• 16.03.2021 14:06
  • (167)

Çünkü kendisine doğru bilgi verilmiyor. Çünkü kimse karşısına çıkıp "Efendim bu kararınız yanlış" diyemiyor. Çünkü kimse çıkıp itiraz edemiyor.

Daha da kötüsü ülkenin içinde bulunduğu durum için doğru bilgi vermedikleri gibi yönlendiriyorlar da!..

Örnek ver diyeceksiniz.

Başlayayım.

Merkez Bankası Başkanı 5 Mart'ta kurumsal blog sayfasındaki yazısında"Bizim en önemli önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamak ve bunu kalıcı hale getirmektir" dedi.

Merkez Bankası yasasında da temel görevlerinden biri bu olduğu belirtiliyor. Yani enflasyonla mücadele.

Cumhurbaşkanı, ekonomik reform başlığıyla yaptığı sunumda; "İkide bir fiyat istikrarı diyorlar ya biz onu bir kenara koyduk" diyebiliyor.  

Taban tabana zıt!

Cumhurbaşkanı mı böyle düşünüyor, yoksa haber yokken danışmanları mı yazdı da o da okumak zorunda kaldı bilinmiyor!

Burası muamma.

Burası devlet sırrı.

Devam edelim.

Mesela Cumhurbaşkanı "Şeffaflık ve hesap verebilirliği artırıyoruz" diyor.

Danışmanlarında biri çıkıp; "Efendim Varlık Fonu'na aldığımız kamu kurumları var ya, onlar denetim dışı hatırlatırım" diyemiyor.

"Varlık Fonu'ndaki kamu bankalarını da, enerji, maden, ulaştırma, iletişim kurumlarını da denetime mi açıyoruz" sorusunu soramıyor.

İlerleyelim.

Cumhurbaşkanı "Üst düzey kamu görevlilerinin atanmasında aranan mesleki tecrübe şartının güçlendiriyoruz" diyor.

Danışmanlarından biri; "Efendim eski vekilleri kamunun önemli yerlerine getirdik. Güreşçiyi bile devlet bankasının yönetim kurulana koyduk" demiyor/diyemiyor.

Cumhurbaşkanı "İsrafa kesinlikle tahammülümüz yok" diyor. Kimse; "Bakanlarımız THY'ye binmiyor, kiraladıkları veya devlet arşivinde olan özel jetlerle fıldır fıldır dolanıyorlar" demiyor/diyemiyor.

Mesele Cumhurbaşkanı dün akşamki açıklamasında olduğu gibi halkı maske/mesafe/hijyen konusunda uyarıyor. Kurallara riayet etmelerini, aksi halde daha sert tedbirler almak zorunda kalacaklarını söylüyor.

Ama bakanlar dahil danışmanları dahil, bilim kurulu üyeleri dahil, profesörler dahil, "Efendim bu kritik ortamda gençlik kurultayı yaparak, binlerce genci ülkenin çeşitli illerinden Ankara'ya çağırarak, kapalı alanda saatlerce bekleterek Korona'yla mücadeleye sekte vurdunuz" demiyor/diyemiyor.

Kongre yaptığınız her ilde vaka sayası arttı, farkında mısınız? demiyorlar/diyemiyorlar.

Bir ülke düşünün...

Sağlık Bakanı, bakan arkadaşının annesinin cenaze namazında görüntülenmesini istemiyor, çünkü yapılanın yanlış olduğunu biliyor. Kabristandaki görüntüleri ortaya çıkınca ağzına fermuar çekmek zorunda kalıyor.

Binlerce insanın annesi vefat ediyor ve tamamına pandemi yasakları çerçevesinde defin yapılıyor. Son yolculuğuna camide bile uğurlanamıyor, kısıtlı kişinin katılımıyla defin işlemi yapılıyor.

Ama o yasağı koyan veya uygulayan kişi söz konusu olunca akan sular duruyor.

İnsanlar da ister istemez konuşuyor: Yaşarken eşit değildik bari izin verin de ölünce eşit olalım!

İçişleri Bakanlığı aktif denetim yapıyor. Kahveleri, lokantaları, düğün salonlarını denetliyor. Ama AKP gençlik kongresine karışamıyor. Ankara Valisi sesini çıkartamıyor. Sağlık Bakanı kafasını kuma gömüyor. Bilim Kurulu üyeleri dilsizleri oynuyor.

İddiam şu: Tayyip Erdoğan bile bile hataları yapmaz. 50 yıllık siyasetçi. Birileri yanlış yönlendiriyor diyeceğim ama mesele o değil.

Erdoğan farkında değil ama kurduğu rejim yürümüyor, tıkandı. Bugünkü sıkıntıların müsebbibi MHP’nin desteğiyle kurulan "tek adam rejimi".

Bir insan her şeye, her yere yetemez. Her konuya vakıf olamaz. Her şeyi bilemez.

Ve sürekli her konuda doğru kararlar veremez.

Bu sebeple diyorum ki; sorun Erdoğan için biçilen, dikilen, üzerine giydirilen 2017 Anayasasında.

Rejim tıkandı, ülke yönetilemiyor ama galiba Cumhurbaşkanı farkında değil.

En basiti Korona'nın ne kadar tehlikeli, insan sağlığın tehdit eden, ülke ekonomisini çökerten virüs olduğunu söyleselerdi... Virüsü taşıyıcı arterin gençler olduğunu izah etselerdi…  

Anlatsalardı…

İnanıyorum ki; AKP Genel Başkanı, ülkenin dört bir tarafından gelen gençleri o salonda toplamazdı.

Bi yüzden diyorum ki sorun; rejim.