• 17.12.2020 00:00
  • (313)

 MHP Genel Başkanı beş gün önce "HDP kapatılsın" çağrısı yaptı. Çağrısının adresi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığıydı.

O günden beri tartışma programlarının başat konusu bu oldu. Siyasetçilerinin de gündemini bu çağrı işgal etti. Ben de bir TV kanalında tartışma programına katıldım. Gece yarısına kadar "HPD kapatılsın mı kapatılmasın mı?" meselesi konuşuldu.

İzliyorum; AKP'yi destekleyen yorumcular bile HDP'nin kapatılmasının PKK'nın ekmeğine yağ süreceğini söylüyor.

Ölmüş, bitmiş, gücünü yitirmiş PKK'ya can suyu olacağını söylüyorlar. İçişleri Bakanı PKK'nın yurt içinde 345 militanı kaldığını açıkladı. PKK'nın hareket kabiliyetini, eylem yapma gücünü yitirdiğini ilan etti.

Evet, artık PKK'nın esamesi okunmuyor.

İşte böyle bir ortamda MHP lideri "HDP kapatılsın, hatta bir daha açılmamak üzere kapatılsın" çağrısı yaptı.

Dün bu çağrısını tekrarladı. Bir adım öteye giderek karşı çıkan partilere verdi veriştirdi (AKP'ye, CHP'ye, İyi Parti'ye)…

Soru şu:

HDP'nin kapatılması PKK'nın ekmeğine yağ sürecekse Bahçeli bu çağrıyı neden yaptı?

Kendi tabanını hareketlendirmek için mi?

Erozyona uğrayan seçmen tabanını "bölünme tehlikesi"yle korkutarak toparlama amacıyla mı?

Öyle ya; sağ partiler uzun yıllar boyunca "komünizm tehlikesi"ni ayakta tutarak oy devşirdi.

Bahçeli'nin de yapmak istediği bu mu?

HDP üzerinden milliyetçi duyguları kabartarak partisine oy devşirmek mi?  

Bu da vardır ama Bahçeli'nin amacı başka.

Ne?

MHP lideri gündemi muhalefete kaptırmamak niyetinde. Türkiye'nin akut sorunlarının konuşulmaması için gündemi saptırmaya çalışıyor.

Tartışma programlarına malzeme veriyor, iktidara yakın kanalların da işine geliyor.

Mesela, asgari ücretin tartışıldığını duydunuz mu?

Mesela, Merkez Bankası Başkanı'nın neden kovulduğu konuşuldu mu? Yerine gelen kişinin dün yaptığı açıklamayla politika değişikliğini, yani U dönüşü ilan ettiği tartışıldı mı?

Mesela, Merkez Bankası'nın 130 milyar doları nasıl buharlaştırdığı gündeme getiriliyor mu?

Mesela, Türkiye'nin yüksek faiz/yüksek kur/yüksek enflasyon sarmalına nasıl girdiği anlatılıyor mu?

Mesela, iktidarın esnafa çıktığı desteğin devede kulak olduğu, Türkiye'nin fakir ülke olduğunun kabul edildiği dillendiriliyor mu?

Mesela, Covid-19 ile mücadelemizi dünya örnek alırken, gıptayla bakarken, vaka sayısında neden Avrupa şampiyonu olduğumuz masaya yatırılıyor mu?

Mesela, Sağlık Bakanlığı'nın vaka sayısı ile ölüm sayısını neden gizlediği sorgulanıyor mu?

Mesela, Sağlık Bakanlığı'nın özellikle İstanbul'da izlediği partizan tutum nedeniyle salgını azdırdığı iddiası gündeme getirilebiliyor mu?

Mesela, 2021 yılı için Saray'a verilen devasa bütçe enine boyuna irdelenebiliyor mu?

Mesela, örtülü ödenek üzerinden yapılan harcamaların katlanarak büyüdüğüne dikkat çekilebiliyor mu?

Mesela, Yunanistan tarafından işgal edilen adacıklara Ankara'nın neden sessiz kaldığı gündemin bir maddesine sıkıştırılıyor mu?

Listeyi çoğaltmak mümkün, ilk anda aklıma gelen bunlar.

İşte Devlet Bahçeli'nin ısrarlı çıkışı bunların konuşulmasını engelledi, engelliyor. Türkiye'nin gerçek gündemi konuşulamıyor…

Bahçeli kendine biçilen rolün hakkını veriyor demem bundan.

Doğrusunu isterseniz, çoğu kanalın da işine geliyor. Ucunun iktidara dokunmadığı konuları konuşmak, baş ağrısı riskini sıfıra indiriyor.