Cumhurbaşkanı'nın sözü hâlâ kulaklarımda. Daha bir ay önce söyledi, taze taze. Dedi ki; "Asıl iş faizi düşürerek enflasyona aşağıya indirmektir. Faiz enflasyonla doğru orantılıdır, ne kadar aşağı çekerseniz o kadar aşağı iner."

Cumhurbaşkanı yıllardır (belki de 10 yıldır) diyor ki, "Faizi indirirseniz enflasyonda aşağı iner."

Bu tez doğruysa, faizi artırırsanız enflasyon da artar.

Merkez Bankası dün itibariyle politika faizini yüzde 17'den yüzde 19'a çıkarırken enflasyonu kontrol altına almak mı istedi, düşmesi için mi faiz silahını çekti yoksa enflasyonu artırmak mı istedi?

Çünkü ekonomistler bilir; yüksek enflasyonla da büyüme sağlanabilir.

Neyse bu konu ekonomi biliminin alanına giriyor, ben ilgilendiğim alana siyasete döneyim.

Şimdi diyeceksiniz ki siyasete dönelim diyorsun ama ekonomi yazıyorsun, faiz, kur, enflasyon... Yazıyorum çünkü olan bitenin ekonomiyle ilgisi yok. Tamamen siyasetin alanına giriyor.

Cumhurbaşkanı iki yıl önce Merkez Bankası Başkanı'nı "Sözümü dinlemiyor, faizi indirmiyor" diye gece yarısı kovdu. "Faizi indir ki enflasyon insindedi.

Merkez Bankası bağımsız falan diyenlere, halka hesabını ben veriyorum diye karşı çıktı.

Yerine getirdiği Merkez Bankası Başkanı jet hızıyla faizi yüzde 24'ten yüzde 8'lere indirdi. Ama enflasyon inmedi.

Cumhurbaşkanı onu da gece yarısı kovdu.

(Onu niye kovdu, neden kovdu hâlâ muamma!)

Yerine getirdiği yeni başkan faizi artırdıkça artırdı, Cumhurbaşkanı ben karşıyım dedikçe artırdı, Cumhurbaşkanı yeter faizi artırmayın, yatırım ortamı kalmadı demesine rağmen dün Merkez Bankası yeniden arttırdı.

Hem de piyasa 50/100 baz puan beklerken 200 baz puan arttırdı.

Neden bunu yaptı?

Kelleyi koltuğuna koydu, ekonominin kurallarına uydu. Yarı öbür gün gece yarısı kovulursa şaşmam ama belki de bu danışıklı dövüştür.

Hükümetin tek temsilcisi ben karşı çıkarım ama siz bildiğinizi yapın demiştir. Kuvvetle muhtemel durum buydur.

O halde; Cumhurbaşkanı pes etti.  

Galiba öyle. Duru bunu gösteriyor.

Demek ki; faizi inerse enflasyonda iner tezinden /inadından vazgeçti. Fiyat kontrolünü sağlamak için faizin artırmasına izin verdi.

Veya havlu attı. Ne yaparsanız yapın dedi.

Bakın; geçen yıl bu zamanlarda da faiz yüzde 19'lardaydı. Dolar 6.30'lar seviyesindeydi. Bu süre içinde faiz dip noktaya kadar indirildi ama dolar çıktı, enflasyon zıpladı.

Sonuç; faiz yine yüzde 19 ama dolar 7.30.

Olan Merkez Bankası'nın rezervlerine oldu, 128 milyar dolar bu uğurda uçtu gitti.

Cumhurbaşkanı tek başına hükümet olma şapkasını takarak toplumdan özür dilemeli. Danışmanlarıma kandım, damadın olan Hazine ve Maliye Bakanı'na inandım dediklerini yaptım, bilim insanlarının söylenenlere kulak tıkadım ülkeyi zora soktum, esnafı, çalışanı, dar gelirliyi perişan ettim; özür dilerim demesi gerekir.

Hükümetin tek temsilcisi Merkez Bankası'nın faiz artırımı karşısında sesini çıkarmıyorsa...

Karşı çıkmıyorsa...

Kulağının üstüne yatmayı tercih ediyorsa...

Havlu atmış demektir.

Çünkü, faizi yüzde 19' a çıkarmak, yatırım yapmayın demektir, faizle geçinin demektir. İstihdam yaratma iddiasından vazgeçmiş demektir.

İpleri elinden kaçırmış demektir.

Hükümetin tek temsilcisi aksini diyorsa yarın çıkıp söylesin; faiz sebep enflasyon sonuçtur desin.

Faize karşıyım desin.

Hadi desin!

  • Abone ol