• 8.04.2021 11:24
  • (219)

İnanılır gibi değil.

Ne sandığın namusu  ne de millet iradesi kaldı.

Cumhur ittifakı toplumsal sorunları çözemedikçe  akıl almaz hukuksuz  yollara baş vurmaya devam ediyor.

İktidar İnsanın  “rüyamda görsem inanmazdım”  denecek düzeyde  bir savrulma yaşıyor.

Başta yargı olmak üzere devletin kurumlarına olan güven  yok olmuş durumda.

Muhalefete karşı bir sürek avı var...

Küçük ortak iktidarı ve partisini eleştiren toplumun her kesimine karşı terör estiriyor.

Hedef gösterdiği muhalif siyasilere ve gazetecilere peş peşe,ülkücü eşkıyalar tarafından  silahlı ve sopalı saldırılar düzenletiyor..

Gün geçmiyor ki Devlet Bahçeli bir gazeteciyi ifşa etmesin hedef göstermesin.

Küçük ortak  bir Deli Dumrul rolünde, muhaliflerine “omuz üstünde baş bırakmam” dercesine  kılıç sallıyor.

Ülkücü saldırganlar hakkında soruşturma açan Savcıları MHP teşkilatları sosyal medyadan  tehdit ederken, HSK savcıya sahip çıkmıyor...

Devlet Bahçeli’yi mahkemeye çağıran Sakarya Hendek Adliyesinde görevli hakim Murat Akyol hakkında, HSK inceleme başlatıyor.

Yargının kendine dokunamadığını  bilen  şebeke suç işlemekten çekinir mi?..

Bugüne kadar 25 gazeteciye saldırı düzenlendi, saldırganlar yakalanıyor ama hemen  serbest bırakılıyor. Böyle olunca ülkücü mafya yarım bıraktığı ve  listeye eklediklerine yönelik saldırılarına hız kesmeden devam ediyor.

 Şahsım devletin sahibi de  yargıyı muhaliflerine karşı sopa olarak kullanıyor.

Muhalefete hakaret, iftira, yaftalama ve tehditler hava da uçuşuyor.

Siyaseten ülkeye  bir korku iklimi hakim.

Büyük ortak kalkıp AYM’nin ve AİHM’in  kararlarını tanımayıp uygulamayınca.

Küçük ortak “Öyle olmaz böyle olur” dercesine: “AYM kapatılsın” diyerek ortağına hodri meydan dedi.

Küçük ortak gündemi belirlemek  için HDP’nin kapatılmasını gündemine aldı.. Ve HDP “ne zaman kapatılacak” ısrarı sonunda Yargıtay Baş Savcısı HDP’’nin kapatılması için AYM’ne kapatma davası açtı..

AYM raportörü, Yargıtay Baş Savcısının dosyasında  eksik olduğuna AYM “oy birliği” ile karar verip, dosyayı Yargıtay Savcısına iade etti...

Küçük ortak  bu kez”AYM  kapatılsın” diye tutturdu...

Bahçeli’nin sözleri  sosyal medya da bulunmaz mizah malzemesi  oldu.

“AYM kapatılırsa peki HDP’yi kim kapatacak”  çağrısı tıklama rekoru kırdı.

Devlet Bahçeli iktidar ortağı olmasına rağmen; İşsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ve hayat pahalılığını önemsemediğini söylüyor...Merkez Bankasının 128 Milyar dolarının akıbetini  umursamıyor...

Ama “Askıda Ekmek Projesi” ile ortağına inceden  bir mesaj gönderiyor.

Bahçeli ben siyasi desteğimi iktidara veririm ama ters giden işlerden de sorumlu değilim havasında hareket ediyor... Fakat  istediklerini de Erdoğan’a tek tek yaptırıyor. Başta yargı da  olmak üzere kamuda ciddi bir kadrolaşmaya gidiyor. Çocuğunun annesinin ölümünü azmettiren, Erdoğan’ı bile   tehdit eden, Mafya lideri dava arkadaşı Alattin Çakıcı olmak üzere yüzlerce suç işlemiş ülkücüleri  cezaevlerinden tahliye ettiriyor.

Erdoğan AB’den uzaklaşıp  yerli ve milli başkanlık  “Tek Adam” sevdasına kapılınca...Kurt dumanlı havayı sever misali  Bahçeli bu fırsatı kaçırmadı ve Erdoğan’ı  tuzağına düşürüp, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine destek verdi. Bu sisteme geçileli üç yıl oldu ve  bugüne kadar  dişe dokunur toplumsal bir sorun çözülemediği gibi, sorunlar daha da ağırlaştı.

Hukuksuzluk askeri darbeleri aratır oldu..

Pandemi süreciyle ekonomi bunalıma girdi.

Geniş tabanlı işsizlik 10 milyonu geçti.

Döviz ve altın tüm zamanların rekorunu kırdı;TL 2020 yılında dolar karşısında yüzde 25 değer kaybetti. Tüm ekonomik göstergeler  altüst olmuş durumda.

Merkez Bankası 1931 yılında  kurulur 85 yılda toplam 21 Başkan görev yapar, her başkan 4’er yıl görevde kalırken.

Dünyanın hangi ülkesinde görülmüş son 20 ayda dördüncü Merkez başkanının değiştiği?

ABD’de son 20 yılda 4 merkez bankası başkanı görev yapmış.

Liyakatı pas geçer...

Ekonomi biliminde yeri olmayan  “ faiz sebep,  enflasyon sonuç” iddiasında bulunur; iktidar ortağı olarak ta Devlet Bahçeli’yi seçerseniz, sonuçta bu olur..

Bugüne kadar Devlet Bahçeli ile hükümet  ortaklığı yapan partilerin siyasette esamesi okunmuyor.

Yapılacak  ilk seçimde Erdoğan’ın ve partisinin  akibeti de bu partilerden farklı olmayacak.

Toplum olarak bu gidişle biz koro halinde  bu şarkıyı, seçime kadar söylemeye devam edeceğiz gibi.

”Oynatmaya  az kaldı doktorum nerede...”