parayı da yedik. Daha ötesi İnönü Stadı önünde PKK saldırısı sonucu şehit düşen polisler için toplanan yardım parası da hazineye aktarıldı, yani yedi bitirildi.

Hatırlayın. İktidar ihtiyat akçesi denilen parayı bile yedi bitirdi. Olağanüstü durumlarda harcanmak üzere bir kenara ayrılan rezervdi. İktidar har vurup harman savurunca, cep delik cepken delik haline gelince bu paraya da el attı. Merkez Bankası’nın kontrolünden çıkarıp hazineye aktardı.

Ham hum şaralop oldu!

İktidar bugünler hesap edemedi. Olağanüstü durum geldi çattı.

İhtiyat akçemiz var mı?

Yok. Hazinenin takır takır vereceği para var mı?

Yok.

Dilerim para basıp günü kurtarıp yarını daha büyük tehlikeye atmazlar.

Ne diyeyim; Allah hepimize kolaylık versin! Allah sonumuzu hayır etsin!

Başka söz bulamadım.