• 28.06.2021 10:20
  • (178)

 Türkiye 2018 yılının Haziran ayında partili Cumhurbaşkanlığı hükümet modeline geçtikten sonra...

Cumhur ittifakı hızla hukuktan uzaklaştı.

İktidar 2019 yılında yerel seçimlerinde başta İstanbul ve Ankara Büyükşehir Beleidiye Başkanlıklarını kaybetmesiyle.

İktidar paydaşları kendilerini desteklemeyen muhalif olan  toplumun her kesimini,özellikle de HDP’Yİ terörist ilan ettiler.

Toplum olarak ekonomiden tutun da hukuksuzluğa kadar,akıl almaz sorunlar yaşamaya başladık.

Cumhur ittifakına  muhalif olan toplumun her kesimi, hiç bir hukukuki dayanağı olmayan baskı ve şiddete maruz kalmaya başladı.

17 Haziran 2021 Tarihinde HDP İzmir il örgütünü basan  katil Onur Gencer  partili çalışan genç kadın Deniz Poyraz’ı 10  kurşunla vahşi bir şekilde katletmesi, beklenmedik bir  olay değildi.

Perşembenin gelişi Çarşambadan belliydi.

HDP’nin kriminalize edilerek  hedef gösterilmesinin sonucuydu bu cinayet.

“HDP  yerel seçimlerinden sonra “Anahtar”  parti durumuna geldi. Yapılan yerel seçimlerde  25 yıllık AKP’nin  İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanlığına son vermesinde HDP’nin muhalefetin yanında yer almasından dolayı, bedel  ödetmek istiyorlar. Artık iktidarı ve muhalefeti İstanbul seçimleri  belirliyor. İstanbul Ülkenin bir mozaiği ve nüfusun yüzde 20’si İstanbul’da yaşıyor. HDP’de İstanbul’da üçüncü parti durumunda. Muktedir demedi mi, İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder.”

 Parlamentonun üçüncü büyük partisi ve 6 milyon seçmenin oyunu almış HDP’nin   iktidar tarafından, sürekli hedef gösterilmesi buralarda aranmalı.

Gün geçmiyor ki HDP parti teşkilatlarına operasyon yapılmasın, yöneticileri hukuksuz tutuklanmasın.

Bu yetmiyormuş gibi..

MHP’nin  dayatması sonucu Yargıtay Cumhuriyet Baş Savcısı HDP’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesine(AYM) kapatma davası açtı.

Bahçeli   AYM mahkemesine  HDP’yi kapatmazsanız, sizi kapatırız diye tehdit etmeye başladı.

 HDP’ye karşı yapılan her saldırı rutin duruma geldi.

HDP  İzmir il binasında öldürülen Deniz Poyraz cinayetini Cumhurbaşkanı Erdoğan  36 saat sonra kınarken..

MHP ilk önce bu cinayeti kınar gibi oldu, ardından vahşice öldürülen Deniz Poyraz’ı PKK’ya militan devşiren birisi  diyerek, yargısız infaz yaptı.

İçişler Bakanı Süleyman Soylu ise bu cinayete bu zamana kadar hiç bir tepki göstermedi.

Vatandaşın can ve mal güvenliğinden sorumlu bir bakanın böyle bir cinayeti umursamaması, hukuk toplumlarında görülmüş değil.

Katilin HDP İzmir il örgütünde  yapacakları toplantıya katılacak  en az 35-40 kişiye toplu  katliam için gelmiş ama, şans eseri toplantının ertelenmesi sonucu katil bu  katliamı yapamıyor.

Katilin sorgulanmadan tutuklanması, bu cinayetin organize bir suç olduğunu işaret ediyor?

Katil 24 saat emniyette tutuldu, cinayet işlediği yerde tatbikat yaptırılmadan, Emniyet Savcılıktan ek süre istemeden, katil tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bu ülkenin tanımış kamuoyunun önünde olan yazarları, gazetecileri, akademisyenleri ve siyasileri günlerce emniyette sorgulandı ve Emniyet Savcılıktan bu insanlar için  ek süreler istedi..

Bunu ben Altan kardeşlerin emniyetteki sorgulamalarından biliyorum. Altan kardeşler İstanbul Emniyet Müdürlüğünde 10 gün gözaltında sorgulandıktan sonra  tutuklandılar.

İktidar muhalefeti hedef gösterdiği sürece bu saldırılar devam edecek.

2019 Nisan ayında Ankara Çubuk’ta bir şehit Cenazesine katılan Ana muhalefet partisi  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan toplu linç girişiminde yaşadık. Linç girişiminde bulunanlar  kamera görüntüleriyle suçları  tespit edilmelerine rağmen,  bir tanesi bile tutuklanmadı? Saldırganlardan biri için AKP Ankara il teşkilatı yiğidimizi yedirtmeyiz diye açıklama yaptılar, fotoğrafını paylaştılar.. Hatırlatalım Erdoğan Kılıçdaroğlu’na yapılan Çubuk’ta ki  linç girişimini kınamadı.

Kılıçdaroğlu’na saldıranların hepsi tutuksuz yargılanırken.

Demokratik haklarını kullanmak isteyen insanlar ise anında polis operasyonu ile gözaltına alınıyor ve emniyette günlerce sorgulanıyor.

Bunun hukuksuz örneğini Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin, polis tarafından sabaha karşı koç başı ile evlerinin kapıları kırılarak  yapılan operasyonla, gözaltına alınmaları!.

Göreceksiniz!.

Deniz Poyraz’ın katili de “milliyetçi duygularının etkisinde kaldı” diyerek en az  cezaya çarptırılacak ve kısa süre sonra elini kolunu sallayarak katil  aramızda dolaşacak.

Bunu 2007 yılında Hrant Dink’in katili Ogün Samast olayından biliyoruz.

Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah Dink’in katili için;bu bir organize terör hareketi değil, münferit bir olay,”katil milliyetçi duygularla işlemiş” demişti. Hâlbuki ki organizeydi..

Muhalif gazetecilere, muhalefet partilerinin yöneticilerine sokak ortasında sopalı saldırı yapanlara destek çıkar; ardından da  “daha sizin bugünleriniz iyi günler” diye tehdit ederseniz...

Bu olayların ve cinayetlerin  önünü alamazsınız.

Partisinin son  Grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli; öldürülen Deniz Poyraz  ve ailesini yargısız infaz edip terörist ilan ederken...Katil Onur Gencer için isabetli bir iş çıkarttı diye bir övmediği kaldı.

İktidar ortağının böylesi ürpertici hedef gösteren açıklaması, muhalefete olan baskı ve şiddeti artırmaz mı?

Muhalefeti terörist ilan edip ardından katili kınamanız kusura bakmayın ama, toplumun aklı ile alay etmektir.

Temennimiz bu cinayet ve saldırılar son olması; katilin azmettiricilerinin de   bulunup en ağır cezaya çarptırılması.

İktidara önerimiz yol kısa iken Hukuka dönün yoksa  bu yolun sonu uçurum.