• 21.05.2020 00:00
  • (791)

 Son günlerde erken seçim yine gündemin ilk sırasına çıktı. Kimine göre bazı işaretler var, kimine göre bu ortamda erken seçime gidilmez, akıldan bile geçirilmez.

Peki o zaman "erken seçim" lafı nasıl, neden ortaya atıldı.

10 günden fazla oluyor. Cumhurbaşkanı'nın her konuşmasında CHP'ye çatması kanıksandı ama o günkü farklıydı. Bu defa yenilir yutulur cinsten değildi.

"Milli değilsiniz, yerliliğiniz de tartışılır" dedi.

"Faşist zihniyet hâlâ vesayet, darbe, cunta, özlemleriyle yanıp tutuşuyor" dedi.

"Bu hastalıklı zihniyet iflah olmaz" dedi.

"Türkiye bu bağnaz zihniyeti tarihe gömecektir" dedi.

Bu ülkede ne kadar bozguncu, ne kadar sapkın, ne kadar azgın varsa hep onlarla birlikte oldunuz" dedi.

"Siz mitolojideki sadece düşmanlıktan değil, nefretten ve acıdan beslenen yaratıklar gibisiniz" dedi.

İşte bu sözler Cumhurbaşkanı seçime hazırlanıyor yorumuna neden oldu. Aynı anda birtakım anketler de yayımlanmaya başlandı; Cumhurbaşkanı, virüsle mücadelede çok başarılı bulunuyormuş.

Bu iki gelişmeyi üst üste koyanlar ısrarla erken seçim mi geliyor, sorusunu ortaya attılar.

Bunu görüşü kuvvetlendiren bir başka işaret de CHP Genel Başkanı'ndan geldi. "Gerekirse Gelecek Partisi ile DEVA Partisi'ne seçime katılmaları için milletvekili verebileceği" sözleri de erken seçime yorumlandı. (Mini bilgi: 20 vekilli ile TBMM'de grup kuran teşkilat şartını tamamlamasa da seçime girebiliyor.)

MHP liderinin barajı düşürelim, siyasal partiler yasasını değiştirelim milletvekili transferinin kısıtlayalım önerisi işaret fişeği sayıldı. Öyle ya, 2018 baskın seçimini de Bahçeli'nin eseriydi.

"Bahçeli baskın seçimi öngörüyor ki bu iki partinin seçime girmemesi için yasal engel istiyor" yorumu yabana atılacak cinsten değil.

Ve erken seçime dair son ibare, AKP'ye yakınlığıyla bilinen, tartışma programlarında AKP sözcüsü gibi konuşan araştırma şirketinin raporu oldu.

Yaptıkları çalışmaya göre, Erdoğan yerel seçim sonrası yaptığı hamlelerle rüzgarı arkasına almış, CHP'nin rüzgarı kesilmiş. AKP'nin oyu yüzde 45.4 ‘e yükselmiş, 1 Kasım öncesi gücüne dönmüş. MHP'nin oyu yüzde 9.8'miş. (Keşke onu da 10.2 falan yapsalardı, küçük ortak alınabilir). Cumhur İttifakı yüzde 55.2'lik oy oranına ulaşmış.

Yani erken seçim için ortam müsait, zamanlama uygun!

Tabii anketin güvenilirliği, manipülasyon amaçlı olup olmadığı tartışma konusu. Cumhurbaşkanı bu ankete bakıp karar verir mi o da ayrı bir konu. (Gerçi yerel seçim öncesi Cumhurbaşkanı, anketlere inanmadığını, güvenmediğini açıklamıştı.)

Ama görünen o ki, AKP seçime bu siyası yapılaşmalarla gitmek istemiyor. Bahçeli'nin barajı düşürme önerisi önemli. Yüzde 8'lik baraj partisini kurtarır.

İktidar bununla kalmayacak, muhalefetin karşısına blok olarak çıkmaması içini ittifak yasağı da getirecektir. Her koyun kendi bacağından asılsın diyerek Babacan ve Davutoğlu'nun baraj sorunu yaşamalarını sağlayacaktır.

Böylece muhalefetin "voltran" oluşturma hayali suya düşecek.

Bu plan Meclis seçimlerinde tutar mı?

Tutar. Peki Cumhurbaşkanı seçiminde?..

İşte orası zurnanın zırt dediği yer.

Genel seçime ayrı ayrı giren partiler Cumhurbaşkanı için tek adayda uzlaşır, adı konulmamış ittifak yaparlarsa Cumhurbaşkanı'nın işi zor derim.