• 8.07.2020 00:00
  • (642)

 Sağlık Bakanlığı "Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi"ni güncellemiş. Güncellerken 31 Ağustos’ta açılacak okullarda alınması gereken önlemleri de sıralamış.

Deniliyor ki; "Okullarda en az dört metrekareye bir kişi düşecek şekilde personel ve öğrenci planlaması yapılmalı, içeriye alınması gereken kişi sayısı buna göre düzenlenmeli."

Ayrıca, temassız ateş ölçer, maske, sıvı sabun, el antiseptiği, 70 derecenin üzerinde kolonya bulundurma zorunluluğu getirilmiş.

Çoğu için okul için bunları bile temin etmek zor. Valilerin katkısıyla, yardımseverlerin desteğiyle sağlandı diyelim.

Dört metrekareye bir kişi talebi de ne?

Bu isteğin karşılığı var mı?

Yok. Bakanlığın genelgesi sağlıklı eğitim için şart ama hayatın gerçeğine aykırı.

Mantığa sığmıyor.

Sınıflar genelde 36 metrekare. Dört metrekareye bir kişi hesabıyla sınıfa alsan 9 öğrenci eder. Öğretmeni de hesaplarsan 8 öğrenci.

Daha büyük sınıflar 10/15 öğrenci alsın. Nerde bu bolluk?

18 milyon 108 bin öğrenci 1 milyon 100 bin öğretmen var. Yerleştir sınıflara; yaklaşık 77 milyon metre karelik alan gerekir.

36 metre kareden yaklaşık 2 milyon 130 bin derslik lazım.

706 bin derslik var. Yani genelgenin uygulanması için 31 Ağustos’a kadar 1 milyon 420 bin derslik daha yapılması lazım.

Yapılır mı?

Mümkün değil. O halde bakanlığın talebi de mantıklı değil. Okullarda, sınıflarda sosyal mesafeyi korumak bile imkansız. Bırakın dört metre kareyi, bir metre kareye bir kişi bile mümkün değil.

Bu genelgeyi yazan bürokratlar bu gerçeği bilmiyor mu?

Biliyor.

Genelgeyi imzalayan Sağlık Bakanı bilmiyor mu?

Bilmez olur mu?

O halde, karşılığı olmayan, hayata geçirilmesi mümkün olmayan bu genelgeyi neden yayımlar?

Biz görevimizi yaptık niyetine mi, topu Milli Eğitim Bakanlığı’na atmak için mi? Velileri rahatlatmak için mi?

Bilemedim ama müthiş bir aldatmaca olduğu ortada!

Birkaç özel okul genelgeye uygun sınıflar düzenleyebilir. Dört metrekareye bir öğrenci oturtabilir. Bizim medyada o okullara giderek çekim yapar, muhabirler genelgenin harfiyen uygulandığını ekrandan halka anlatır.

Tıpkı, düğün yasağının kalktığı gün pilot düğünden çekim yapıp artık düğünler böyle oluyor dedikleri gibi.

Tıpkı, plajlar açılınca şezlongların arasını ölçüp yeni plaj normali bu dedikleri gibi.

Tıpkı, parklar açılınca yeni park hayatını anlattıkları gibi.

Bakanlığın genelgesine uyan plaj var mı?

Gece şezlongların arası 1.5 metre kuralına göre yerleştiriliyor, sonra halk bi hücum ediyor herkes iç içe!

Düğünler de öyle. Ne maskesi, ne sosyal mesafesi...

Halay yasakmış. Takı takılmayacakmış.

Lafta!

Hadi plajlarda, düğünlerde, parklarda, kuralları bozan biziz. Önemsemeyen, umursamaz davranan bizleriz.

Okullar farklı. Öğrenci, öğretmen istese de dört metre kare kuralına uyamaz. Müdür dört metre kare kuralını hesaplayarak okula öğrenci alsa öğrencilerin dörtte üçü dışarıda kalır.

Minibüsler, halk otobüsleri oturma kapasitelerinin yarısı kadar yolcu alacaklardı.

Ne oldu, uyuldu mu?

Genelge daha ilk gün çöktü. Anında değiştirdiler.

Hani artık uçaklarda orta koltuk boş kalacaktı.

Boş mu?

Televizyonlarda yapılan yayınları hatırlayın. Yeni uçak düzeni saatlerce anlatılmıştı. Uçaklar full. Haber yapan var mı?

Yok. Şehirlerarası otobüsler tam kapasite çalışıyor haber yapan var mı?

Yok. Sınıflarda hınca hınç dolacak, haber yapan olacak mı?

Soru işareti.

Demem şu; uygulanacak genelgeler yayımlayın, göz boyayan, aldatan, hayatın gerçekleriyle bağdaşmayan değil.