• 12.01.2021 00:00
  • (320)

 Haber kanallarında aynı görüntüler, aynı cümleler. Dizi dizi TIR'lar, kamyonlar, kamyonetler dizilmiş. Hepsinin arka kapakları açık. Hepsinin motorları çalışır vaziyette.

Muhabirler anlatıyor"Çin'den gelen aşılar bu araçlara yüklenerek 81 ile dağıtılacak. Cuma günü dağıtımın başlaması bekleniyor."

Anlaşılan Sağlık Bakanı rica etmiş. Araçları dizmişler halka umut pompalıyorlar. Aşılar bu kamyonete yüklenecek sizin mahalleye gelecek, kurtulacaksınız!

Elimizde ne kadar aşı var?

Üç milyon doz. Çin 10 milyon doz yollayacağını söylemişti, üçte birinden az yolladı. İkinci parti ne zaman gelecek?

Allah bilir!

Bakanlık elindeki üç milyon dozu, üç milyon kişiye mi yapacak, bir buçuk milyon kişiye mi; belli değil.

Üç milyon kişiye yaparlarsa ya ikinci parti yetişmezse, gelmezse!

İki doz arasındaki bekleme süresini 14 günden 28 güne bu sebeple uzattılar ama ne olur ne olmaz. 14 günlük kontrol süresi var. Aşılar kontrol yapılmadan yapılırsa ya sakatsa, ya kalitesizse, ya kriterlere uygun değilse, ya ihtiyaca yanıt verecek düzeyde değilse?

Al başına belayı...

Kontrol etmek şart. O halde ikinci parti üç milyon doz aşının önümüzdeki hafta gelmesi lazım.

Gelmezse?..

Üç milyon insana yapılan aşılar boşa gider.

O zaman 1.5 milyon kişiye yapsınlar işi garantiye alsınlar. Yeni gelen partiyi de ikiye bölerler bir buçuk milyon kişi daha aşılanır. Bu böyle devam eder.

Eder de bu kadar yavaş aşılama ne işe yarar?

Aşı olana kadar millet kırılır.

Sonuç şu: Eldeki aşıyı riske atmadan uygularlarsa Mart ayına kadar 1.5 milyon kişi aşılanacak. Riske girip eldeki tüm aşıları kullanırlarsa üç milyon kişi aşılanacak ama ikinci doz için bakanlık ecel terleri dökecek.

Geldi, gelmedi...

Çin'den uçak kalktı, Esenboğa havaalanına indi, inmedi...

Sonra dedim ya, iş aşıların gelmesiyle de bitmiyor, kontrol edilecek. Bunun için de zaman lazım.

Peki Çin'den gelen ikinci veya üçüncü parti istenilen kalitede değilse, Sinovac yetiştirme uğruna sakat, kalitesiz, işe yaramaz aşılar yollarsa ne yapacağız?

Bakanlık bunun da çaresini bulmuş. Parasını ödemeyecekmişiz!

Sağlık Bakanı rest çekerek nasıl kurnazlık yaptığını şöyle anlatmıştı: "Biz şirkete dedik ki; Sizinle 50 milyon doz için anlaşma yaparız ancak sonuçlarında bir olumsuzluk olursa parasını da ödemeyiz. Yani bir bakıma aşılarına ne kadar güven duyup duymadıklarını, ne kadar emin olup olmadıklarını test etmek için rest çektik."

Sinovac daha ilk adımda çuvalladı. 10 milyon doz vaadini yerine getiremedi. Kalite garantisini yerine getirir mi; bilemem.

Sağlık Bakanı bu firmanın vaadine güvenerek Şubat ve Mart ayında yoğun aşılama çalışması yapılacağını açıklamıştı.

Mümkün değil, hayal oldu.

En fazla üç milyon kişiye aşı yaparlar. 83 milyon nüfusta devede kulak. Hiçbir işe yaramaz. Bari eldeki tüm dozları sağlık çalışanlarına kullansalar. Hiç olmazsa bunca cefayı çeken sağlık çalışanlarının içi rahat olur. Onları sağlama alırız.

Çin'den ilk uçak gelince Sabah gazetesi manşet atmıştı: GÜNDE 1.1 MİLYON KİŞİ AŞILANACAK.

Başlığı böyle büyük harflerle atmışlardı, çarpıcı olsun diye! Bir milyon kişi değil bir milyon yüz bin kişi, net rakam.

Hesabı Sağlık Bakan'ı yapmış. Demiş ki; "Ülkemizde 27 bin Aile Sağlık Merkezi var. Her bir merkez günde 40 aşı yapsa 1 milyon 80 bin eder. Kamu hastanelerini ile özel sağlık kuruluşlarını da kullanacağız."

Günde 1 milyon 100 bir rakamı böyle bulunmuş.

Kağıt üstünde doğru, hesap kitaba söylenecek laf yok ama o merkezlere gönderilecek o kadar aşı yok!

Bakan'ın hesabına, gazetenin attığı manşete göre 80 günde aşısız kimse kalmayacaktı. Hadi evdeki hesap çarşıya uymadı diyelim, ama en azından nüfusun yarısı aşılanacaktı.

İşin gerçeği şu:

Bakan bu hesabı yaparken, gazete o manşet atarken, Ankara'nın elinde sadece 3 milyon doz aşı vardı. Aradan 12 - 13 gün geçti elimizde hâlâ üç milyon aşı var!

Çuvalladılar demem bundan.

Bir de 60 yaş üstü meselesi var. Aşı 60 yaş üstü kişilerde hiç denenmedi. Kimi uzman "tehlikeli" diyor, kimi "59 yaş altına denendi farklı etkisi olmaz" diyor.

Kime inanırsanız. Karar bizlerin ama tabii sıra gelirse.

60 yaş altı aşı olacağız diye heveslenmesin. Bu gidişle sıcağında sıra gelirse öpüp de başınıza koyun. Sağlık Bakanı orayla burayla anlaşma yaptık diye övünerek konuşuyor ama o aşıların ne zaman sınırlarımızdan içeri gireceği belli değil.

Büyük sır. Üreten de alan da bilmiyor.

*

Yazıyı okuyanlar başlığa takılmıştır… Başka nerede çuvalladılar ki "aşıda da" denilmiş!

Diğerleri neler?

Çuvalladıkları alanları yazsam bambaşka bir yazı konusu olur. Birkaç küçük başlık:

Ekonomi politikasında çuvallamadılar mı? Üç ay önce yaptıklarının tam tersini bugün yapmıyorlar mı? Merkez Bankası'nın rezervlerini eritmediler mi? Enflasyonun altında kredi dağıtarak enflasyonu patlatmadılar mı? İki milyon kişiye iş vereceğiz diye yola çıkıp iki milyon kişiyi işsiz bırakmadılar mı? Esad'ın koltuğundan indirmek uğruna izledikleri yanlış politika nedeniyle beş milyona yakın "Suriyeli vatandaşımız" olmadı mı?

Daha onlarca madde sayarım ama aşı meselesi kaynamasın.