• 25.06.2020 00:00
  • (682)

 Baro başkanları Ankara sınırında yağmur altında beklerken, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu ile eski TBB Başkanı Önder Sav devreye girmiş. İkisi de İçişleri Bakanı ile görüşmüş. Amaçları sorunu çözmekmiş!

Tamam da sorun ne?

Baro başkanlarının yürüyerek Ankara'ya gelmeleri mi? Baro başkanlarının Anıtkabir'e gitmek istemesi mi? Baro başkanlarının baroları iktidarın organı yapmayı hedefleyen yasa değişikliğine tepki göstermeleri mi?

Sorun ne?

O gece sabaha kadar süren pazarlıklar veya müzakerelerde ne konuşuldu?

Çözülmesi gereken sorun neydi?

Galiba Saray'ın, Cumhurbaşkanı'nın "Ankara'ya sokmayın" talimatını geri almasıydı.

İçişleri Bakanı devrede. Eski/yeni İki baro başkanı ile görüşüyor, "sorun çözülüyor" diyor ama emrindeki polis gücü "görsünler günlerini" dercesine her türlü eziyeti yapıyor.

Yağmur yağıyor Ankara Belediyesi çadır kurmak istiyor, izin verilmiyor. Battaniye verilmek isteniyor yine izin yok. Bir bardak sıcak çay; o da yasak.

İçişleri Bakanı başka kimlerle görüştü, neler söyledi bilmiyorum ama o gece devre dışıydı.

Gördük ki, anladık ki, tanık olduk ki; yetkisi yok.

Belli ki, sabaha kadar Saray'dan izin bekledi. "Yağmur yağıyor battaniye verin" talimatı veremedi. Cumhurbaşkanı kızar diye sabaha kadar ‘çözüyoruz/çözmek üzereyiz/çözmemiz an meselesi' diyerek lafı çevirdi.

İzin bekledi.

Gördük ki, anladık ki, tanık olduk ki; yetkisi yok.

İçişleri Bakanı'nın yok da Adalet Bakanı'nın var mı?

Baro başkanları Ankara sınırında polis barikatıyla durdurulunca Adalet Bakanı'na görüşü soruldu.

Yürüyüşe karşı çıktı. Ve bakın karşı çıkma gerekçesini nasıl açıkladı:

"Teklif yok. Hangi maddesine karşı çıkıyorsunuz. Ortada henüz bizim bile daha vakıf olduğumuz teklif yok."

Bakan bu sözleri söyledikten 48 saat sonra AKP Grup Başkan Vekili muhalefet partilerinin görüşünü almak için tura çıktı. Üzerinde iki ay çalışmışlar ama muhalefeti de dinlemek istemişler. Önerilerini değerlendireceklermiş.

İnandınız mı?

Tiyatro!

Düşünebiliyor musunuz; AKP, muhalefetin görüşlerini alarak yasa hazırlayacak, oturup tartışacaklar muhalefetin ikna ettiği maddeleri değiştirecekler, yasa uzlaşmayla geçecek.

Rüyamda görsem inanmam derler ya tam da bu durumu anlatıyor.

Bir de şu var: AKP milletvekilleri yasa teklifi hazırlayıp Meclis'e sunmuyor ki. Yasalar Saray'da hazırlanıyor, milletvekillerine imzalatılıyor.

Adalet Bakanı'nın vakıf olmadığını söylemesinin nedeni bu.

Yine gördük ki, anladık ki, tanık olduk ki; bu bakanın da yetkisi yok.