• 1.09.2020 00:00
  • (489)

 12 gün oluyor. 19 Ağustos tarihli yazımda şu tespiti yapmıştım. "Akşener Millet İttifakı'nın adayı olmaya oynuyor".

Sizleri yormamak, sahi ne yazmıştı diye arşive dalmamak, vaktinizden çalmamak adına o gün ne söylediğimi konuya girmeden önce kısaca hatırlatmak isterim.

"Erdoğan'ın karşısına kim çıkar?

İnce? Akşener? Gül? Davutoğlu? Kılıçdaroğlu? Sürpriz isim?.

Kılıçdaroğlu aday olamaz, istemez.

İnce şansını kaybetti.

Gül, zor. Zahmetli.

Davutoğlu düşünülmez bile.

Geriye Akşener ve sürpriz aday kalıyor.

Sürpriz aday dediğim; İmamoğlu gibi... Kimsenin tanımadığı ama herkese sempatik gelebilecek bir isim.

Kim? Bilmem.

Ama gördüğüm şu; Meral Akşener, Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı olamaya oynuyor.

İktidara yani Erdoğan'a sert çıkışlarla muhalif cephenin gönlünü alıyor, Babacan ve Davutoğlu ile temas kurarak muhafazakâr cephenin liderliğini üslenmeye çalışıyor. Kılıçdaroğlu'yla iyi geçinerek, "Başıma silah dayasalar bile bu birlikteliği bozmam" diyerek CHP'lilerin de takdirini kazanıyor.

Sonuç: Şimdilik en üçlü aday o.

Denilebilir ki Kürtler oy vermez. HDP seçmeni tepki gösterir.

Acaba!..

Demirtaş cezaevinde raconu kesti. Dedi ki: "Güçlü parlamenter rejim, kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü ilkelerinde birleşmemiz lazım."

Sözün özü; Erdoğan'ın karşısına kim çıkacaksa bu ilkeleri benimsemesi, bu ilkelere sadık kalacağına söz vermesi gerekiyor. Yarış bu eksende olacak. Şimdilik en güçlü aday Meral Akşener. Başkanlık yarışının alt yapısını hazırlıyor."

Üç gün oluyor Akşener, Halk TV'de Şirin Payzın'ın sorularını yanıtladı.

Payzın "Esnafı gezmeniz cumhurbaşkanlığı adaylığı için nabız yoklama mı?" diye sordu.

Akşener şu cevabı verdi: "Türkiye'nin nefes almaya ihtiyacı var. Bunlar samimi gezilerim. Elbette aday olmayı çok isterim, herkes gibi. Ama daha çok zaman var. Millet İttifakı'nın karşılıklı konuşacağı bir konu. Cumhurbaşkanlığı'na aday olacağım diye Türkiye'nin geleceği ile oynamayacağım."

Tercümesi; ortaklarımızla konuşacağız, ısrarcı olmayacağım, beni seçerlerse seve seve çalışırım, başka aday üzerinde uzlaşılırsa hay hay, yine sonuna kadar varım...

Millet İttifakı'nın ilkesi bu olmalı, veya Millet ittifakını bir arada tutan çimento. Cumhurbaşkanı adayı önemli tabii ama daha önemlisi 'Millet İttifakı'nın paylaşanlarının asgari müştereklerde birleşmesi daha önemli.

Ne onlar?..

Güçlendirilmiş parlamenter sistem, kuvvetler ayrılığına dönüş ve hukukun üstünlüğünün kayıtsız şartsız kabul edilmesi.

Tabii bu üç temel ilkeye karşı duramayanlar haydi söyleyin 'güçlendirilmiş parlamenter sistem ne demek?' demeye başladı.

"Hadi açıklayın, hadi açıklayın" diye bastırıyorlar.

Anladım ki durumları fena. Bu rüzgara karşı duramayacaklarını anlamış olacaklar ki, yan yollara sapıyorlar. 'Güçlendirilmiş parlamenter sistem ne ola ki' tartışmasını açmaya çalışıyorlar. 

Yoksa bazı haber kanalları çoktan tartışmaya açtı mı?

İktidar ve yandaşları şunu iyi biliyor. Parlamenter sistemden kaçış yok. Ülke tek adam rejimini beğenmedi. İlk seçimde kusurları giderilmiş, onarılmış parlamenter rejime dönmek istiyor.

Akşener de aynı görüşte, Demirtaş da.

Karamollaoğlu da aynı görüşte, Kılıçdaroğlu da.

TİP'de, DEVA Partisi de, DP'de, Gelecek Partisi de.

Bu rüzgarın önünde duramazlar!..

Akşener isterim ama almazsam alınmam dedi, yarın Demirtaş da diyecektir, Davutoğlu da, Gül de, Babacan da.

Cumhur İttifakı'nın korktuğu bu.

Her liderin özveriye hazır olması.

Her partinin anlaşmaya nazırım demesi.

Her partinin dik duracağını söylemesi.