• 20.01.2021 00:00
  • (250)

 2019 yılında başlayan, 2021 yılında yoğunlaşan siyasetçilere, gazetecilere, yazarlara yönelik saldırıların başka izah tarzı yok. Bu saldırılar, MHP Genel Başkanı'nın veya ondan habersiz MHP yönetiminden birilerinin talimatıyla yapılmıyorsa (ben böyle bir talimatın verilmediğini düşünüyorum) geriye MHP içindeki illegalite damarı/cephesi/çetesinden başka bir odak kalmıyor.

Gelin önce bir illegalite damarı nedir ona bakalım.

Hareketin kurucusu Alpaslan Türkeş'in vefatından sonra MHP'de liderlik yarışı başladı. Tuğrul Türkeş aday oldu. Karşısına Devlet Bahçeli, Ramiz Ongun, Eniz Öksüz gibi adaylar çıktı.

İlk turda sonuç alınamayınca, düşük oy olan adaylar Bahçeli'nin lehine çekildi.

İşte ne olduysa o an oldu. Ülkü Ocakları eski Başkanı Karamahmutoğlu; "Yaşasın hainler için illegalite" diyerek kürsüyü işgal etti, illegaliteye döndüklerini açıkladı.  

Ortalık karıştı, kürsü devrildi, oy sandıklarını çevreleyen paravanlar yıkıldı, silahlar patladı.

Sonuçta Devlet Bahçeli MHP Genel Başkanı seçildi. Yıl 1997.

(Vay be. Yıllar ne çabuk geçiyor, Devlet Bey, genel başkanlık koltuğunda 24. yılına girmiş.)

Bahçeli bu illegaliteye meraklı çeteyi MHP'den temizledi. Milliyetçi/ülkücü kesimle mafyanın ilişkisini kesti. İllegaliteyi seven kesimi sokaktan çekti. O damara kan akışının önünü kesti.

Ama… 2019 yılında milliyetçi kökene yakın ama MHP'yi sert dille eleştiren yazarlara yönelik saldırılarla illegalite çetesi uzun yıllardan sonra sahneye çıkmaya başladı. (Önkibar ve Demirağ'a saldırılar.)

Veya sahnede yerini almasının provasını yaptı.

Şunu da belirteyim: 24 yıl önce "yaşasın illegalite" diyenlerle bugün aynı sloganları atanlar aynı isimler değil. Ama ruh ikizileri.

Kaba kuvvetle meydana hakim olmak isteyenler büyük tepki görmedi. İktidar sessiz kaldı, izlemekle yetindi. MHP yönetimi de...

Saldırıya uğrayan Yeniçağ yazarı Yavuz Selim Demirağ saldırganlar yakalanıp iki saat sonra serbest bırakılınca şöyle demişti: "Beni ifademi almak için dahi çağırmadılar. Böyle olunca saldıranlar kahraman edasıyla geziniyor. Bunlara böyle cesaret veriyorlar."

O cesareti bulan MHP'deki illegalite damarı, alan genişletmek, kendine yer etmek, eski gücüne kavuşmak, silahlı, sopalı dönemi geri getirmek amacıyla Bahçeli'yi kim eleştirdiyse tepesine bindi.

Peki gerçekten MHP içinde veya kenarında böyle bir çete var mı? 1997 yılında kürsü deviren o damar hâlâ varlığını koruyor mu?

Evet.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın son saldırıları değerlendirirken "Bu hareketin delisi çok" diyerek İllegalite cephesinin varlığını teyit etti.

Peki, MHP içinde destekçileri var mı?

Olmaz mı?

Mesela, Bahçeli'nin basın danışmanı Yıldıray Çiçek'in "Üç yumruk için ortalığı ayağa kaldırıyorlar" sözü destek değil mi?

İllegalite çetesine meşruiyet sağlama çabası değil mi? Yaptıklarınızı destekliyorum, arkanızdayım mesajı anlamına gelmez mi?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı düzenlenen linç girişimini ayırıyorum. O çok büyük, çok başka organizasyondu. Bir gün ne olduğu, kimlerin planladığı mutlaka ortaya çıkacaktır.

İyi Parti lideri Meral Akşener'in evinin basılması dahil, saldırıya uğrayanların ortak bir özelliği var. Bir dönem ya MHP içinde yer almış ya da MHP'ye yakın siyasi duruş sergilemiş, sonra bağını koparmış kişiler.

İllegalite çetesinin "hain" damgası vurduğu isimler!

1997 yılında kürsüyü işgal eden MHP'liler ne diye bağırmıştı; "Yaşasın hainler için illegalite."

Ve "Hainlerden hesap soracağız" diye söz vermişlerdi.

(Not: O gün Bahçeli'ye oy verenler haindi, bugün Bahçeli'ye karşı çıkanlar, eleştirenlere hain diyorlar.)

Bahçeli, "MHP'nin sokakta işi yoktur, kavga ve karışıklıkta fayda görmesi imkansızdır" diyerek 24 yıldır sürdürdüğü tavrı tavizsiz sürdürse de durum onun analiz ettiği gibi değil.

Tehlike büyük.

MHP'den kopanlara saldırarak kökleşmek, yerleşmek, alan genişletmek çabasında olan "illegalite çete"si kendini güçlü hissettiği an MHP'yi ele geçirmeye çalışacaktır.

1997'nin intikamını almak için...

Benden söylemesi.