• 30.04.2021 10:02
  • (2073)

  ÇAMLICA TEPESİNE 63 BİN KİŞİLİK CAMİDEN SONRA;  111 METRE YÜKSEKLİĞİNDE BAYRAK DİREĞİNİ DE DİKTİK!.

2020 yılı verilerine göre Türkiye’de Diyanet İşler Başkanlığına(DİB) bağlı  84 bin 684 Cami var.

İstanbul’da 3 bin 469 Cami sayısı  yetmezmiş gibi...

 Çamlıca Tepesine de  2013 yılında   63 bin kişilik bir cami daha  yapıldı...

Çamlıca Camisinde  bir saf bile dolmadığı için etraf semtlerden servisle cemaat toplanıyor. Bu çabaya rağmen  ancak 200 kişi toplayabildiklerini açıklıyordu; bir basın toplantısında Sadet Partisi(SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu.

Şimdi de kalkıp Çamlıca Tepesine 100 ton  ağırlığında, 111 metre yüksekliğinde bayrak direği diktiler...

Açılışını da 23 Nisan 2021 Tarihinde, partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptı.

Göreceksiniz artık diğer illerde de en yüksek bayrak direği  dikilmesi yarışı başlayacak. Sakın şaşırmayın.

 Bu 100 ton ağırlığında 111 metre yüksekliğindeki bayrak direğinin ekonomik maliyetini ise bilmiyoruz.

Siyasiler bugüne kadar  toplumun ortak değerleri ve sembollerini istismar ederek,  hangi toplumsal sorunu çözdüler? Hiç..

Gel de Çetin Altan’ı anma:

“Ne kadar bayrak direğini yükseltirseniz yükseltin Nobel Barış ödülünden daha fazla görülmez” derdi.

İnsanoğlu Küreselleşme ile:  “Silikon vadisinde sürücüsüz araba piyasaya sürmeye hazırlanırken..

Yapay zeka ile insan beyninin yükünü  hafifletmenin peşinde efor harcarken...”

İktidar Küreselleşme karşısında abandone oldu...

Sonunda...

AKP derin devletin  fabrika ayarlarına döndü...  Din, ırk, mezhep, bayrak, toprak ve devlet üzerinden, toplumu  ayrıştırarak, insanları gerçek gündeminden uzaklaştırmanın peşine düştü.

Tüm dünyayı saran asrın hastalığı olarak bilinen bizi de derinden etkileyen Kovid-19 virüsü, iktidarın umursamazlığı nedeniyle, üzerimize azgın dalgalar gibi gelmeye başladı.

Bir yıl içerisinde  39 bin insan öldü ve günden güne ölümlerin artarak devam ettiği bir sürece girdik.. Bir yıl içinde 60 milyon insanı aşılayacaklardı ama ancak 13 milyon 433 bin kişi aşı oldu.

İktidar insanların mağduriyetini gidereceği yerde, yüz ton ağırlığında 111 metre yüksekliğinde bayrak direği dikerken.. Bugüne kadar vatandaşa toplam  46 milyar geri ödemeli faizsiz kredi verirken, 6 milyar da hibe yardımı yaptı.. İnsanlara da IBAN numarası verdi.

Toplumun bir avuç varlıklı kesiminin dışında, milyonlarca insan işsizlikle, açlıkla, yoksullukla  boğuşuyor.

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya pandemi ile insanlarda  “açlık ve işsizlik korkusu”, “ölümün önüne geçmiş durumda” diye açıklama yaptı.

Çözüm üretmesi gereken iktidar ise inanç ve semboller üzerinden toplumu istismar ediyor.

Pandemi süreciyle işsizlik geniş tabanlı olarak 10 milyonu aşmış.. İşsiz sayısı ilk defa  çalışan sayısını geçmiş durumda.

Ya iş cinayetleri:

Türkiye’de her gün 5 işçi  iş kazası altında ölüyor,7 işçi ise iş göremez duruma düşerek sakat kalıyor..

 AKP’nin 18 yıllık iktidarında 26 bin işçi, cinayet ekonomisinin sonucu hayattan koparıldı.

Türkiye’de bir yılda iş cinayetlerinde ölen işçi sayısı; AB ülkelerinde iş kazalarında ölen işçi sayısının  tam 7 katına tekabül ediyor...

AB üyesi ülkelerde ve ABD’de 50 yıldır maden ocaklarında ölümlü iş kazaları olmuyor.

Nedeni ise, maden ocaklarında “kaçış odalarının” olması.

Ülkemizde  iş kazalı  ölümler en fazla  Maden ocaklarında oluyor.

Bizde maden ocaklarına “kaçış odaları” yapmıyorlar pahalı diye..

Kaçış odalarının Maliyeti ise 3.5 ile  5 milyon dolar arasında imiş.

Maden ocaklarında “kaçış odaları” olsa idi..

 2014 yılında Soma’da maden ocağında  301 işçi  göçük altında  ölmeyecekti.

İş verenler niye böyle milyon dolarlık bir masrafa girsin ki? Nasıl olsa hiç bir ceza almıyorlar...

Olan ölenlere oluyor acısı da yakınlarına kalıyor.

İş cinayetlerinin en fazla olduğu  sektörlerden   biri de inşaat sektörü..

Çarpıcı bir örnek verelim; aynı inşaat firması yurt dışında iş yapıyor ama, o ülkede yaptığı inşaatlarda iş kazasında işçi ölmezken, Türkiye’de  işçiler neden ölüyor?

 İLO’nun verilerine göre iş kazalarında  Avrupa’da birinciyiz, dünyada  Çin’den sonra ikinciyiz.

En yüksek bayrak direği dikenler ve devasa cami yapanlar  iş cinayetleri karşısında, ne vicdanları sızlıyor ne de utanıyorlar.

Bu köşeyi takip edenler farkında olmalılar; her yazımızda işsizlik, iş cinayetleri, hayat pahalılığı, yoksulluk, yolsuzluk, ihaleye fesat karıştırmak, adam kayırmak, küreselleşme ve hukuksuzluğu gündemde tutma çabamız, sorunların çözümüne yönelik bir umudu diri tutmak...Fikri takip yapmak.

Bu konuları gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Partili Cumhurbaşkanı hükümet sistemi ile her şey güllük gülistanlık olacak diyordu. Sorunlar adeta  katmerlendi.

2018 yılının Haziran ayında bir dolar 4.53 TL’ iken,2021 yılının Nisan ayında   bir dolar 8.35 TL’den  işlem görüyor. Döviz ve altın tüm zamanların rekorunu kırmış durumda.

Cumhur ittifakı sorunları çözemedikçe saldırganlaşıyor.

İktidar gücünü  ve devlet imkanlarını kullanarak topluma korku salarak, muhalif olan her kesimi terörist ilan ederek, insanları susturmaya çalışıyor.

Marifet en büyük Camiyi yapmak veya en yüksek bayrak direğini dikmek değil...

Marifet, insanlara korkunun, açlığın, yoksulluğun olmadığı özgür bir ülkede, kardeşçe  barış ve refah içerisinde yaşatmaktır.